Bugün bu topraklarda güvenle yürüyebiliyor, sabahları huzurla işimize gidebiliyor ve akşamları sevdiklerimize sağ salim sarılabiliyorsak, bunu hayatının baharında her şeyini geride bırakan kahramanlara borçluyuz.

Şehit haberleri gazetelerin sayfalarına, televizyon ekranlarına ya da sosyal medya akışlarına düştüğünde, çoğumuz için bir anlık bir hüzne dönüşüyor. Oysa şehitlerimiz birer isim, fotoğraf ya da istatistikten çok daha fazlasıdır. Her biri bir annenin gözbebeği evladı, bir çocuğun sarılmaya doyamadığı babası, bir kadının hayat arkadaşı ve geleceğe dair onlarca planı olan gencecik insanlardı.

Şehitlik, kelimelerin yükünü taşıyamayacağı kadar büyük bir fedakarlık öyküsüdür. Bir insanın, arkasında ailesini ve hayallerini bırakacağını bilerek göreve gitmesi, çok yüksek bir sorumluluk bilinci gerektirir. Sınır boylarında ya da memleketin bir köşesinde nöbet tutan o gençler, kendi istikballerinden önce bizim huzurumuzu düşündüler. Bizler evlerimizde rahat uyuyalım diye, en zor coğrafi ve iklim şartlarında canlarını ortaya koydular.

Onların bu asil duruşu, sadece bir meslek icrası değil, bu ülkeye ve insanına duyulan karşılıksız bir sevginin kanıtıdır. Haber ocaklarına düştüğünde evlerden yükselen o vakur ve metanetli sesler ise bu toplumun en büyük ortak bağıdır. Bir babanın veya annenin, tarifi imkansız bir acı yaşarken bile kurduğu o iki kelimelik "Vatan sağ olsun" cümlesi, dünyadaki tüm siyasi tartışmaların ve çıkarların üzerindedir.

Köşe yazarı olarak bizlerin, toplum olarak da her birimizin bu insanlara karşı en büyük görevi unutmamaktır. Şehitlerimizin hatırasını sadece taziye günlerinde ya da milli bayramlarda hatırlamak yetmez. Onların bize bıraktığı asıl emanet, uğruna can verdikleri bu ülkenin kendisidir.

Bir şehidin ruhunu şad etmenin yolu, geride bıraktığı ülkeyi daha huzurlu, daha adil ve daha müreffeh bir yer haline getirmek için çalışmaktır. İşini en iyi şekilde yapmak, dürüst olmak, üretmek ve birbirimize kenetlenmek, şehitlerimize olan minnet borcumuzu ödemenin yegane yoludur. Onların yarım kalan hayallerini, güçlü bir Türkiye inşa ederek tamamlamak hepimizin boynunun borcudur.

Bu vatanı bizlere ev kılan, canı pahasına koruyan tüm aziz şehitlerimizi derin bir saygı ve rahmetle anıyorum. Bize düşen, onların yazdığı bu sessiz kahramanlık destanını hakkıyla taşımaktır.

Emanetiniz emin ellerde olsun...