Anne babaların en sık dile getirdiği cümlelerden biri şudur:
“Ne kadar uyarırsak uyaralım, yine yapıyor.”
Tırnak yeme, saç koparma ya da kaş yolma davranışları çoğu zaman “kötü alışkanlık” olarak tanımlanır. Oysa çocuğun gelişimi açısından baktığımızda, bu davranışların altında çoğunlukla çocuğun kendini sakinleştirme ihtiyacı yatar. Çocuklar duygularını bizim gibi kelimelere dökemez. Zorlandıklarında, kaygılandıklarında ya da içsel bir gerginlik yaşadıklarında bedenleri devreye girer. İşte bu noktada bu davranışlar, çocuğun sinir sistemini dengelemeye çalıştığı otomatik düzenleme yolları olarak ortaya çıkar.
Çocuk Bu Davranışlarla Aslında Ne Anlatır?
Bu tür davranışlar, literatürde beden odaklı tekrarlayıcı davranışlar olarak tanımlanır.
Çocuk için bu davranışlar;
• İçsel gerginliği azaltır
• Kaygıyı kısa süreli de olsa yatıştırır
• Kontrol hissi sağlar
Yani çocuk bunu “bilerek” ya da “inatla” yapmaz. Aksine, beden ona zorlandığında yardım etmeye çalışır. Özellikle kreşe başlama, okul dönemi, kardeş doğumu, aile içi değişiklikler gibi geçiş süreçlerinde bu davranışların artması oldukça yaygındır. Çocuk için yeni olan her durum, sinir sistemi açısından ek bir yük anlamına gelir.
Hangi Noktada Daha Dikkatli Olmalıyız?
Bu davranışların çoğu gelişimsel sınırlar içinde ve geçicidir. Ancak;
• Davranışın şiddeti artıyorsa
• Günlük yaşamı ve sosyal ilişkileri etkilemeye başladıysa
• Kendine fiziksel zarar veriyorsa
• Uzun süre boyunca yoğun şekilde devam ediyorsa bir uzman değerlendirmesi faydalı olur. Burada amaç davranışı “söndürmek” değil, davranışın neden ortaya çıktığını anlamaktır.
Ebeveyn Bu Süreçte Ne Yapmalı?
En sık yapılan hata, davranışa odaklanıp çocuğun yaşadığı duyguyu gözden kaçırmaktır.
Oysa iyileştirici olan, davranıştan önce ihtiyacı görmektir.
• Utandıran, tehdit eden ya da sık sık uyaran cümleler kaygıyı artırır.
• “Yapma” demek yerine, “Zorlandığını fark ediyorum” demek çocuğun kendini
düzenlemesini destekler.
• Güvenli ve öngörülebilir rutinler, sinir sistemini rahatlatır.
• Sarılmak, birlikte vakit geçirmek, bedeni rahatlatan alternatifler sunmak davranışın yükünü hafifletir.
Zorla bıraktırılmaya çalışılan davranışlar çoğu zaman başka bir kendini yatıştırma davranışına dönüşür. Bu nedenle sabır ve anlayış, bu sürecin en güçlü destekçisidir.
Tırnak yeme, saç koparma ya da kaş yolma; çocuğun problemli olduğunun değil, bir şeylerle baş etmeye çalıştığının işaretidir.
Biz yetişkinler davranışla savaşmayı bıraktığımızda ve çocuğun duygusal güvenini güçlendirdiğimizde, bu davranışlar da yavaş yavaş anlamını kaybeder.
Çocuk sakinleştikçe, bedenin bu kadar konuşmasına da gerek kalmaz.
Bu haftayı burada noktalayalım…
Haftaya yine çocukların dünyasına birlikte bakmak ümidiyle.
Kendinize iyi bakın.