“Türkiye’de Besilik Hayvan Yetersizliği Var”

Canlı yayında değerlendirmelerde bulunan besleme uzmanı ziraat mühendisi Şenol Özkaya, Türkiye’de uzun süredir besilik hayvan açığı yaşandığını belirterek, ithalatın kalıcı bir çözüm olmadığını ifade etti.

Özkaya,

Balıkesir Sındırgı’da bir deprem daha
Balıkesir Sındırgı’da bir deprem daha
İçeriği Görüntüle

“Ülkemizde besiye alınacak yeterli sayıda hayvan yok. Son 10 yıldır bu açığı Güney Amerika’dan ithalatla kapatmaya çalışıyoruz. Ancak bu da çoğu zaman yeterli olmuyor”

dedi.

Mani̇sa Besi̇li̇k Hayvanlar (2)

“Her 3 Buzağıdan 1’i Yaşatılamıyor”

Sektörün en büyük sorunlarından birinin buzağı ölümleri olduğuna dikkat çeken Özkaya, çarpıcı rakamlar paylaştı.

“Ülkemizde doğan her üç buzağıdan biri ölüyor. Bu, yılda yaklaşık 1 milyon buzağı demektir. Gayri resmi rakamlar ise çok daha yüksek”

diyen Özkaya, bu kayıpların önlenmesi halinde ithalata ihtiyaç kalmayacağını vurguladı.

İthalat Rakamları Dikkat Çekiyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ithalat verilerine değinen Özkaya, “2025 yılında 500 bin canlı hayvan ithal edildi. 2026’da da aynı sayıda ithalat planlanıyor. Oysa buzağılarımızı yaşatabilsek ithalata gerek kalmaz, hatta ihracat yaparız” dedi.

“Kırmızı Et Fiyatları Ucuzlar mı? Hayır”

Kırmızı et fiyatlarının mevcut şartlarda düşmesinin mümkün olmadığını belirten Özkaya, bunun nedenlerini şöyle sıraladı:

  • Besi çiftliklerinde yeterli hayvan bulunmaması
  • Şap hastalığı nedeniyle hayvanların erken kesime gitmesi
  • Yem ve işçilik maliyetlerinin çok yüksek olması
  • Faiz oranlarının besicinin sermayesini eritmesi
  • Besiye alınan hayvanın fiyatının, kesim fiyatının iki katına çıkması
  • Son 1 Ayda Yüzde 20 Artış

Özkaya, “Son bir ayda kırmızı et fiyatları yaklaşık yüzde 20 arttı ve bu artışın devam etmesini bekliyoruz” dedi. Hükümetin de bu artışı öngördüğü için ithal hayvanı hızla ülkeye getirmeye çalıştığını ifade etti.

Çözüm: Küçük Aile Hayvancılığı

Et fiyatlarının düşmesi için çözümün ithalat değil üretim olduğunu vurgulayan Özkaya, küçük aile işletmelerinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Kırsalda küçük aile hayvancılığı yeniden güçlü hale getirilmeli. Bakanlık mühendisleri ve veterinerler sahada olmalı, buzağı ölümleri yerinde önlenmeli”

dedi.

Destek ve Yem Politikalarına Çağrı

Özkaya, devlet desteklerine ilişkin şu önerilerde bulundu:

  • Nakdi hayvancılık destekleri artırılmalı
  • TMO, küçük işletmelere uzun vadeli arpa ve mısır desteği vermeli
  • Tarım Kredi Kooperatifleri yem fabrikaları üreticiye faizsiz ve uygun yem sağlamalı

“Sorun Üretici Değil, Yanlış Politikalar”

Et ve süt fiyatlarının sorumlusunun üretici olmadığını belirten Özkaya, “Ne besici, ne kasap, ne mandıracı suçlu. Sorun yıllardır uygulanan yanlış hayvancılık politikalarıdır”

dedi.

İthal karkas etin fiyatları baskılamak için piyasaya sürülmesinin birçok besiciyi sektörden çıkardığını vurguladı.

Etiketleme ve Standartlaşma Uyarısı

Kesim fiyatları arasındaki farklara da değinen Özkaya, kasap ve et marketlerde etin türünün açıkça belirtilmesi gerektiğini söyledi.

“İnek, düve ve dana karkası arasında yüzde 20’ye varan fark var. Ancak tezgahta tek fiyat uygulanıyor. Tüketici ne aldığını bilmeli”

dedi.

“Hayvancılık Uzun Vadeli Bir Sektör”

Hayvancılığın kısa sürede sonuç alınacak bir alan olmadığını belirten Özkaya,

“Bir besi danası buzağıdan kesime en az 15 ayda gelir. Canlı hayvanla çalışıyorsunuz, her an risk var”

ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi