Yıldırım, laikliğin Cumhuriyet’in temel direklerinden biri olduğunu vurgulayarak, bu ilkenin çağdaş, özgür ve bağımsız bir toplumun en önemli güvencesi olduğunu ifade etti.
“Laiklik, özgür bireyin teminatıdır”
Açıklamasında laikliğin yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılması olmadığını belirten Yıldırım, aynı zamanda aklın ve bilimin rehberliğinde özgür bireyler yetiştirilmesinin de temelini oluşturduğunu söyledi. Laikliğin; düşünce ve ifade özgürlüğü, bilimsel gelişim, kültürel ilerleme ve kadın-erkek eşitliği gibi birçok değerin güvencesi olduğuna dikkat çekti.
10 Nisan 1928 vurgusu
Yıldırım, 10 Nisan 1928 tarihinde yapılan anayasa değişikliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin laikleşme sürecinde önemli bir adım atıldığını hatırlatarak, bu düzenleme ile devlet yönetiminin dini kurallardan ayrıldığını ve milli egemenliğin daha da güçlendirildiğini belirtti.
“Laiklik, ulusal egemenliğin tamamlayıcısıdır”
Cumhuriyet’in kuruluş sürecine de değinen Yıldırım, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinin ancak laik bir yönetim anlayışıyla tam anlamını bulduğunu ifade etti. Laikliğin, bağımsızlık, toplumsal barış ve demokratik yaşam açısından vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.
Topluma çağrı
Açıklamasının sonunda laikliğin korunması ve yaşatılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Yıldırım, tüm kurumları ve vatandaşları bu temel değere sahip çıkmaya davet etti. ADD olarak laiklik ilkesini sonsuza kadar savunma kararlılığında olduklarını belirten Yıldırım, vatandaşların 10 Nisan Laiklik Günü’nü kutladı.





