Bazen kelimeler boğazımızda düğümlenir, yazmak istersiniz ama kalem elinizde ağırlaşır. Bugün Manisa, Turgutlu ve tüm Türkiye böyle bir ruh hali içinde. Kahramanmaraş’ta o karanlık namlunun önüne kendini siper eden Ayla Öğretmen’in hikayesini duyduğumuzdan beri, hem gözyaşlarımızı tutamıyoruz hem de bir insanın başkası için canını ortaya koymasındaki o yüce duygu karşısında saygıyla eğiliyoruz.

Ayla Öğretmen, bizim memleketimizin, Manisa’nın evladıydı. Turgutlu’nun o sıcakkanlı, dürüst ve fedakar insan yapısını ruhunda taşıyordu. O sadece bir "kamu görevlisi" değildi; o sınıfa girdiğinde arkasında bıraktığı çocuklarını kendi evladı gibi gören, onların geleceği için her türlü zorluğa göğüs geren bir idealistti. Yaşanan o dehşet anında, kaçıp canını kurtarmak yerine öğrencilerine "siper olmayı" tercih etmesi, aslında öğretmenlik mesleğinin neden "kutsal" sayıldığının en somut kanıtıdır.

Öğretmenlik, birçok kişi için sadece bir maaş karşılığı yapılan bir iş olarak görülebilir. Ama Ayla Öğretmen bize gösterdi ki; bu meslek bir yaşam biçimidir. Bir çocuğun kılına zarar gelmesin diye kendi nefesinden vazgeçmek, hiçbir müfredat kitabında yazmaz. Bu, tamamen o insanın içindeki bitmek bilmeyen şefkat ve görev bilinciyle ilgilidir. Manisa’nın bereketli topraklarından çıkan bu cesaret, şimdi tüm ülkenin kalbinde bir meşale gibi yanıyor.

Hep deriz ya, "Öğretmenler bir nesli inşa eder" diye. Ayla Öğretmen o gün sadece öğrencilerinin hayatını kurtarmadı; o çocuklara ve bizlere hayatları boyunca unutamayacakları en büyük dersi verdi: Fedakarlık. O çocukların gözlerindeki korkuyu görüp onlara kol kanat gererken, aslında bir toplumun geleceğini de korumuş oldu. Artık o sınıftaki her bir çocuk, Ayla Öğretmen’in onlara emanet ettiği o hayatı çok daha kıymetli yaşayacak.

Turgutlu sokaklarında büyümüş, Manisa’nın suyunu içmiş bir öğretmenin böylesine bir kahramanlıkla anılması, biz hemşehrileri için büyük bir onur. Ancak gönül isterdi ki bu kahramanlık hikayesi böyle bir bedelle yazılmasaydı. Şimdi bize düşen, onun ismini ve bu onurlu duruşunu unutturmamaktır. Ayla Öğretmen’in adını sadece okullarda değil, kalplerimizde de en başköşeye koymalıyız.

Öğretmenlik mesleğinin kutsallığı tartışılırken, bazen işin manevi boyutu göz ardı edilir. Oysa Ayla Öğretmen gibi isimler, bu mesleğin neden bir peygamber mesleği kadar yüce olduğunu bizlere hatırlatıyor. O, sadece kara tahta önünde tebeşir tutan bir el değil; karanlığın üzerine yürüyen bir ışıktı. Onun gösterdiği bu cesaret, tüm eğitim camiasına bir güç ve ilham kaynağı olmalıdır.

Başın sağ olsun Manisa, başın sağ olsun Türkiye. Bir yanımız buruk, bir yanımız ise Ayla Öğretmen gibi bir kahramana sahip olmanın vakarıyla dolu. Mekanın cennet olsun Ayla Öğretmen; sen Turgutlu’nun, Manisa’nın ve bu vatanın kalbinde sonsuza dek o siper olduğun çocukların gülüşlerinde yaşayacaksın.

Manisanin Gururu Hepimizin Ayla Ogretmeni-1