Her 5 Haziran’da dünyayı kurtarma vaatleriyle süslü cümleler kuruyoruz. Oysa ihtiyacımız olan şey doğayı kurtarmak değil, onun bizi kurtarmasına izin verecek kadar geri çekilmek.
Kışın o ağır, korumacı kabuğunu nihayet kırıyoruz. Yazın gelişi sadece takvimsel bir değişim değil; zihnin yüklerinden arınması, hayatın ritmini yavaşlatıp sıcaklığa teslim etme zamanıdır.
Haziran ayının gelişiyle birlikte, doğanın ve ruhumuzun üzerindeki o ağır kış uykusu yerini muazzam bir enerji patlamasına bırakıyor.
Bayramlar, hayatın hızla akan debisinde yorulan ruhlarımızı dinlendiren, bizi biz yapan en değerli manevi duraklarımızdır.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son veriler, uzun süredir kulak tıkadığımız büyük bir demografik krizin kapımıza dayandığını resmen belgeledi: Türkiye’nin toplam doğurganlık hızı 1,42’...
18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Müzeler Haftası, sadece geçmişe ait nesnelerin sergilendiği soğuk salonları değil, bir kentin ruhunu, hafızasını ve toprağın altından fışkıran binlerce yıllık y...
Mayıs ayının en anlamlı haftalarından biri olan 10-16 Mayıs Engelliler Haftası, bu yıl Manisa’da sadece bir anma değil, toplumsal bir uyanışın ve farkındalığın simgesi haline geldi.
Dün öğle saatlerinde Manisa semalarını aniden kaplayan kara bulutlar, sadece bir hava olayı değil, binlerce üreticinin aylar süren emeğine karşı doğanın sert bir uyarısı gibiydi.
Baharın müjdecisi, bereketin ve kardeşliğin en samimi simgesi olan Hıdırellez, yine tüm heyecanıyla kapımızı çalıyor.
Her sabah "hayırlı işler" diyerek evden çıkan binlerce insanın akşam evine aynı sağlıkla dönebilmesi, modern dünyanın en temel sorumluluğudur.
Her gün milyarlarca verinin havada uçuştuğu, bilginin hızla tüketilip yerini bir sonrakine bıraktığı bir "hız çağında", asıl meseleyi gözden kaçırıyor olabilir miyiz?
Takvimler baharı müjdelerken, doğanın uyanışı bize sadece çiçekleri değil, aynı zamanda ruhsal bir arınma fırsatını da fısıldıyor.
Bu bağlantı sizi https://www.sektorgazetesi.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.