Yıldız, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü olmadığını belirterek kadın emeğinin, üretkenliğinin ve toplumsal dönüşümdeki rolünün simgesi olduğunu ifade etti. Kadının hayatın kurucusu olduğunu dile getiren Yıldız, “Kadın; ailede değeri öğreten, okulda geleceği inşa eden, çalışma hayatında üretimi büyüten, toplumda vicdanı ve adaleti ayakta tutandır. Kadın emeği görünür olduğunda toplum güçlenir; kadın güçlendiğinde gelecek güçlenir.” dedi.

Eğitim camiasında görev yapan kadınların toplumun geleceğini şekillendirdiğini belirten Yıldız, kadın öğretmenlerin yalnızca ders anlatmadığını aynı zamanda nesillerin karakterini ve değer dünyasını inşa ettiğini söyledi. Kadın eğitimcilerin sabrı, azmi ve emeğinin ülkenin en büyük sermayesi olduğunu ifade eden Yıldız, kadın öğretmenlerin güvenliği, saygınlığı ve haklarının korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Kadına yönelik şiddetin toplumun en acı gerçeklerinden biri olmaya devam ettiğini belirten Yıldız, açıklamasında 2025 yılı verilerine de yer verdi. Türkiye’de 2025 yılında en az 294 kadının erkek şiddeti sonucu hayatını kaybettiğini, yaklaşık 724 kadının ise fiziksel şiddete maruz kaldığını aktaran Yıldız, bu rakamların yalnızca istatistik olmadığını vurguladı.

Yıldız, “Bu rakamların her biri bir hayat, bir emek, bir anne, bir öğretmen ve bir umut demektir. Şiddetin her türlüsünü reddediyor; kadınların yaşam hakkının, onurunun ve güvenliğinin koşulsuz korunması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.




