Herkese merhaba, ben Dobby! Sektör Gazetesi Patili Köşe Yazarıyım. Patime bir konu geldiğinde yazmaya başlıyorum. Yazımla bir kalbe bile dokunsam, bir sokak arkadaşım daha yuva bulsa dünyalar benim olur. Bu yazımda konumuz peluşlar...
Benim bir peluşum var. Pembe bir peluş, yeni nesil termoslara benziyor. Annem elinden düşürmediği termosuna bir gönderme olarak almıştı takım olalım diye:)
Peluşu ilk getirdiğinde çok anlamadım. Sonradan oynatmaya başladılar, bu senin dediler. Onu o kadar sevdim ki anlatamam, oynarken kendimden geçtiğim de oluyor, onunla uyuduğum da. İnsan yavruları da uyurken peluşlarına sarılıyormuş. Babam öyle dedi. Demek ki çok da farklı değiliz:)
Dün anneannem bana bakmaya gelmişti, annemin işe giderken anneanneme seslendiğini duydum “Anne Dobby’nin oyuncağını dikecektim unuttum onu dikebilir misin? Onu çok seviyor atamam…” dedi. Bu cümleyi duyan kuyruğum yerinde duramadı heyecanla oradan oraya savruldu. Ve sonunda canım peluşuma tekrar kavuştum.
Bazı insanlar peluşları sadece bir oyuncak sanıyor. Biz köpekler öyle bakmıyoruz. Aynı zamanda bir psikolog olan annem geçen gün babama anlatıyordu. “Bizlerdeki nesne ilişkileri, geçiş nesneleri kuramlarının hayvanlarda da olup olmadığını merak ettim” dedi. “Bilimsel çalışmalar varmış. Köpekler peluş oyuncaklara bağlanabiliyormuş. Özellikle Dobby gibi sokaktan gelenler için bu, bir güven meselesiymiş. Annesinden kardeşlerinden erken ayrılan köpeklerde peluşlar geçiş nesnesi olabiliyormuş.” diye anlattı babama.
Ben o sırada peluşumu ağzımla sürüklüyordum ama kulağım annemdeydi. Çünkü doğru söylüyordu. Stres anlarımızda, yalnız kaldığımızda, gece uyurken peluşumuz bize destek oluyor. Bir ayrı seviyoruz onları.
Annem dedi ki; köpeklerin bazen peluşları parçalayabilmesi de normalmiş, stres boşaltma, rahatlama gibi şeyler içinmiş. Ben stres kelimesini pek bilmiyorum ama bazen içimde bir huzursuzluk oluyor. O zaman peluşumu biraz ısırıyorum. Sonra geçiyor.
Annemin geçen gün izlediği ve bugün bu yazıyı patilememe sebep olan videoyu buraya bırakmak istiyorum.
Bu güzel arkadaşımın peluşu aldıktan sonraki mutluluğunu görüyor musunuz? Hiç peluşu olmamış bir mağazada görüyor. İnsanlar da çok sevdi diye para toplayıp ona o oyuncağı aluyorlar, hepsine çok teşekkür ediyorum. Sokaktaki arkadaşlarımın yanında hiçbir şey yok. Ne bir battaniye, ne bir koku, ne de “burası güvenli” diyen bir peluş. Ben sahiplenildim bir evdeyim diye peluşum oldu.
Bazen insanlar “Bu köpek neden oyuncağa bu kadar düşkün?” diye soruyor. Çünkü bazı bağlar oyuncakla kuruluyor. Çünkü güven, bazen pamukla doldurulmuş bir peluş termos kadar basit bir yerden başlıyor. Annem hep şunu söylüyor: “Mama ve su yetmiyor Dobby. Sevgi de gerekiyor.” Peluşlar işte biraz o sevginin şekil bulmuş hâli.
Peki siz sokaktaki arkadaşlarımızı önce evinize alıp sonra da onlara bir peluş almaya ne dersiniz?
Emin olun tüm yaşamları boyunca sizi her saniye sevecekler. Kendimden biliyorum:)
Sevgiyle hav hav,
Dobby 🐾
İlgilinizi çekebilecek diğer haberlerimiz;
Havalar Soğuyunca Sokaktaki Dostlarım Ne Yapıyor?
Sektör Medya Türkiye’de bir ilke imza attı! Patili köşe yazarlarıyla sözleşme imzalandı