KDK, idareler arasındaki görev ve yetki tartışmasının hukuka aykırı işgalin sürmesine neden olduğunu belirterek, Manisa Valiliği koordinasyonunda Salihli Kaymakamlığı ve Devlet Su İşleri’nin (DSİ) harekete geçmesini istedi.

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 4 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/7394 başvuru numaralı kararına konu olan olay, Salihli’de Sart Çayı dere yatağı ve çevresindeki kamu alanlarında gerçekleştirildiği ileri sürülen işgal ve kaçak yapılaşmalarla ilgili.
KDK’ya yapılan başvuruda; dere yatağının iş makineleriyle tesviye edilerek yaklaşık 4 bin metrekarelik alanın işgal edildiği, dere yatağı üzerine ruhsatsız betonarme ıspanak yıkama havuzu inşa edildiği, izinsiz sondaj kuyuları açıldığı ve kamu alanına zeytin fidanları dikildiği iddiaları yer aldı.
Başvuruda ayrıca söz konusu faaliyetlerin 2021 yılından bu yana çeşitli kamu kurumlarına ve CİMER’e defalarca bildirildiği, ancak sonuç alınamadığı ileri sürüldü.

2021’den bu yana devam eden süreç
Başvuruda, ruhsatsız yapı hakkında daha önce yıkım yönünde işlemler bulunduğu iddia edilirken, yapının yıllardır kaldırılmadığı ve faaliyetlerin devam ettiği belirtildi.
Dere yatağındaki kaçak sondajların da şikâyet konusu olduğu dosyada, izinsiz kuyular aracılığıyla yeraltı suyunun kullanıldığı ileri sürüldü.
Ayrıca kamuya ait alanlara zeytin fidanları dikilerek işgalin genişletildiği ve bölgede tarımsal faaliyet gösteren kişilerin ulaşımının da olumsuz etkilendiği iddiaları KDK’nın incelemesine konu oldu.
Kaymakamlık: “DSİ’nin resmi talebi gerekiyor”
KDK’nın incelemesi sırasında Salihli Kaymakamlığı ile DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün konuya ilişkin görüşlerine başvuruldu.
Salihli Kaymakamlığı, söz konusu alanla ilgili tahliye ve yıkım işlemlerinin başlatılabilmesi için yetkili kurum tarafından usulüne uygun şekilde başvuru yapılması gerektiğini savundu.
Kaymakamlık tarafından KDK’ya gönderilen bilgilerde, DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün 2023, 2025 ve 2026 yıllarında çeşitli yazışmalar gerçekleştirdiği ancak gerekli hukuki başvurunun yapılmadığı ifade edildi.
Kaymakamlık ayrıca bölgede benzer nitelikteki bazı kaçak yapıların, DSİ’nin “tecavüzün men’i” talebi üzerine alınan kararlarla kaldırıldığını ve alanların DSİ’ye teslim edildiğini bildirdi.
DSİ ise farklı bir görüş ortaya koydu
DSİ 2. Bölge Müdürlüğü ise dere yataklarına ve sahipsiz alanlara yönelik müdahalelerde, ilgili mevzuat uyarınca soruşturma ve yıkım kararlarının mülki idare amirliklerince alınabileceğini belirtti.
DSİ, söz konusu alanın “Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden” olması nedeniyle yönetim yetkisinin Milli Emlak birimlerinde bulunduğunu, bu nedenle doğrudan yıkım kararı alma yetkisinin kendilerinde olmadığını savundu.
Bununla birlikte DSİ, söz konusu kaçak yapı ve işgallerle ilgili olarak Salihli Kaymakamlığına farklı tarihlerde yazışmalar yapıldığını da bildirdi.
İzinsiz sondaj için 60 bin 257 lira ceza
Dosyada yer alan önemli ayrıntılardan biri de izinsiz sondaj kuyusuyla ilgili uygulanan idari para cezası oldu.
Salihli Kaymakamlığı, DSİ 22. Şube Müdürlüğünün yazısı üzerine, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun kapsamında ilgili kişi hakkında 60 bin 257 TL idari para cezası uygulandığını bildirdi.
Ancak kuyunun mühürlenmesi veya kapatılması işleminin DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu, bu konuda Kaymakamlığa ulaşan bir resmi talep bulunmadığı ifade edildi.
Elektrik bağlantısıyla ilgili iddialarda ise yapılan incelemede kaçak elektrik kullanımının tespit edilmediği, ancak usulsüz elektrik kullanımı nedeniyle dağıtım şirketi tarafından tutanak tutulduğu belirtildi.
