ASAYİŞ

Savaşın yeni etkisi gıda krizi kapıda!

İran Savaşı nedeniyle gemi geçişlerinin sekteye uğradığı Hürmüz Boğazı, sadece akaryakıt değil gıda krizini de tetikleyebilir.

Abone Ol

HÜRMÜZ SADECE PETROLÜ DEĞİL GIDAYI DA ETKİLİYOR

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşın ardından stratejik Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, gıdasının yüzde 80 ila yüzde 98’ini ithal eden Körfez ülkelerindeki 100 milyon insanı ciddi bir tedarik kriziyle karşı karşıya bırakıyor.

Bölgeye yönelik gıda sevkiyatlarının ana güzergahı olan su yolundaki ticari gemi saldırıları, sadece enerji arzını değil, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin gıda akışını da durma noktasına getirdi. Dünya Gıda Programı (WFP), bu durumun küresel tedarik zincirlerinde 2022'de başlayan Ukrayna Savaşı'ndan bu yana görülen en şiddetli bozulmaya yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

RİSKLER VE ARTAN SİGORTA PRİMLERİ GIDA FİYATLARINI YUKARI ÇEKİYOR

Deniz yolu taşımacılığında devreye giren "savaş dönemi maddeleri" nedeniyle nakliye şirketleri, taze gıda yüklü konteynerleri Dubai gibi varış noktaları yerine Hindistan ve Sri Lanka gibi güvenli kabul edilen limanlara yönlendirmeye başladı.

Bölgede iki düzineden fazla geminin saldırıya uğraması, gıda perakendecilerinin tonlarca ürünü belirsiz bir süreyle boğaz dışında bekletmesine veya maliyetli rotalara sapmasına neden oluyor. Bu lojistik tıkanıklık, özellikle taze meyve ve sebze gibi hızlı tüketim ürünlerinin raflara ulaşmasını zorlaştırırken, tedarik zinciri yöneticileri sevkiyatların varış tarihlerine dair büyük bir belirsizlik yaşandığını ifade ediyor.

Güvenlik riskleri ve artan sigorta primleri, taşımacılık maliyetlerini fahiş oranlarda yükselterek tüketici fiyatlarını tehdit etmeye başladığı belirtiliyor. Konteyner başına uygulanan 4 bin dolarlık ek savaş maliyetleri ve Avrupa'dan yapılan sevkiyatların maliyetindeki devasa artışlar, gıda perakendecilerini süt ürünleri ve taze gıdalarda yüzde 20’ye varan zamlar yapmaya götürdüğü ifade ediliyor. Karayolu lojistik maliyetlerinin konteyner başına 9 bin dolara kadar çıkmasıyla birlikte, bölgedeki işletmeler ellerindeki sınırlı envanteri korumaya çalışırken bir yandan da artan maliyet baskısını yönetmeye çalışıyor.

HÜRMÜZ'E ALTERNATİF KARAYOLU MU?

Hürmüz Boğazı'na alternatif olan havayolu taşımacılığı da Dubai Uluslararası Havalimanı'ndaki saldırılar ve geçici kapatmalar nedeniyle sekteye uğrayınca, perakendeciler daha önce görülmemiş alternatif rotalar geliştirmeye yöneldi. Bazı büyük süpermarket zincirlerinin, gıda konteynerlerini İngiltere'den tırlara yükleyerek Fransa ve Türkiye üzerinden 12 günde bölgeye ulaştırmayı hedefleyen acil durum planlarını devreye soktuğu belirtiliyor. Havayolu taşımacılığından yüzde 40 daha ucuz olduğu belirtilen bu karayolu koridoru, bölgedeki açlık riskini önlemek için hayati bir çözüm yolu olarak değerlendiriliyor.

Trump yönetiminin Amerikan Donanması aracılığıyla gemilere eskort sağlama ve güvenlik garantileri verme girişimi gündemde olsa da uzmanlar bu çözümün pratikliği konusunda şüphelerini koruyor. Bölgedeki güvenlik sorununun çözülmesinin öncelikli olduğunu belirten analizler, olası bir askeri eskort operasyonunda önceliğin gıda gemilerine değil, petrol tankerlerine verileceğini öngörüyor. Körfez ülkeleri limanlar arası geçişleri hızlandırmak için yeni ticaret koridorları açsa da savaşın devam etmesi, milyonlarca insanın temel ihtiyacı olan gıda ve yakıt akışını belirsiz bir geleceğe sürüklüyor.