Aylardır süren maraton bitti, beklenen 10 Temmuz geldi ve LGS sonuçları açıklandı. Şimdi evlerde derin bir nefesle karışık bir koşturmaca var. Ama unutmayalım; hiçbir puan çocuklarımızın gözündeki ışıktan daha değerli değil.
Günlerdir takvimde işaretli olan o tarih geldi çattı: 10 Temmuz. Sabahın ilk saatlerinden itibaren binlerce evde bilgisayar ekranları açıldı, MEB’in sitesine girildi ve o malum "Sonuç Sorgulama" butonuna tıklandı. Kimi evden sevinç çığlıkları yükseldi, kiminde ise derin bir sessizlik hakim oldu. Aylardır süren, sadece çocukları değil tüm aileyi peşinden sürükleyen LGS maratonunun ilk büyük virajı dönüldü.
Açık konuşalım; bu süreç sadece 8. sınıf çocuklarının sınavı değildi. Anne babalar da çocuklarıyla birlikte sabahladı, onlarla birlikte deneme sınavlarının netlerini saydı, onlarla birlikte stres yaptı. Hafta sonu gezmeleri ertelendi, evdeki televizyonun sesi kısıldı, hayat adeta bu sınava göre akort edildi. İşte bu yüzden bugün ekranda görülen o yüzdelik dilimler, sadece bir ders başarısını değil, koca bir yılın ailece verilen emeğini temsil ediyor.
Ancak sonuç ne olursa olsun, şu an o ekranın başında oturan çocukların hissettiği yük tahmin ettiğimizden çok daha ağır. Ergenliğin tam ortasında, "Geleceğim ne olacak?" kaygısıyla tanışan bu çocuklara bugün verilecek en güzel hediye, her şeyden önce kocaman bir sarılma. İstenen puan gelmişse ne ala, ama beklentinin altında kalındıysa da dünyanın sonu değil. Hiçbir sınav sonucu, bir çocuğun özgüveninden ve aile içi huzurdan daha kıymetli olamaz.
Şimdi önümüzde çok daha kritik bir aşama var: Tercih süreci. LGS’de asıl profesyonellik tam da burada başlıyor. Puanlar alındı, cepte ne olduğunu gördük; şimdi bu malzemeyle en doğru, en gerçekçi ve en önemlisi çocuğun karakterine en uygun listeyi yapma zamanı. Sadece okulun adına ya da taban puanına bakarak değil; çocuğun ilgisini, yeteneğini ve okulun fiziki koşullarını da hesaba katarak sakin bir kafayla hareket etmek gerekiyor.
Sevgili anne babalar, bugün çocuklarınızın omzundaki o hayali yükü alın. Onlara bu sınavın hayatın sadece küçük bir basamağı olduğunu, önlerinde daha yürüyecek çok uzun bir yol bulunduğunu hatırlatın. İyi bir lise elbette güzel bir başlangıçtır ama başarının tek anahtarı değildir. Bugün derin bir nefes alın, çocuğunuza sarılın ve "Sen elinden geleni yaptın, biz yanındayız" deyin. İnanın, o tercih listelerinden çok daha kalıcı olan şey bu güven duygusudur.