<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sektör Gazetesi - Manisa'nın En Büyük Gazetesi</title>
    <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr</link>
    <description>Sektör Gazetesi, Manisa ve ilçeleri hakkında güncel haberler sunan bir haber sitesidir. Sitemizde yerel haberler, spor haberleri, ekonomi haberleri, kültür-sanat haberleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 12:32:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapalı ofis ortamlarında çalışanlar dikkat! Uzmanlardan 'hasta bina sendromu' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kapali-ofis-ortamlarinda-calisanlar-dikkat-uzmanlardan-hasta-bina-sendromu-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/kapali-ofis-ortamlarinda-calisanlar-dikkat-uzmanlardan-hasta-bina-sendromu-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[modern iş yaşamındaki değişimlerin beraberinde yeni sağlık risklerini de getirdiğini belirterek dışarıdan bakıldığında korunaklı ve şık görünen yüksek binalardaki kapalı çalışma ortamlarının ciddi tehlikeler barındırdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ekuklu, modern iş yaşamındaki değişimlerin beraberinde yeni sağlık risklerini de getirdiğini belirterek dışarıdan bakıldığında korunaklı ve şık görünen yüksek binalardaki kapalı çalışma ortamlarının ciddi tehlikeler barındırdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Kapali Ofis Ortamlarinda Calisanlar Dikkat Uzmanlardan Hasta Bina Sendromu Uyarisi (1)" class="detail-photo img-fluid" height="576" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kapali-ofis-ortamlarinda-calisanlar-dikkat-uzmanlardan-hasta-bina-sendromu-uyarisi-1.jpg" width="1024" /></p>

<p>Dev gökdelenlerde çalışanlar hava alabiliyor mu? Ofis havalandırmaları nasıl?<br />
Klima ve iklimlendirme sistemleriyle ısıtılıp soğutulan söz konusu binalarda çalışanların yoğun biçimde toz, temizlik maddesi, kimyasal, deodorant ve parfüm gibi maddelere maruz kaldığını anlatan Ekuklu, "Kişide astıma yatkınlık ya da ailesel bir duyarlılık varsa bu ortamlar astım gelişimi için ciddi bir risk oluşturuyor." dedi.</p>

<p><img alt="Kapali Ofis Ortamlarinda Calisanlar Dikkat Uzmanlardan Hasta Bina Sendromu Uyarisi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kapali-ofis-ortamlarinda-calisanlar-dikkat-uzmanlardan-hasta-bina-sendromu-uyarisi-2.jpg" width="1350" /></p>

<h2><strong>Şikayetler işe gelince başlıyor, eve gidince geçiyor</strong></h2>

<h2><strong>Yapılan bilimsel çalışmalara da değinen Ekuklu, aynı ortamda çalışan kişilerde gözlemlenen tablonun oldukça çarpıcı olduğunu ifade etti.</strong></h2>

<p>Bilimsel çalışmaların ortamdaki oksijen yetersizliğinin de bu süreci olumsuz etkilediğini ortaya koyduğunu aktaran Ekuklu "Hasta Bina Sendromu' modern ofis çalışanlarında astım benzeri semptomlara yol açıyor. Araştırmalar gösteriyor ki çalışanlar işe geldikten yarım saat ile bir saat sonra astım benzeri semptomlar yaşamaya başlıyor. Bu şikayetler akşama kadar şiddetlenerek devam ediyor, işten çıkıp eve döndükten bir iki saat sonra ise kendiliğinden geriliyor." diye konuştu.</p>

<p>Kapalı ofis binalarının yapısal özelliklerinin de riski artırdığına dikkat çeken Ekuklu, bu tür binalarda pencerelerin açılamadığını ve aynı havanın sürekli içeride dolaştığını hatırlattı.</p>

<p>Çalışma ortamındaki yoğun mobilya, bilgisayar ve dolap gibi toz tutan her türlü malzemenin de astım benzeri hastalıkları tetikleyen etkenler arasında yer aldığını vurgulayan Ekuklu, zemin kaplamalarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="Kapali Ofis Ortamlarinda Calisanlar Dikkat Uzmanlardan Hasta Bina Sendromu Uyarisi (4)" class="detail-photo img-fluid" height="327" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kapali-ofis-ortamlarinda-calisanlar-dikkat-uzmanlardan-hasta-bina-sendromu-uyarisi-4.jpg" width="600" /></p>

