Yaratıcı Dünyamızı şekillendirirken şimdiki İran toprakları altında çok kaliteli ve ileriki zamanlarda kullanılacak olan petrol yataklarını oluşturmuştu. Büyük bir zenginlikti, bu nedenle ülkenin başına bela olacağını biliyordu. Petrol çıkarıldıktan sonra diğer ülkelere gönderilecek bir kapı olmalıydı. Ülkenin güneyinden deniz yolu uygundu. Kapı şimdiki Basra körfeziydi. Kapının kilidi ve anahtarı olmalıydı eni kırk kilometrelik kapının kilidi Hürmüz boğazıydı. Hürmüz Pers Mitolojisinde iyilik, ışık, bilgelik, güç, koruma ve dayanaklılık anlamına geliyordu. Tam da şimdiki gibi görevi önemi binlerce yıl sonra anlaşılmıştı. Bu kapının ilerde sorun olacağını düşünen dünyaya egemen olmayı düşünen güçler, BAE, Kuveyt, Katar , Dubai gibi devletçikleri kapının kenarına dizmişlerdi. Amaçları kapıyı ve kilidi kontrol etmekti.

Orta Doğu dediğimiz coğrafya enerji deposuydu. Aynı zamanda Fırat ve Dicle nehirleri dünyanı en verimli ovasını sulamaktaydı. Mezopotamya eski medeniyetlerin burada doğması tesadüf değildi. Bölge birinci savaşta Osmanlıların elindeydi. İngiliz ajanı Lawrence çok başarılı bir çalışmayla savaş sonunda egemenler daha çok ta İngilizler diledikleri gibi sınırlar çizmişlerdi. Bu ajanın en önemli işbirlikçisi şimdiki Ürdün kralının dedesi Şerif Hüseyin di. O zamandan bu yana kaynayan bu yörede hiç tartışılmayan, işgal edilmeyen, her dönemde kollanan bir ülke olması bu nedenledir. Şimdiki gibi. İsrail Filistin’e bomba atarken ,Gazze yerle bir olurken bu ülkeye bir tabanca mermisi bile düşmedi.

Bu coğrafya aslında medeniyet merkezlerindendi. Mısır medeniyeti, Irak , Bağdat kütüphanesi, tabi ki İran, her biri bir kültür merkezidirler. İskenderiye kütüphanesi, papirus kağıdı, Roma İmparatoru M.Orelius aşık olduğu Kleopatraya Bergama kütüphanesini taşıması. Hipetia gibi bilim kadını, kendilerine has yazı türü. Astronomi ve Matematik bilgisi. Sümer tablet yazıları. İslamiyetin inanç merkezi, bu bölgenin değerleridir. Şimdi geniş bir alanda sadece İran Şii mezhebindedir. Sadece bu nedenden dolayı altı arap ülkesi İran’ı eleştiren bildiri yayınladılar. Binlerce yıldır bu bölgede yaşayan inanç kardeşliği olan bu ülkelerde eninde sonunda kabile anlayışından kurtulacaklar ve büyük devletlerin oyuncağı olmaktan çıkacaklardır. Her şeyi toplumsal gelişmeleri belirleyecektir.

Antik çağa çok önem veriyorum. Dünya şu anki duruma o çağlardaki yeniliklerden, bilgilerden, medeniyetlerden etkilenerek geldi. İki bin üç yüz yıl önce Atina da boyalı kemer adı verilen, kemer altıda denilen sütunlu bir galeride Kıbrıslı Zenon adlı filozof bir düşünce ve hayat anlayışını ortaya atmıştı. Doğaya uygun basit bir hayat. Gösteriş ve şatafattan uzak, huzuru temel alan felsefik akım. Evrensel kardeşlik ve eşitlik anlayışının benimseyen akım. Erdemli insan anlayışından hareketle, doğru, dürüst, adaletli ve iyi insan. Sağ duyulu, nazik, saygılı insanı hedeflemişlerdi. Ancak kişiyi büyük yapan özellik Yüce Gönüllülüktür. Öfke kendine verdiğin cezadır. Zamanını ve hayatını koru. Çabaya odaklan. Konuşmadan önce iki kez dinle. Ölçülü ve dengeli ol. Haksızlığa karşı diren. Güçsüzü koru. Kararlı, tutarlı, cesaretli ol. Korkularınla yüzleş gibi öğütlerde bulunmuşlardı.

Şu anda yaşadıklarımızı bir an düşünelim dünya nereye gidiyor. Bombalanan şehirler, gemiler, hava araçları, ölen insanlar ,çocuklar. Harcanan paralar, Bombalardan kaçan insanlar. Korkularından bir birlerine sarılanlar ve çığlıkları. İdeolojik körlükler, koyu inançlar, bunlar uğruna hayatlarını feda edenler. Despot liderler, kendi ülkesinde zor durumda kaldığı yayınları unutturmak ve dikkatleri başka alana çekmek için mazlum insanlara bomba yağdıranlar. Bu kirli savaşı ABD ve İsrail çıkardı kendi bunalımlarını çözmek için diyemeyenler. Hepinizi binlerce yıl önceki düşünce akımına davet ediyorum. Bu savaşın bir hukuku yoktur. Bu savaşın bir ahlakı yoktur. Bu durum ABD ile İsrail ‘in başlattığı yürüttüğü devlet terörüdür. Bu haldeyken diğer arap devletlerinin ABD ve İsrail ittifakı yanında yer alması bu savaşa ortak olmak demektir.