Acılarla dolu bir yaşam hikayesine de sahip olan Saraç, kapılarını Sektör Medya'ya açtı ve roman gibi olan hayatını anlattı.
1930 yılında Afyon'un Emirdağ ilçesine bağlı Aslan Köyü'nde dünyaya gelen Saraç, Köy Enstitüsü'ne giderek köyün öğretmen olan ilk kızı olmuş. Kardeşleriyle küçük yaşta öksüz kalarak, üvey anne elinde büyümüş. Analığı, vücudunda ve ruhunda onulmaz yaralar bırakmış. Yediği dayakların izini, duymayan kulağında taşımaya da devam ediyor.
Kulağındaki hasardan dolayı malülen emekli olduktan sonra önce Belçika'ya, daha sonrada Hollanda'ya giden Saraç, hayatı boyunca yaşadığı zorlukları yazdığı romanlara aktardı.
EVİ EL İŞİ MÜZESİ GİBİ
Eğitimci ve yazar kimliği ile de tanınan, Saraç'ın evi adeta el işi müzesi gibi. Evinin mutfağından diğer tüm odalara kadar kanaviçeler, danteller, nakışlar, el işleri ile Saraç, evinin her köşesinde geçmişinin izlerini de taşıyor. Köy Enstitüsü mezunu olması nedeniyle ağaç ve çiçek yetiştirmeyi, topraktan en iyi verimi almayı terziliği de öğrenen Saraç, aldığı tüm eğitimi günümüzde de sürdürmeye devam ediyor.
HAYATI, ROMANLARDA SAKLI
Huriye Saraç'ın tüm hayatı bugüne kadar yazdığı 4 farklı romanda saklı… Yaşadığı tüm zorluklar, bu zorlukların zihninde ve bedeninde bıraktığı izler, bizlere de hediye ettiği 4 ciltten oluşan romanlarında saklı. Sektör Medya olarak Huriye Saraç'ın inanılmaz yaşam öyküsünü hem ibret almak, hem de o dönemin Türkiye'sinden kesitler öğrenmek için zamanı ve merakı olanların okumasını öneriyoruz.





