Salihli'de yine sıradan bir gündü. Sokaklarda hayat kendi akışında devam ederken, Atatürk Mahallesi’nden gelen o şiddetli patlama sesiyle hepimizin yüreği ağzına geldi.

Kavas Gaz Dolum Tesisi’nde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan patlama ve ardından başlayan yangın, hepimizi derinden sarstı. Ne yazık ki acı haber çabuk geldi: 2 insanımız hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı. Olayın ardından yaşanan panik, patlama sesleri ve ambulans sirenleri arasında tek bir gerçek kaldı geriye: Yine canlarımız yandı.

Patlamanın kesin nedeni uzmanların, itfaiyenin ve polisin yapacağı detaylı incelemelerden sonra netleşecek. Ancak ortada duran acı bir gerçek var. Yangın söndürülüp soğutma çalışmaları yapılsa da giden canları geri getirmek artık mümkün değil. Soruşturmanın sonucu ne çıkarsa çıksın, bu olay bizi aynı soruya götürüyor: "Biz iş sağlığı ve güvenliğini ne zaman kâğıt üstünde bir formalite olmaktan çıkarıp gerçekten insan hayatının önüne koyacağız?"

Gaz dolum tesisleri gibi yüksek riskli işletmeler, en ufak bir hatayı, anlık bir dikkatsizliği veya ertelenmiş bir bakımı asla affetmez. Genellikle başımıza kötü bir şey gelmeden önlem almayı düşünmeyiz. Tesisler kurulur, dosyalar hazırlanır, denetim imzaları atılır. Ancak o kâğıtların arkasındaki havalandırma sistemleri, gaz sensörleri, vanalar ve acil durum planları gerçekten çalışıyor mu? Hayat ile ölüm arasındaki o ince çizgi, tam da bu tedbirlerde saklı.

Tehlikeli maddelerle çalışırken "Yıllardır bir şey olmadı, şimdi de olmaz" demek, iş yerlerinde yapılan en büyük hatadır. Kimyasal gazlar veya basınçlı sistemler ihmali kabul etmez. Zamanında kontrol edilmeyen tek bir vana ya da gözden kaçan küçük bir sızıntı, iki ocağa ateş düşürmeye yeter de artar bile.

İş sağlığı ve güvenliğini sadece ceza yememek için uyulan bir kural olarak görmek büyük bir yanlış. Bu anlayış, tesise adım atan her çalışanın ve yöneticinin kafasına yerleşmeli. Bir iş yerinde güvenlik önlemleri uygulanmamaya başlandığı an, felakete davetiye çıkarılmış demektir. Bir çalışanın en temel hakkı; sabah evinden helal rızkı için çıktığı gibi akşam da sapasağlam ailesinin yanına, çocuklarının yanına dönebilmektir.

Kavas Gaz Dolum Tesisi’nde yaşanan bu üzücü olay hepimize çok ağır bir ders verdi. Yetkililerin yürüttüğü soruşturmayı tüm açıklığıyla tamamlamasını ve varsa ihmali olanların hesap vermesini bekliyoruz. Şehrimizdeki tüm tesislerde denetimlerin kâğıt üstünde kalmayıp gerçekten yapılması artık şart.

Bu acı olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır; yaralılara da acil şifalar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun. Unutmayalım; hiçbir üretim, hiçbir kâr ve hiçbir ihmal bir insanın hayatından daha değerli değildir.