Manisa Tarzanı Kimdir? Nasıl Öldü? Gerçek Adı ve Hayatı...
Manisa Tarzanı Kimdir? Nasıl Öldü? Gerçek Adı ve Hayatı...
İçeriği Görüntüle

Osmanlı İmparatorluğu; 1911’den,Türkiye Cumhuriyetin kuruluşuna giden, Kurtuluş Savaşı sürecine kadar üç büyük savaş geçirmiştir: 1911 Trablusgarb Savaşı, 1912-1913 Balkan Savaşı, 1914-1919 Birinci Dünya Savaşı. Ülke yüzbinlerce vatan evladını kaybetmiştir. Ülkenin en dinamik en çalişkan erkek nüfusu önemli ölçüde azalmıştır.Halk yorgun, bıkkın, bezgindir.

1917 yılı başlarında Almanların Fransa’nın içinde durdurulmaları , ABD nin düşmanlarımız lehine savaşa girmeleri karşısında, İttihat Terakki önderleri savaşın kaybedileceğini görmüş, Başkomutanlık düşman sınırlarımıza dayanırsa ya da ülke işgale uğrarsa diye, direniş için hazırlıkları yapmıştır. Bunun planlamasını ve hazırlığını Teşkilat-ı Mahsusa yapmıştır. Daha sonraları GERİLLA SAVAŞI, ÇETE HARBİ, KUVVAY-I MİLLİYE adını alan mahalli karşı koymalar için de ön kişiler tesbit edilmiştir. Bunlar Teşkilat-ı Mahsusa’nın saflarında yetişmiş kişiler ya da halk üzerinde sözünü geçirebilecek kimselerden oluşuyordu. Salihli’deki direniş böyle bir düşüncenin ürünüdür. Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucusu Eşref Bey’in çiftliği merkez olmuştur. Çiftlik şu an; Namık Kemal İlköğretim okulu, Salihli Lisesi, Askerlik şubesi, Kenan Evren Parkı,eski DSİ ve batısından cephaneliğe kadar uzanan bir alanı kapsamaktadır. Burada silahlar, mühimmat, yiyecek ve para bulunmaktadır.Ethem bey ve arkadaşları Rauf Orbay’ın isteği üzerine Salihli’ye gelmişlerdir.Şimdi bu süreci izleyelim.

Birinci Dünya Savaşı yenilgiyle bitmiş, Mondros Anlaşması imzalanmıştır.13. Kasım 1918 de İstanbul işgal edilmiş. İttihat ve Terakki Fırkası, Kasım 1918 de kendini feshetmiştir.Bu kapanış üyeleri dağınıklık içerisine itmiştir.Tek merkezli yapı bozulmuş şahıslar, yöreler kendi başlarına hareket etmişlerdir.Yan yana gelip örgütlenmeler olmuştur. Yan yana gelişlerde ölçü İTTİHATÇI olmaktır. Güven ilişkisinin şart olduğu bu dönemde belirleyici olan ittihatçılık ya da Teşkilat-ı Mahsusa üyesi olmaktır.

Ekran Görüntüsü 2026 09 08 122918

İttihat ve Terakki üyeleri yeni bir parti ‘’Teceddüt Fırkasını’’ kurmuşlar.Teşkılat-ı Mahsusa’nın devamı niteliğinde olan Karakol Cemiyeti de İttihat ve Terakki liderlerinin yurt dışına çıkmadan önce yaptıkları son toplantıda alınan kararla kurulmuştur.

Farklı grup ve partileri bir araya getiren eski bir ittihatçı olan Mustafa Kemal’dir. Teceddüt Fırkasını, Osmanlı Hürriyetperver Avam Fırkası, Karakol Cemiyeti ve Mustafa Kemal ilişki içerisindedir.

Mustafa Kemal’i öne çıkaran İttihat Terakkinin olumsuz eylemlerine ve Ermeni olaylarına karışmaması temiz bir isim olması, yeteneklerini Çanakkale Savaşında kanıtlamış olmasıdır. Ancak M. Kemal çözüm için düşünülen bir lider henüz değildir. M. Kemal’i ileride liderliğe götüren iki önemli gelişme olmuştur. Bunlardan birincisi ; Meclis-i Mebusan’ın basılması (16 Mart 1920) siyasi merkezin İstanbul’dan Ankara’ya kayması, ikincisi Talat Paşa’nın öldürülmesi (15 Mart 1921) ile Talat Paşa yandaşlarının Mustafa Kemal liderliğinde toplanmasıdır.

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali; Bazı tarihçilerin yazdığı gibi beklenmeyen bir olay değildir. Saint-Jean-de-Maurienne Anlaşmasıyla , İngiliz-Fransız-İtalyan başvekilleri arasındaki gizli toplantıda kararlaştırılmış, İtalya’nın karşı çıkması üzerine, Antalya’dan Konya’ya kadar olan bölge İtalya’nın nüfuz alanına verilmiştir. İngiliz başvekili Davit Loyt George , Venizelos’u Londra’ya çağırmış uygulama safhaları belirlenmiştir(28.Şubat.1919) Yunanlıların, İzmire çıkış kararı İtalyan diplomasisinde değişik tepkilere yol açmıştır. Başbakan Orlando bu olayı yaklaşan seçimlerde kendisi için avantaj olarak görmektedir. Fakat koalisyonun ikinci ortağı Dışişleri Bakanı Kont Sforça Yunanlıların büyümesine ve kuvvetlenmesine karşıdır. Bu gizli kararı Roma’daki şahsi dostu Türk Hariciyeci Galip Kemali Söylemezoğlu’na söyler. Elbette bu haberin gizli kalmayacağını bilerek.15 Mayıs 1919 da Yunanlılar, İzmir’e asker çıkarırlar.

Kaynak: Haber Merkezi