Dünyanın merkezi neresidir?

Bu soruya herkesin vereceği farklı bir cevap vardır. Kimi haritaları açar, kimi pusulaya bakar, kimi bilim insanlarının hesaplarını anlatır. Oysa bazen dünyanın merkezi ne enlemde gizlidir ne de boylamda... Dünyanın merkezi, insanın yüreğini bıraktığı yerdir.

Benim için o yer, Manisa'nın Kula ilçesine bağlı, eski adıyla Menye, bugünkü Gökçeören'dir.

Belki dünyanın tam ortasında değildir ama insanlığın, emeğin, vefanın ve ilmin tam merkezindedir.

Bu kadim topraklar yalnızca bağlarıyla, taş evleriyle, tertemiz havasıyla değil; binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan bereketiyle de konuşur. Yakın coğrafyasında Lidya uygarlığının ayak izleri vardır. Tarihte devlet güvencesindeki ilk madeni paraların basıldığı bu topraklar, yalnızca ticaretin değil, medeniyetin de sessiz tanıklarıdır. Her taşı, her ağacı, her çeşmesi geçmişten bugüne uzanan bir hikâye anlatır.

Fakat Gökçeören'i asıl değerli kılan ne tarihi ne de coğrafyasıdır...

Onu eşsiz yapan insandır.

Öyle bir yerdir ki burası; sanki her ev bir okul, her sokak bir hayat dersi, her aile geleceğe açılan bir kapıdır. Dört çocuklu bir evde üçünün mutlaka üniversite okuduğunu görmek kimseyi şaşırtmaz. Çünkü burada çocuklara önce okumak değil, öğrenmeyi sevmek öğretilir. Önce dürüst olmak, sonra çalışmak, ardından da insan kalabilmek...

Bugün Türkiye'nin dört bir yanında, hatta dünyanın farklı ülkelerinde doktorlar, hâkimler, öğretim üyeleri, mühendisler, öğretmenler, eczacılar, sanatçılar ve nice başarılı insanlar varsa, onların yüreğinde mutlaka Gökçeören'in bıraktığı bir iz vardır. Çünkü bu köy yalnızca insan yetiştirmez; karakter yetiştirir, vicdan yetiştirir, umut yetiştirir.

Yörük kültürünün sıcaklığı burada hâlâ yaşamaktadır. Paylaşılan bir lokma ekmek, komşunun derdini kendi derdi bilmek, misafiri baş tacı etmek, büyüğe hürmet, küçüğe şefkat... Bunlar burada anlatılan değil, yaşanılan değerlerdir. İşte gerçek zenginlik de budur.

Her köyün bir hikâyesi vardır.

Ama bazı köyler, yetiştirdiği insanlarla destan yazar.

Gökçeören işte onlardan biridir.

Bir gün biri bana yeniden "Dünyanın merkezi neresi?" diye sorarsa, haritaları değil, çocukluğumun geçtiği sokakları göstereceğim. Toprak kokusunu, sabah ezanıyla uyanan evleri, bağ bozumu bereketini, okul yolunda kurulan hayalleri anlatacağım.

Ve sonra diyeceğim ki:

Dünyanın merkezi, insanın kök saldığı yerdir. Benim köklerim Gökçeören'dedir.

Çünkü bazı köyler sadece doğduğunuz yer değildir; sizi siz yapan, ömrünüz boyunca omzunuzda gururla taşıdığınız en kıymetli kimliğinizdir.

İşte bu yüzden Gökçeören, yalnızca bir köy değil; geçmişiyle gurur duyulan, insanıyla geleceğe ışık tutan yaşayan bir medeniyetin adıdır.