Açıkçası son günlerde haberleri izlerken insanın içinin cız etmemesi elde değil. Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçen yeni kanun teklifiyle, ağır suçlara karışan 18 yaş altındaki kişilere müebbet hapis cezası verilmesinin önü açılıyor. Bir yandan da okullarda ilkokuldan liseye kadar geniş bir psikolojik risk taraması başlatılacağı duyuruldu.
Sokakta, haberlerde veya sosyal medyada gencecik insanların karıştığı ağır cinayet ve yaralama olaylarını gördükçe hepimizin öfkesi tavan yapıyor. Yıllardır "suça sürüklenen çocuk" tanımının arkasına sığınılarak verilen yetersiz cezalar, toplumda ciddi bir vicdan yarası ve güvensizlik oluşturdu. Yasalardaki esnekliklerin istismar edilmesi ve ağır suç işleyenlerin kısa sürede aramızda gezinmesi kimsenin kabullenebileceği bir durum değil. Bu açıdan bakıldığında, devletin ve yargının caydırıcı yaptırımları devreye sokması ve toplumun adalet duygusunu tatmin etmesi son derece yerinde bir adım.
Ancak öte yandan meselenin bir de kök nedenleri var. Bir gencin gözünü kırpmadan eline silah alacak noktaya gelmesi, sadece bireysel bir kötülükle açıklanabilir mi? Ciddi ve caydırıcı cezalar şart, bunda kimsenin şüphesi yok; fakat biz yetişkinler ve toplum olarak bu gençlerin şiddeti bu kadar kanıksamasında nerede hata yapıyoruz, bunu da sorgulamak zorundayız.
İnternette, sokakta ve izledikleri içeriklerde her gün şiddet pompalanıyor. Islah edici ve caydırıcı kurumların, katı cezaların yanı sıra bu kişilerin daha baştan suç çetelerinin eline düşmesini engelleyecek mekanizmaları da eş zamanlı çalıştırması gerekiyor.
İşte bu noktada haberin diğer kısmı çok kritik bir adıma işaret ediyor: Okullarda psikolojik risk taraması başlatılması. Suç eğilimi gösteren ya da suça yönlendirilen gençleri daha yolun başındayken tespit etmek, toplumu bu tehlikelerden korumak adına hayati bir önlem. Yangın çıkmadan önce önlem almak, yangın çıktıktan sonra itfaiye çağırmaktan her zaman daha iyidir.
Sonuç olarak; toplumsal huzuru korumak için caydırıcı cezalar ne kadar gerekliyse, o suçu besleyen bataklığı kurutacak önleyici adımlar da bir o kadar önemli. Umarım bu düzenleme hem mağdurların vicdanını rahatlatan bir adalet sağlar hem de okullardaki taramalar sayesinde yeni canların yanmasının önüne geçer.