Beş senedir özellikle bu sene vatandaşlarımızın ölüm nedenlerinden kalp krizi birinci sıraya geçti. Çevremizde ölen insanların çoğu kalp krizi, beyne pıhtı akması ve kanserden vefat ediyorlar. Beyne pıhtı aktığında hasta felç geçiriyor hastaneye kaldırılıyor yoğun bakımda bir süre kalıyor. Hasta ağır bir felç geçirdiyse uzun süre hastane ve evde hareket edemeden kalırsa hastanın sırtının her tarafı yara oluyor hasta acılar içende hayatını kaybediyor.

Kalp krizinde zamanında müdahale edilirse o hastanın kalp krizi geçireceğinin işaretlerini vücut önceden veriyor. Farkına varıp hastaneye gidebilirse şanslı evde otururken, yatarken yolda giderken her an kalp krizi oluyor. Kalp krizinde kurtulma şansınız çok az.

Vefat eden kişilerin yakınlarına neden öldü diye sorduğunuzda size genellikle kalp krizi, felç, kanser veya hasta yaşlıydı organ yetmezliğinden vefat etti cevapları verilir. İnsanlar yaşlanınca organlarda yaşlanıyor zaman içinde organlar görevini yerine getiremiyor.

Günümüzde en yoğun hastalıklar kalp krizi, pıhtı akması, kanser bu hastalıklardan kalp krizi ve felcin ne zaman olacağını bilemezsiniz dakika saniyeler içinde kalp krizi ve felç geçirebilirsiniz kalp krizinde kurtulma şansı yok denecek kadar az olduğu için sizi öldürebilir.

Hastanelerde en az bir kalp doktorunun akşamları nöbetçi olması hastaların hayatını kurtarabilir. Felç geçirenler felcin durumuna göre uzun süre yatabilir veya zamanında tedaviye cevap verirse kısmen veya tamamen iyileşebilir.

İnsanlar sağlıklıysa ekonomik durumu iyiyse uzun süre yaşamak isterler. Bütün canlıların rahat ve huzur içinde yaşamak istemesi en doğal haklarıdır. Hasta yaşamayı kimse istemez.

Geçenlerde bir cenaze için taziyeye gittiğimizde hastanın neyi vardı diye sorduğumuzda “Merdivenden çıkmadan merdivenin önünde kalp krizi geçirdi. Ambulans çağırdılar ama kalp krizi geçirdiğinde hemen ölmüş. İnsan saniyeler içinde vefat ediyor. Allah rahmet etsin. Hanımı kardeşleri çocukları gözyaşları içinde bir ömür bir iki dakika hatta saniyeler içinde sona eriyor.

Çevremizde yaşayan insanlardan duyuyoruz. Allah acı çektirmesin başkasına muhtaç etmesin hayırlı ölüm versin dileğinde bulunuyorlar ve söylüyorlar. Falanca kişi vardı. Felç geçirdi yatalak oldu yerinden kalkamadı 5-6 sene bu acıyı ıstırabı çekti sonra öldü. Ne kadar zor nefes almak böyle yaşamak.”

“İnsanların ne olacağı belli değil. Bir bakıyorsunuz sağlam bildiğiniz kişiler kalp krizi felç geçiriyor. Günlerce acı çekiyor. Son beş senedir kanser vakalarıda arttı. Ne olacak yediğimiz, içtiğimiz zehir. Marketlerde satılan ürünlerin raf ömrünü uzatmak için ve tarımda yetiştirilen ürünlerde kimyasal ilaçlar kullanılıyor. İhraç ettiğimiz ürünlerin çoğu gümrük kapısından geri gönderiliyor ürünler iç piyasada tüketiliyor.”

Marketlerde satılan ve tarlada, bahçede yetiştirilen ürünlerin denetimi yapılsa ilçe tarım müdürlüklerimiz ve yerel yönetimler hallerimizde laboratuvarlar kurulsa bu ürünlerin denetimi yapılabilir.

Her ilimizde ve ilçelerimizde üretici birlikleri kurulursa bu üretici birlikleri, il ve ilçe tarım müdürlükleri ve yerel yönetimler yetiştirilen ürünlerin üretim ve denetiminden sorumlu olursa ürünler hallere girişinde analiz edilirse sağlık koşullarına uygun olmayan ürünler geri iade edilmez ve imha edilir.

Üreticilere sağlıklı ürünler için pirim desteği verilirse üreticiler sağlıklı ürünlerin yetiştirilmesine özen gösterirler.

Bu uygulama gerçekleşirse iki sene içinde sağlıklı ürünleri gönül rahatlığıyla tüketebiliriz.

Sağlık yaşamak insanların bütün canlıların herkesin hakkı.

Bütün hastalarımıza acil şifalar diliyoruz.

Ne dersiniz sevgili okurlar?