Salihli büyüyor. Nüfus artıyor, araç sayısı çoğalıyor. Ancak buna paralel olarak trafik ve otopark sorunu da her geçen gün daha içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Şehrin birçok cadde ve sokağında yaşanan düzensiz parklar, hem trafiği kilitliyor hem de yayaların güvenliğini tehlikeye atıyor. Soruna çözüm arayan yetkililer ise çareyi dubalarda buluyor. Engelli rampalarının önüne, park yapılması yasak olan noktalara, köşe başlarına, otobüs duraklarına ve dar sokaklara peş peşe dubalar yerleştiriliyor. Bazı esnaflar ise kendi park yeri ayırma sorunu masa, sandalye gibi değişik eşyaları koyup, çözüm üretmeye çalışıyor.

Peki, dubalar gerçekten çözüm oluyor mu?

Ne yazık ki hayır.

Çünkü kural tanımayan bazı sürücüler, dubaları bile engel olarak görmüyor. Aracını dubanın üzerine çıkarıp park edenler, kaldırımları işgal edenler ve engelli geçişlerini kapatanlar hâlâ karşımıza çıkıyor. Bu tablo, sorunun sadece fiziksel önlemlerle çözülemeyeceğini açıkça gösteriyor.

Asıl ihtiyaç duyulan şey, trafik kurallarına saygı gösteren bir anlayışın oluşmasıdır. Çünkü ne kadar duba dikerseniz dikin, kurallara uymayan sürücüler olduğu sürece trafik karmaşası devam edecektir.

Elbette belediyenin ve ilgili kurumların denetimlerini artırması, hatalı park yapanlara caydırıcı yaptırımlar uygulaması önemlidir. Ancak en büyük sorumluluk yine direksiyon başındaki sürücülere düşüyor.

Unutmamak gerekir ki trafik sadece araçların değil, insanların ortak yaşam alanıdır. Birkaç dakikalık rahatlık uğruna yapılan sorumsuz parklar, onlarca kişinin mağdur olmasına neden oluyor.

Salihli'nin dubadan çok, kurallara uyan sürücülere ihtiyacı var. Çünkü gerçek çözüm beton ya da plastik engeller değil; trafik kültürü, denetim ve karşılıklı saygıdır.