Geçtiğimiz günlerde YKS sonuçları açıklandı. Binlerce genç ve aileleri için günlerdir süren o heyecanlı bekleyiş yerini tercihlere, hesaplara bıraktı.

Kimi istediği puanı aldı, kimi hayal kırıklığı yaşadı. Ancak bu süreçte değişmeyen tek bir şey var: Gençlerin geleceğe bakışı ve başarıya yüklediği anlam. Artık ne yazık ki uzun yıllar okuyup bir meslek sahibi olmak ya da sanayide, dükkânda bir ustanın yanında çekirdekten yetişmek çoğuna cazip gelmiyor. Herkesin aklında tek bir düşünce var: "En kısa yoldan nasıl köşeyi dönerim?"

Sokakta kime dokunsanız, hangi esnafla konuşsanız aynı dertten muzdarip. Sanayide usta yetiştirecek çırak bulunamıyor, geleneksel meslekler birer birer yok olma bayrağını çekiyor. Yılların tecrübeli ustaları dükkânını devredecek, işi öğretecek genç ararken; o gençler telefon ekranlarının karşısında kripto borsalarını, yasa dışı bahis sitelerini ya da sosyal medya fenomenlerinin şaşaalı hayatlarını izlemekle meşgul. Ekranlarda birkaç saniyelik videolarla veya şansa dayalı yatırımlarla bir gecede zengin olanları gören gençlik, yıllarca emek verip alın teri dökerek para kazanmayı ne yazık ki "boşuna kürek çekmek" olarak değerlendiriyor.

Peki, bizi bu noktaya ne getirdi? Alın teri, emek ve sabır kavramları ne zaman bu kadar ucuzladı? YKS gibi hayati bir sınavın ardından bile birçok gencin "Okusam ne olacak ki?" kafasına girmesi sadece onların suçu değil. Emek verenin hak ettiği değeri göremediği, bilek gücünün ve usta-çırak ilişkisinin küçümsendiği bir algı dünyası yarattık. Zengin olmayı, sadece çok paraya sahip olmak zanneden; paranın nasıl kazanıldığına bakmayan bir anlayış toplumun kılcal damarlarına kadar işledi.

Oysa hayatın değişmez bir kuralı var: Kolay gelen, kolay gider. Kestirme yollardan kazanılan başarılar da paralar da saman alevi gibidir; ilk rüzgârda söner gider. Bir zanaatı öğrenmek, bir işte usta olmak, sıfırdan tırnaklarıyla kazıyarak bir yere gelmek sadece para kazandırmaz; insana karakter, duruş ve sarsılmaz bir güvence kazandırır. Bugün sanayideki bir ustanın, bir tamircinin veya bir zanaatkârın ürettiği değer, telefon ekranındaki sanal rakamlardan çok daha gerçek ve süreklidir.

YKS sonuçlarıyla birlikte yeni bir döneme giren tüm gençlerimize tavsiyemdir: Hayatın kestirme bir yolu yok. Hangi bölümü kazanırsanız kazanın, hangi işi yaparsanız yapın; emeksiz gelen hiçbir şeyin kalıcı olmadığını unutmayın. Büyük şehirlerin hayali ya da ekranların parlak ışıkları gözünüzü kamaştırmasın.

Gelecek, kolay yoldan zengin olma hayali kuranların değil; bir işi en iyi şekilde yapan, alın terinden korkmayan ve sabırla emek verenlerin olacaktır.