Ülkemizde eğitimin çağdaş ve yaşadığımız çağın gereklerine uygun olması önemlidir. Milli eğitim bakanlığı okullarda ve eğitim kurumlarında eğitimin nasıl olacağı yönetmeliklerle belirlenmiştir. Demokratik bir eğitimin çocuklarımızın yetiştirilmesinde ne kadar önemli olduğu açıktır.
Eğitim kurumlarında yöneticiler, öğretmen, öğrenciler ve veliler okulların ayrılmaz parçalarıdır. Bunlar arasında işbirliği ve ortak çalışma eğitimin kalitesini artıracaktır. Eğitimin her şeyden önce ülkesini, milletini seven ülkemizin kalkınmasını sağlayacak bireylerin yetiştirilmesi gerekir. Bu da okul toplumunu oluşturan kişilerin demokratik eğitimi benimseyen bilimsel ve objektif olmalarıyla mümkündür.
Göreve yeni başlayan öğretmenler illere ve okullara dağıtımı yapılıyor. Atandığı okulda okul müdürü, müdür yardımcıları, memuru ve hizmetlisi var. Okulların en büyük sorunu öğretmen eksikliği.
Milli eğitim bakanlığında okullarda ilk göreve başlayan öğretmenler stajyerlik döneminde uygulamalı olarak derse giriyor dosya hazırlıyor sunumunu rehber öğretmene yapıyor. Stajyerken yemin ediyor. Stajyerlik dönemindeki uygulamalar üç beş sene sonra değişebilmektedir.
Emekli bir öğretmen anlatıyor “Okullarda her zaman okul müdürü ve müdür yardımcısının dediği oluyor onların dediğini yapmazsanız başınıza her şey gelebilir. Okul yönetimi açığınızı arar fırsatını buldu mu soruşturma açar size mobbing uygular.
Öğretmen kurulu toplantıları yönetmeliğe göre demokratik usul ve esaslara uygun yapılması esastır. Sözde okul gündemindeki konular tartışılır ve karara bağlanır. Başka bir okulda ücret karşılığı derslere giriyordum. Toplantıda herkes okul müdürünün dediğini yaptı. Kararlar onun istediği gibi oldu.
Toplantıdan sonra aynı okuldaki bir öğretmen” Toplantıda karşı gelemezsin onların dediğini yapmak zorundasın. Yoksa seninle uğraşırlar dedi.
“Okulumuzda bir öğretmen vardı. Okuldaki öğretmenlerin ve okul müdürünün evlerini çocuklara taşlatıyordu. Bu kişinin kulakları ileri geri gidip geliyordu. Köyde akşamları pencere altında konuşmaları dinliyordu. Köyde bir yalan söylüyor bu yalan bütün köye yayılıyor en sonunda bu yalan bana kadar geliyor diye kahkahalar atarak gülüyordu. Okulu köyü her yeri karıştırıyordu. Bu kişiye nasıl öğretmen diyeceksiniz. Öğretmene yakışmayan konuşma ve davranışlar içindeydi. Ve açıkça ‘Ben sevmediğim öğretmenin evini taşlattırırım’ diyordu.
Başka bir öğretmen “Bir ilçenin köyünde görev yaparken müdür yardımcısı okul müdürünün parmağında oynatıyordu. Öğretmenlerle müdürün arasını açıyor. Ondan sonra kahkahalarla gülüyor. Öğretmende müdürü şikâyet etti. Bir öğretmende mahkemede müdür için elini hafifçe salladı yüzüne hafifçe temas etti diye ifade veriyor bu bir hâkimin hatası bu tokat olarak kabul edilemez bu bir kelime hatası. Şikâyetçi öğretmen müdür yardımcısını arabasıyla iki üç gün gezdiriyor yediriyor içiriyor hedef diğer öğretmen oluyor. Utanmadan sıkılmadan öğretmeni rahatsız ediyorlar.”
Okul müdürü başka okula tayin olduğunda müdür yardımcısı beraber çalıştığı müdür için öğretmenler odasında öğretmenlere yüksek sesle o hıyarın salağın teki diyor. Müdür ile müdür yardımcısının eşleri akraba bu müdür yardımcısı öğretmen olabilir mi, eğitimcilere, öğrencilere topluma örnek olabilir mi?
Bu kişiler öğretmen ve öğretmen kimliğiyle emekli oldular. Şu an toplum içinde aramızda geziyorlar. Okulu karıştıran müdür yardımcısı kalp krizinden vefat etti.”
Yine bir öğretmen “Şehrimize yakın bir ilçede öğretmenlik yapıyordum. Başka bir okulda da üç dönem derslere giriyorum. İlçenin en büyük ilköğretim okulu bir gün derste kız öğrencinin biri öğretmenim öğretmenim diyerek parmağını kaldırdı. Söz verdiğimde ‘Öğretmenim İngilizce öğretmeni her derste sınıfta öğrencilere sizin taklitlinizi yaptırıyor ’dedi. Bunu duyunca şaşırdım ben o öğretmeni tanımam aramızda bir sorun olmadı neticede misafir öğretmenim beni öğrencilerin gözünden düşürmek istiyor kanaatine vardım. Kendi okulumdaki müdüre yeni dönemde o okulda derse girmeyeceğimi söyledim öğrendiğim olayı anlatmadım başka bir gerekçe söyledim.
Okullarda öyle olaylar mobbingler yaşanıyor. Okul demeye öğretmen demeye bin şahit lazım. Derslerde öğretmen aleyhine konuşmalar yapılıyor. İki üç öğrenciyi öğretmene saygısızlık yapsın diye yönlendiriyorlar. Böyle olunca o öğretmen sınıfta disiplini sağlayamaz.”
24 Kasım öğretmenler günü törenlerinde öğretmenliğin idealist, özveri gereken bir meslek olduğu söylenir, iyi yönlerinden bahsedilir.
Öğretmenlerin yaşadığı sorunlar dile getirilmez.
Emekli olan öğretmenlerimize hizmet şeref belgesi verilir.
Bu tür öğretmenler ‘öğretmen hizmet şeref belgesini’ hak ediyor mu?
Görevini layıkıyla ‘öğretmen gibi ‘yapan öğretmenlerimize teşekkür ederiz onlar bu milletin bu devletin gerçek öğretmenleridir.
Yazımızı şair ve yazar Ahmet Demir’in 01.03.2026 tarihinde yazdığı “Öğretmenim “şiiriyle bitirelim.
ÖĞRETMENİM
Edebiyatı bilimi sevelim
Her zaman objektif ol bize
Sevelim seni öğretmenim
Doğru yolu göster bize
Dünya hızla değişiyor
Bilim fen çağ atlıyor
Ülkemizi milletimizi sevelim
Doğru yolu göster bize
Aklımız emanet size
Atatürk’ün yolundan gidelim
Dünyayı insanları sevelim
Doğru yolu göster bize
Hak hukuk nedir bilelim
İnsanı doğayı sevelim
Yaşıyoruz biz birlikte
Doğru yolu göster bize
Ahmet Demir
Ne dersiniz sevgili okurlar?