Akçay, santralin özelleştirilme sürecine değinerek, 2015 yılında Torku Şeker’e devredilen santralin sözleşme yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini belirtti. Santralin tam kapasiteyle çalıştırılmaması, rehabilitasyon ve yenilemelerin yapılmaması, çalışan sayısının azaltılması ve baca gazı filtresinin takılmaması nedeniyle elektrik üretiminde aksamalar yaşandığını aktardı. Ayrıca, Türkiye Kömür İşletmeleri’ne olan kömür borcunun 18 milyar lirayı geçtiğini söyledi.
Akçay, santral faaliyetlerinin durmasının özel sektör ve madencilik üzerinde de ciddi etkiler yarattığını ifade ederek, “Termik santral tam kapasiteyle çalıştırılmadığı için özel maden firmaları ürettikleri kömürleri satamamış, sattıklarının parasını alamamıştır. Çalışanlarının ücretlerini ödemekte zorluk çeken madenciler üretimi düşürmüş, işçi çıkarmaya başlamıştır. Santralin faaliyetlerine son vermesiyle birlikte sıkıntılar daha da artmış, madenciler iş bırakma eylemine başlamıştır” dedi.
Milletvekili, Soma Termik Santrali’nin bölgedeki istihdam ve ekonomik yapının temel taşı olduğunu vurgulayarak, işsiz kalma riski altında olan 1.230 santral çalışanı, 13 bin yer altı madencisi ve santrale bağlı faaliyetlerde çalışan diğer kesimlerin durumuna dikkat çekti. Akçay, santralin bir an önce üretime başlamasının gerekliliğini şu sözlerle özetledi:
"Soma Termik Santrali yalnızca enerji üretimi açısından değil, Soma'nın ekonomisi, istihdamı ve sosyal dengesi için kritik öneme sahiptir. Belirsizlikler bir an önce giderilmeli, santral yeniden üretime başlamalıdır."
Akçay’ın açıklaması, bölgedeki işçi ve esnaf temsilcilerinin de santralin durdurulmasına karşı yürüttüğü tepkilerle paralel bir mesaj niteliği taşıyor.





