Bilim insanları, her yıl yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan Schistosoma mansoni adlı parazit solucanın insan vücuduna neden hiçbir belirti vermeden girebildiğini ortaya koydu.

17 milimetre uzunluğundaki bu yassı kurt, halk arasında "kan kurdu" olarak biliniyor ve bağırsak şistozomiyazisi adlı kronik bir hastalığa neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 2021 yılında yaklaşık 251 milyon insanın bu parazitle yaşadığı tahmin ediliyor.

Avrupa’da görülmeye başladı! Hiçbir belirti vermeden organları yiyor - 1. Resim

SUYA TEMAS ETMEK YETERLİ

Enfeksiyon, genellikle kirli tatlı sularla temas sonucu gerçekleşiyor. Enfekte salyangozlarda barınan larvalar, yüzme, balık tutma veya çamaşır yıkama gibi aktiviteler sırasında insan derisine nüfuz ediyor. İçeri girdikten sonra, parazit binlerce yumurta bırakarak hayati organlara zarar verebiliyor.

ACI HİSSETTİRMEYEN SALDIRI

Tulane Tıp Fakültesi’nde yürütülen yeni bir araştırma, bu solucanların vücuda girerken neden ağrı, kaşıntı ya da yanma hissi oluşturmadığını inceledi. Bilim insanları, S. mansoni’nin vücuda girdikten sonra TRPV1+ adlı ağrı sinyali proteinini baskıladığını keşfetti.

Bağışıklık sistemi tarafından tespit edilmeden iç organlara kadar ulaşabilen parazit, diğer enfeksiyonların neden olduğu kaşıntı ya da döküntüleri de tetiklemiyor.

SESSİZ ENFEKSİYON: BEYNE KADAR ULAŞABİLİR

Uzmanlar, halk arasında "salyangoz ateşi" olarak da bilinen hastalığın, bu sessiz evrede başka enfeksiyonlarla karıştırılabileceğini ve yanlış teşhis konulabildiğini ifade etti.

Hastalığın bazı vakalarda kendiliğinden geçmesine rağmen, vücutta kalan parazit uzun vadede organ hasarı, nadir durumlarda ise beyin ve omurilik enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Bu durumda nörolojik bozukluklar da ortaya çıkabiliyor.

Tedavi edilmeyen enfeksiyon, uzun vadede kısırlık, körlük, mesane kanseri ve organ tahribatı gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Parazite karşı en etkili ilaç praziquantel olarak biliniyor. Bu ilaç, paraziti vücuttan atmada etkili. Uzmanlar, tatlı suyla temastan kaçınılmasını ve klorlu havuzların ya da deniz suyunun güvenli olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi