2022'de tedavi amaçlı hastaneye getirilen ve hastaneden ayrıldıktan sonra kendisinden bir türlü haber alınamayan Zeynep Yıldırım'ın bulunmasına yönelik Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında kayıp genç kızın geçmişe yönelik telefon sinyalleri incelenmiş ve son sinyalin Esenyurt'ta bir adresten geldiği belirlenmişti.

Çalışmaların devamında Yıldırım'ın Fethi D. isimli bir şahısla iletişime geçtiği ve Fethi D.'nin 2024 yılında "kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevinde olduğu öğrenilmişti. Çalışmalarını derinleştiren ekipler, Zeynep Yıldırım'ın 4 -10 Ekim 2022 tarihleri arasında hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan araştırmalar sonucunda olayla bağlantısı bulunduğu ve olay hakkında bilgi sahibi olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tespit edildi.

Bunun üzerine ekiplerce 01 Eylül 2026 tarihinde İstanbul ve Sinop'ta 6 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 6 şüpheli, sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müd

Salihli’de otomobilin motor kısmında yangın çıktı
Salihli’de otomobilin motor kısmında yangın çıktı
İçeriği Görüntüle

2022’De Kaybolan Zeynep’in Cesedi Bulundu! Babasından Yürek Yakan Sözler (2)ürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'ne getirildi. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından şüphelilerin yarın sevk edilmesi bekleniyor.

"Baba Taksim'e gideceğim, peruk alacağım" dedi. Gidiş, o gidiş. Ondan sonra kızdan hiçbir zaman haber alamadım''

Zeynep Yıldırım'ın babası Sebahattin Yıldırım Asayiş Şube Müdürlüğü'nde ifade verdi. İfade sonrası açıklamalarda bulunan baba Yıldırım kızından 4 buçuk yıl boyunca haber alamadığını birçok yere gidip mücadele ettiğini söyleyerek, polis ekiplerine de teşekkür etti. Kızının bulunduğunu ancak Adli Tıp'tan gelecek sonucu beklediğini aktaran Yıldırım,

''Çalışmalara devam ediyorlar. Allah hepsinden binlerce kez razı olsun. Ben annesinden 12 sene önce ayrıldım ama aramızda değişik bir problem yok. Annesiyle görüşüyoruz. Çocuklar ona gidiyor, bana geliyor, hiçbir sıkıntı yok aramızda. Yurttan sonra kız hastaneye gitti. "Baba Taksim'e gideceğim, peruk alacağım" dedi.

Bir gidiş, o gidiş. Ondan sonra kızdan hiçbir zaman haber alamadım. Allah'ımdan ben şunu diliyorum: Herkesin çoluk çocuğu var. Allah kimseyi böyle imtihanla denemesin yüce Rabbim. İnşallah naaşını bekliyoruz ama kızımızın şu durumda raporları çıkana kadar bekleyeceğiz ve ondan sonra cenaze eğer bizimse biz evladımızı alacağız.

Şunu da söylüyorum; o yapan kişileri adalet hukuk diyorlar ya adalet, hukuk bunlara en gerekli cezalarını verecek ve bu işin de takipçisi olacağım" diye konuştu.

"Artık kızımın en azından bir mezarı olduğunu biliyorum''

Kızının kaybolmasının ardından onu bulmak için Kayseri'ye, Adana'ya gittiğini söyleyen Yıldırım,

"150-200 telefon geliyor, işte şurada gördüm, burada gördüm, şununla beraberdi, bununla beraberdi. Hepsi yalan söyleyen binlerce insan aradı. Bu masum 17 yaşında kaybedildi. Daha gençliğine doymadı. Hayatımızı söndüren bu namussuz, şerefsizlerin adaletin önünde en büyük cezayı almalarını istiyorum. Bu işin takipçisi de olacağım.

Sonuna kadar mücadele edeceğim. O garip kızımın, güzel kızımın hakkını yerde bırakmayacağım. Ben adaletten şunu istiyorum, onların en büyük cezalara çarptırılmasını istiyorum ve artık kızımın en azından bir mezarı olduğunu biliyorum" dedi.

Kaynak: İHA