Başevirgen, aktif olarak kullanılan ve halkın katkılarıyla yapılan devlet hastanelerinin satış listesine alınmasını eleştirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar sonrası açıklama yapan Başevirgen, söz konusu satışları “rant” kararı olarak nitelendirdi.
“270’ten Fazla Kamu Varlığı Satıldı”
İktidarın özelleştirme politikalarını eleştiren Başevirgen, “AKP’nin 24 yıllık iktidarında 270’ten fazla kurum, fabrika ve binlerce kamu taşınmazı yok pahasına satıldı. Türk Telekom, TÜPRAŞ, PETKİM, ERDEMİR ve TEKEL gibi stratejik kuruluşların da bu süreçte elden çıkarıldığını” ifade etti.
“Bütçedeki Açık Hastane Satışlarıyla Kapatılmak İsteniyor”
Başevirgen, iktidarın ekonomik politikalarını da eleştirerek, bütçede oluşan açığın hastane arazilerinin satışa çıkarılmasıyla kapatılmak istendiğini savundu. Şehir hastaneleri için verilen döviz bazlı garantiler ve yüksek kira bedellerine dikkat çeken Başevirgen, merkezi konumda bulunan değerli hastane arazilerinin satış listesine alındığını belirtti.
Manisa da Listede
Alınan karardan Manisa’nın da etkilendiğini belirten Başevirgen, “Özelleştirme kapsamında Saruhanlı Devlet Hastanesi ve Salihli Devlet Hastanesi de satış listesine alındı” dedi.
Saruhanlı’daki faal hastanenin merkezdeki arazisinin satılacağını, yerine ilçe dışında yeni bir hastane yapılmasının planlandığını ifade eden Başevirgen, Salihli Devlet Hastanesi’nin ise 1952’den bu yana halkın sağlık ihtiyacını karşılayan önemli bir kamu mirası olduğunu vurguladı.
“Bu Araziler Atıl Değil”
Sağlık Bakanlığı’nın “aktif hastaneler satılmayacak” yönündeki açıklamasına da değinen Başevirgen, satış listesine alınan alanların atıl değil, aktif olarak kullanılan ve şehirlerin en merkezi bölgelerinde yer alan alanlar olduğunu söyledi.
Başevirgen açıklamasında, “Yeni hastaneler tam kapasite hizmet vermeden mevcut alanların özelleştirme kapsamına alınması kamu yararına aykırıdır. Kamunun malı kamuda kalmalıdır. Bu alanlar halkın ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir” ifadelerine yer verdi.
Yetkililere çağrıda bulunan Başevirgen, söz konusu kararın gerekçesinin, uygulanacak yöntemin ve sağlık hizmetlerinin nasıl sürdürüleceğinin kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.




