Her kavga, bir yakarış aslında. Ne zorluklarla kurduğun yuvanda , kendini kandırıyorsun her kavganda aslında. Çocukluk travmaların , içine attıkların, toplum baskıları, yaşayamadıkların…

Hepsi o yuvada çıkacak küçücük bir gerilim vaktini bekler. Hane içinde yaşanan en küçük bir olumsuzlukta, baskılanmış duygular “bağırma “ şeklinde kendini gösteriyor.

“Neden bu kadar büyüttü ki“ diyorsun. Sadece eve biraz geç geldim. Kavga nedeni o değildir aslında.

Senin bile anlayamadığın: İçinde biriktirdiğin yaşanmamış duygularının karanlık haykırışlarıdır.

Ağlarken gülmek, sevmeden özlemek. Olamayacağını bildiğin halde vazgeçememek. Tüm eleştirilerin sonunda yine de gülmek; haksızlıklara susmak. O yolun sonunda ki görünmez geçitten farklı bir boyuta geçerken kendi dünyanda kurduğun hayal evinde yaşamak.

Bastırılmış duygular, ortamını bulduğu anda patlamaya hazır bir bombadır. İşte tam da bu anda sabır ve şükür senin kurtarıcın olur. O zaman sorunlar çözülür; yuvalar kurtulur ve herkes mutlu olur.

İçimize sustuğumuz karanlıklar

Yuvalarımızın içinde patlar.

Gecelerin görünmeyen merdivenlerinde

Ağlayan insanlar var.

Odalarda yanmayan ışıkların

Kalpleri acıtan dertleri var.

Her kavgan bir yakarış

Belki çocukluğuna

Belki de içinde kalanlara.