Zaman, takvim yapraklarını sessizce düşürürken insanın içindeki saat her zaman aynı hızda işlemez. Yeni bir yıl gelir, rakamlar değişir, ama kalp her değişime hemen ikna olmaz. Çünkü kalbin takvimi başkadır; acele etmez, zorlanmaz, hazır olmadan yenilenmez. İnsan bazen bir yılı bir gecede kapatır, bazen tek bir anı yıllarca sırtında taşır.

Yeni yıl denilen şey, çoğu zaman bir tarihten ibaret sanılır. Oysa insanın iç dünyasında yeni yıl, takvimden çok daha sonra başlar. Kimi için bir vedadan sonra, kimi için uzun bir suskunluğun ardından, kimi için de aynaya bakıp “artık yeter” dediği o tek cümlede… İşte tam o an, kalbin takvimi değişir.

Bir yıl boyunca sustuklarımız vardır. Güçlü görünmek adına yutkunulan sözler, idare etmek uğruna ertelenen kırgınlıklar… Zaman geçer ama kalp hepsini saklar. Çünkü kalp, unutmaz; sadece sırasını bekler. Yeni yıl, bu yüzden sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda bir yüzleşmedir. İnsan en çok da kendisiyle masaya oturur.

Kalbin takvimi bize şunu öğretir: Herkes aynı anda iyileşmez. Herkes aynı hızda toparlanmaz. Kimi bir gecede ayağa kalkar, kimi yıllar sonra… Ve bu bir eksiklik değildir. Hayat, herkese aynı yerden seslenmez. O yüzden yeni yıl, başkalarının temposuna göre değil, kendi iç sesimize göre yaşanmalıdır.

Yeni yıl; daha hızlı koşmak değil, doğru yerde durabilmektir. Herkese yetişmeye çalışırken kendini yolda bırakmamaktır. Mutluluğu büyük planlarda aramak yerine, küçük anlarda fark edebilmektir. Bir sabah ışığında, bir dost sesinde, bir fincan çayın buharında… Kalp, bu detaylarla iyileşir.

Bu yıl kendimize biraz daha dürüst olalım. Yorulduğumuzu kabul edelim. Her şeye gücümüzün yetmediğini saklamayalım. Çünkü insan, en çok kendine rol yaptığında tükenir. Kalbin takvimi, samimiyeti sever. Olduğun gibi kalabildiğin yerlerde işler.

Yeni yıl mucize vaat etmez. Ama mucizeyi fark edebilecek bir kalp verir. Hâlâ hissedebiliyor olmak, hâlâ umut edebilmek, hâlâ yeniden başlayabileceğine inanmak… Asıl zenginlik budur.

Takvim değişir, yıllar geçer.

Ama insan, ancak kalbi hazır olduğunda başlar.

Çünkü kalbin takvimi, gerçekten başka çalışır.

Hatice Değirmenci Dirgen