Salihli son günlerde çok zor bir sınav veriyor. Yağmur başladığında artık "bereket yağıyor" diye sevinemez hale geldik. Çünkü biliyoruz ki o yağmur biraz şiddetlendiğinde sokaklarımız göle dönecek, birilerinin evi ya da tarlası yine sular altında kalacak.
Gediz Nehri’nin taşmasıyla birlikte ilçemizde tam bir afet yaşandı. Yayınlanan haberleri okurken insanın içi acıyor; Çayköy’de, Durasıllı’da o güzelim buğday tarlaları çamur deryasına dönmüş durumda. Çiftçinin aylarca gözü gibi baktığı emeği, birkaç saat içinde suyun içinde kaybolup gitti.
Yeşilova’da gördüğümüz manzaralar ise gerçekten üzücüydü. İnsanların evlerinde mahsur kalması, traktörlerin yardımıyla kurtarılması bize durumun ne kadar ciddi olduğunu gösterdi. Bir insanın kendi evinde suyun ortasında kalıp yardım beklemesi, hepimizi düşünmeye itmesi gereken bir olay.
Sadece tarlalar değil, ulaşımımız da kilitlendi. Çelikli yolu resmen sel suları tarafından parçalandı ve ulaşıma kapandı. Yolun o halini görünce, yapılan yolların ne kadar dayanıksız olduğunu bir kez daha anladık. Yol bitince hayat da duruyor; köylerine gidemeyen, işine yetişemeyen yüzlerce insan mağdur oldu.
Kurşunlu Köprüsü’nün zarar görmesi ve piknik alanlarının kapatılması da cabası. Hafta sonu ailelerin nefes aldığı o yerler şimdi çamur ve hasar içinde. Bir köprünün bu kadar kolay zarar görmesi, altyapı projelerimizin ne kadar zayıf olduğunu yüzümüze vuruyor.
Haberlerdeki "selin ortasında kalan araçlar" görüntüleri hepimizi korkuttu. O araçların içinde biz de olabilirdik, sevdiklerimiz de olabilirdi. Şehir merkezindeki o yoğun su birikintileri, mazgalların neden vaktinde temizlenmediğini veya neden bu yükü kaldıramadığını bir kez daha sorgulattı.
Durasıllı’da evini su basan vatandaşların çaresizliğini düşünün. Eşyalar çamur içinde, kışın ortasında kalınan durum tam bir felaket. "Yağmur çok yağdı" demek bir bahane olamaz. Yağmurun ne kadar yağacağı belliyken, bizim buna göre hazırlık yapmamış olmamız asıl meseledir.
Salihli’nin en büyük zenginliği tarım, ama her yağışta tarım alanlarımız ilk kurban oluyor. Gediz Nehri her seferinde taşıyorsa, demek ki nehrin ıslahında veya çevresindeki koruma duvarlarında bir sorun var. Bu sorun çözülmediği sürece çiftçinin yüzü maalesef gülmeyecek.
Artık anlık çözümlerle günü kurtarmaktan vazgeçmeliyiz. Belediyenin ve yetkililerin "su bastıktan sonra tahliye etmek" yerine, suyun basmasını engelleyecek büyük projeleri hayata geçirmesi şart. Mazgal temizlemekle selin önüne geçilemeyeceğini hep beraber gördük.
Sonuç olarak; Salihli bu görüntüleri hak etmiyor. Traktörle kurtarılan vatandaşların, yıkılan köprülerin ve sular altındaki tarlaların olmadığı bir şehir istiyoruz. Yetkilileri bir an önce kalıcı adımlar atmaya ve Gediz’i, yolları, altyapıyı güvenli hale getirmeye davet ediyoruz.