KDK: “Hukuka aykırı işgal konusunda ihtilaf yok”
Dosyayı ayrıntılı şekilde inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumu, dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
KDK, DSİ ile Salihli Kaymakamlığı arasında söz konusu alanda hukuka aykırı fiili müdahale ve işgal bulunduğu konusunda bir ihtilaf olmadığını belirledi.
Kurum, asıl problemin işgalin nasıl ve hangi kurum tarafından sonlandırılacağı konusunda yaşanan görev ve yetki uyuşmazlığı olduğunu tespit etti.
Kararda, bu durumun kamu hizmetinin yürütülmesini aksattığı ve hukuka aykırı fiili durumun yıllarca devam etmesine zemin hazırladığı ifade edildi.
“Kamu düzeni başka kurumun inisiyatifine bırakılamaz”
KDK, 3091 sayılı Kanun hükümlerine dikkat çekerek, vali veya kaymakamın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlara yönelik tecavüz ve müdahaleleri öğrendiğinde soruşturmayı doğrudan yaptırması ve sonucu karara bağlaması gerektiğini vurguladı.
Kararda, mülki idare amirlerinin harekete geçmesinin başka bir kurumun resmi talebine veya başvurusuna bağlanamayacağı değerlendirmesi yapıldı.
KDK’nın kararında, “Kamu düzeninin tesisi, başka bir kurumun inisiyatifine veya formel bir talep dilekçesine bağlanamaz” değerlendirmesine yer verildi.
DSİ’ye de sorumluluk hatırlatıldı
KDK, DSİ’nin yalnızca taşınmazın tapuda kendi adına kayıtlı olup olmadığı üzerinden değerlendirme yapamayacağını da belirtti.
Kararda, dere yataklarının tabii akışının korunması, yatak kesitini daraltan müdahalelerin önlenmesi ve taşkın risklerinin azaltılmasının DSİ’nin teknik sorumluluk alanında bulunduğu vurgulandı.
Özellikle dere yatağındaki tesviye çalışmaları ve betonarme havuz gibi yapıların taşkın güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
4 bin metrekarelik alan ve 178 zeytin fidanı
KDK kararında, dere yatağında yaklaşık 4 bin metrekarelik alanın tesviye edildiği ve 178 zeytin fidanı dikildiği yönündeki tespitler de yer aldı.
Kurum, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda gerçekleştirilen bu tür işgal ve müdahalelerin yalnızca mülkiyet açısından değil, dere yatağının doğal yapısı ve taşkın güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
“İdareler birbirlerini eylemsizliğe itmemeli”
KDK, olayda Salihli Kaymakamlığı ile DSİ 2. Bölge Müdürlüğü arasında yaşanan durumu “olumsuz görev uyuşmazlığı” olarak değerlendirdi. Kararda, farklı kamu kurumlarının birbirlerini mevzuat hükümlerine dayanarak eylemsizliğe itmesinin, hukuka aykırı işgalin devam etmesine neden olduğu belirtildi.
KDK’ya göre kamu kurumlarının temel görevi, yetki tartışmasını sürdürmek yerine kamu yararını gözeterek koordineli şekilde hareket etmek.
Valilik koordinasyonunda tahliye ve yıkım tavsiyesi
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu kabul ederek önemli tavsiyelerde bulundu.
Buna göre;
- Manisa Valiliğinin koordinasyonunda hareket edilmesi,
- Salihli Kaymakamlığı tarafından dere yatağındaki hukuka aykırı işgallerin tahliye ve yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi,
- DSİ’nin infaz sürecine bizzat katılması,
- Tahliye edilen alanın DSİ tarafından teknik açıdan denetlenerek fiilen teslim alınması,
- Betonarme havuz ve hukuka aykırı yapıların kaldırılması,
- İzinsiz ağaçlandırma faaliyetlerinin sona erdirilmesi,
- Dere yatağının doğal yapısının ve taşkın güvenliğinin yeniden sağlanması yönünde ilgili idarelere tavsiyede bulunuldu.
İdarelere 30 gün süre
KDK, kararın ilgili idarelere tebliğ edilmesinin ardından, karar doğrultusunda tesis edilecek işlemlerin 30 gün içerisinde Kuruma bildirilmesini istedi.
Karar; Manisa Valiliği, Salihli Kaymakamlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tebliğ edildi.
Böylece yıllardır devam ettiği belirtilen Sart Çayı’ndaki işgal ve kaçak yapılaşma dosyasında, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından idarelere açık şekilde koordineli hareket edilmesi ve hukuka aykırı durumun sonlandırılması yönünde tavsiye verilmiş oldu.
Tavsiye kararını ardından söz konusu kaçak yapının yıkım işlemin gerçekleştirildiği öğrenildi.
Yolu kullanmadığı gerekçesiyle duruma tepki gösteren bir vatandaş ise sosyal medyadan böyle seslenmişti...





