SİYASET

Öz ‘Mutlak butlan kararını kabul etmiyoruz’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski dönemlerinde görev yapmış 221 milletvekili "mutlak butlan" kararına karşı ortak bir bildiri yayınladı.

Abone Ol

İktidar güdümlü yargının siyasete müdahale ettiğini vurgulayan siyasetçiler, yaşanan hukuki boşluğun giderilmesi için en geç 45 gün içinde derhal Olağanüstü Kurultay yapılması çağrısında bulundu.

Aralarında Manisa eski milletvekilleri Sakine Öz, Hasan Ören, Ufuk Özkan gibi isimlerinde bulunduğu hem 24. Dönem milletvekilleri hem de çeşitli dönemlerde görev yapmış 221 milletvekili ortay bir açıklama yaptı.

Açıklamada “Bizler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 24. Döneminde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında görev yapmış milletvekilleri olarak; hukuk devleti ilkesini, milli iradenin üstünlüğünü ve demokratik siyasetin meşruiyetini hedef alan "Mutlak Butlan" kararını kabul etmediğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ediyoruz. Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Parti İçi süreçlere kurultay iradesine ve üyelerin demokratik tercihine yönelik yargısal müdahalelerin; yalnızca ilgili siyasi yapıya değil, doğrudan doğruya Türkiye'de demokrasiye olan inancı da zedelediği açıktır. Hukukun, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilmesi; çoğulcu demokratik düzen açısından son derece sakıncalıdır. Demokratik toplumlarda esas olan, siyasal meşruiyetin kaynağının millet iradesi olmasıdır. Sandıkta ve parti kurullarında ortaya çıkan iradenin yok sayılması, hukuk güvenliği ilkesini ağır biçimde yaralamakta; siyasal kurumlara duyulan toplumsal güveni sarsmaktadır. "Mutlak Butlan" yaklaşımıyla alınan bu kararın, sadece bir parti meselesi değil; Türkiye'de demokratik siyasetin geleceğini ilgilendiren ciddi bir kırılma olduğu kanaatindeyiz.” Denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi.

“Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, parlamenter demokrasi geleneğine ve hukukun üstünlüğüne bağlı siyasetçiler olarak; yargının bağımsızlığı kadar tarafsızlığının da hayati önemde olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Yargı süreçlerinin siyasal tartışmaların merkezine çekilmesi, toplum vicdanında telafisi güç yaralar açmaktadır.”