Necmettin Erbakan Üniversitesi'nde (NEÜ) yürütülen, psikologlar, sosyologlar ve bilgisayar mühendislerinin bir araya geldiği "Bireysel ve Kolektif Dayanıklılığın Nörofizyolojik Belirteçleri" isimli projede, dayanıklılığın bireysel ve kolektif etkileri incelenirken beyindeki elektriksel haritası da çıkarılacak.
NEÜ Travma Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Seher Akdeniz, "Projeyle özellikle psikolojik dayanıklılığı ve toplumsal dayanıklılığı artırıcı çalışmalarda nelerin iyi geldiğini, kişilere bunları belirlemek ve bunları toplumsal fayda yönünde çeşitli programlara dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.
Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıdığı belirtilen "Bireysel ve Kolektif Dayanıklılığın Nörofizyolojik Belirteçleri" projesinde, bireylerin travma sonrası dayanıklılık süreçleri verilerle analiz edilecek. Çalışmayla toplumsal ve toplum dayanıklılığın insan psikolojisi üzerindeki etkileri de değerlendirilecek. Farklı akademisyenlerin yer aldığı projede elde edilecek verilerin, psikoloji alanındaki bilimsel çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor.
"İlk kez nörolojik düzeyde araştırmaya odaklandık"
Psikolojik dayanıklılığın, bireyin zorlu yaşam olayları, stres, travma karşısında sergilediği toparlanma gücü ve esneklik kapasitesini ifade ettiğini belirten NEÜ Travma Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Seher Akdeniz, "Literatürde genellikle özbilirim ölçekleriyle ölçülür. Biz buna ek olarak burada somut biyobelirteçlerle de desteklemeyi hedefliyoruz. Özellikle travma sonrası gelişim dediğimiz, bireyin zorluklardan nasıl daha da güçlenerek çıktığını disiplinler arası düzeyde anlamaya odaklandık. Bununla birlikte insan sosyal bir varlık. Kriz anlarında ortak kader duygusu ile birleşiyor ve ait olduğu grubun ve toplumun güçlü olduğuna inanan birey, kendi içinde de daha büyük bir güç bulabiliyor. Biz de bu araştırmada toplumsal dayanıklılık, beynimizde strese karşı koruyucu bir zırh oluşturuyor mu, bildiğimiz kadarıyla bunu ilk kez nörolojik düzeyde araştırmaya odaklandık.
Bu araştırmada veriler binlerce kişiden toplandı ve burada belli algoritmalara göre seçilen kişileri belirledik. Psikolojik dayanıklılık, toplumsal dayanıklılık, empati, duygu düzenleme, pek çok ölçek uyguladık. Stresle başa çıkma şekilleri gibi bu ölçeklerde de bizim hedeflediğimiz belirli algoritmalara uyan kişileri bu sefer nörofizyolojik ölçümler için EEG ve göz takip cihazı ölçümleri için buraya davet edip deneylerimizi burada yapıyoruz. Buradaki hedefimiz özellikle psikolojik dayanıklılığı ve toplumsal dayanıklılığı artırıcı çalışmalarda nelerin iyi geldiğini kişilere bunları belirlemek ve bunları toplumsal fayda yönünde çeşitli programlara dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.
"Katılımcılarımızdan hem EEG kaydı hem göz izleme takibinden elde ettiğimiz görüntüleri alıyoruz"
NEÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve TRAUM Müdürü Yardımcısı Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Merve Acılar ise, "Bu deney çerçevesinde biz katılımcılarımızdan hem EEG kaydı hem göz izleme takibinden elde ettiğimiz görüntüleri alıyoruz. Akabinde bu kayıtlar bize gelen ham kayıtlar oluyor. EEG kayıtlarını sinyal işleme yöntemleriyle temizliyoruz. Göz işlemeden gelen göz takip cihazından gelen kayıtları da işaretleyerek uygun çerçeveleri alıyoruz. Amacımız, burada makine öğrenmesi yöntemleri için bir veri seti oluşturmak ve makine öğrenmesi yöntemleri kullanarak bireyin dayanıklılığına özgü biyobelirteçleri bulmak. Bu biyobelirteçleri de kullanarak ileride psikoloji alanında geliştirebilecek programlarda, karar destek sistemi olarak kullanılabilecek yapay zeka destekli uygulamalar geliştirmek. Yapay zeka çok geniş bir kavram, biz algoritmik kısmıyla ilgileniyoruz. Makine öğrenmesi algoritmaları diyoruz. Burada veriden öğrenen algoritmalardan bahsediyoruz. Klasik istatistik yöntemlerinin temelinde elde edilen algoritmalar bunlar ama bir tık daha derine inerek görünmeyeni keşfetme yönünde gelişen teknoloji ile birlikte bize sunulan avantajlardan faydalanıyoruz bu algoritmaların" diye konuştu.