TÜİK’in Rakamı Başka, Çarşı Pazarın Dili Başka: Zam Gelmeden Giden Maaşlar

Haziran ayı enflasyonu açıklandı, memur ve emeklinin alacağı zam oranları netleşti. Rakamlar kağıt üzerinde %13, %17 diyor demesine de, vatandaşın cebindeki yangını söndürmeye yetiyor mu, orası büyük soru işareti.

Abone Ol

Milyonların gözü kulağı TÜİK’ten gelecek Haziran ayı enflasyon rakamlarındaydı, o da sonunda açıklandı. Verilere bakarsak aylık enflasyon %0,99 olmuş, yıllık da %32,11’e gerilemiş. Kağıt üstündeki bu rakamlar kim neye göre hesaplıyor bilinmez ama sokağa çıktığımızda durum pek öyle "yüzde sıfır virgüllü" durmuyor. Pazara giden, market arabasını doldurmaya çalışan, kasada arkasını dönüp cüzdanını kontrol eden vatandaş için enflasyonun vites küçülttüğü falan yok.

Bu rakamların ardından memur ve emeklinin cebine girecek yeni zamlar da kesinleşti. Memur ve memur emeklisine %13,52, SSK ve Bağ-Kur emeklisine ise %17,76 zam düştü. Şimdi herkes hesap makinesini eline almış, 15 Temmuz’da bankamatikten çekeceği paranın hesabını yapıyor. Ama gelin görün ki, daha zamlı maaşlar hesaba yatmadan, piyasa kendi zammını çoktan etiketlere yansıttı bile. Vatandaşın parası daha cebine girmeden erimeye başladı.

Hele bir de kiracılar ve ev sahipleri var ki, onların durumu tam bir kördüğüm. Temmuz ayı itibarıyla resmi kira artış tavanı %32,03 olarak belirlendi. Geçen sene uygulanan o meşhur %25 sınırı kalkınca, şimdi herkes kara kara düşünüyor. Zaten maaş zammı ortada, kiranın resmi artışı bile bu zammı sollamış durumda. Ev sahipleri haklı olarak mülkünün değerini korumak istiyor, kiracı ise "Ben bu maaşla bu kirayı nasıl denkleştireceğim?" diye uykusuz geceler geçiriyor.

Öte yandan, gözler bir yandan da Meclis’te. AK Parti, en düşük emekli maaşının artırılması için kanun teklifini sundu. Evet, bir iyileştirme yapılması şart, hatta geç bile kalındı. Çünkü mevcut şartlarda en düşük emekli aylığıyla geçinmeye çalışmak, bir mucizeyi gerçekleştirmekle eşdeğer. Emekli kahvesinde, parkta bahçede oturan amcaların, teyzelerin tek gündemi bu: "Biz bu ayı nasıl çıkartacağız?"

Netice itibarıyla, rakamlar ne derse desin vatandaşın enflasyonu her zaman mutfakta, tencerenin içinde ölçülüyor. Memura, emekliye yapılan zamlar hayat pahalılığının hızına yetişemediği sürece, kağıt üstündeki düşüşlerin sokakta bir karşılığı olmuyor. Temennimiz, Meclis’ten çıkacak kararların ve yapılacak düzenlemelerin, vatandaşın belini büken bu hayat pahalılığına az da olsa bir nefes aldırabilmesi. Yoksa bu zamlar daha cep görmeden eriyip gitmeye devam edecek.