<h2><strong>Astım nedir?</strong></h2>

<p>Astım, hava yollarının çeşitli uyaranlara (toz, koku, kimyasallar) aşırı duyarlı olmasıyla karakterize kronik bir hastalıktır.</p>

<p>Ofis ortamı astımı nasıl tetikler, ne yapılabilir?<br />
Ofis ortamında bu duyarlılığı artıran temel unsurlar:</p>

<p>Yazıcı ve fotokopi cihazları: Toner tozları ve cihazların yaydığı gazlar solunum yolunu tahriş eder. (Mümkünse çalışma alanından ayrı bir bölmeye konulmalıdır)</p>

<p>Temizlik maddeleri ve kokular: Parfüm, deodorant ve keskin temizlik ürünleri "astım benzeri semptomlara" (hırıltı, öksürük, göğüste sıkışma) neden olur. Çok az ya da hiç kullanılmaması önerilir.</p>

<p>Astımdan korunmak için ofis ortamında neler yapılabilir?<br />
Alan</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Korunma Yöntemi</strong></h2>

<h3><u><strong>Ofis Düzeni</strong></u></h3>

<p>Masa üzerindeki toz tutan evrak ve aksesuarlar azaltılmalı, HEPA filtreli hava temizleyiciler kullanılmalıdır.</p>

<h3><u><strong>Havalandırma</strong></u></h3>

<p>Klima bakımları düzenli yapılmalı ve mümkünse pencereler gün içinde periyodik olarak açılmalıdır.</p>

<h3><strong><u>Ev Düzeni</u></strong></h3>

<p>Evde ise halı yerine kilim tercih edilmeli, çamaşırlar evin içinde kurutulmamalıdır (nem oranı kontrolü için).</p>

<h3><u><strong>Kişisel Önlem</strong></u></h3>

<p>Grip mevsiminde aşı olunmalı, tozlu ve hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde (sabah erken ve akşamüstü) dışarı çıkılmamalıdır.</p>

<p></p>

<h2>Astım ile mücadelede neler yapılmalı?</h2>

<h2>Hava akışını sağlayın: Pencereleri periyodik olarak açarak taze hava girişini sağlayın; sadece klimaya güvenmeyin.</h2>

<p>Tozu azaltın: Ofis masasında gereksiz evrak, pelüş aksesuar ve toz tutan halı/kilim bulundurmayın.</p>

<p>Yazıcıları uzaklaştırın: Ozon ve gaz salınımı yapan lazer yazıcıları çalışma masanızdan en az 2-3 metre uzağa veya ayrı bir odaya konumlandırın.</p>

<p>Kimyasal kokulardan kaçının: Keskin kokulu temizlik ürünleri, parfüm ve oda spreylerinin kullanımını minimuma indirin.</p>

<p>İlaç takibini ihmal etmeyin: Doktorun reçete ettiği "kontrol edici" ilaçları, şikayetiniz olmasa bile düzenli kullanın.</p>

<p>Nem oranını koruyun: İç mekan nem dengesini %30-%50 arasında tutarak hava yollarının kurumasını veya küf oluşumunu engelleyin.</p>

<p>Kişisel sağlık önlemleri: Sigara dumanından uzak durun, kilonuzu koruyun ve mevsimsel grip aşılarınızı aksatmayın.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>bundle.app.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kapali-ofis-ortamlarinda-calisanlar-dikkat-uzmanlardan-hasta-bina-sendromu-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kapali-ofis-ortamlarinda-calisanlar-dikkat-uzmanlardan-hasta-bina-sendromu-uyarisi-3.jpg" type="image/jpeg" length="73775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden robot destekli tedaviyle çocuklara umut]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salihli’de faaliyet gösteren Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi, yürümekte zorlanan çocuklar için robot destekli yürüyüş sistemiyle umut oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkez bünyesinde kullanılmaya başlanan mobil yürüme robotu sayesinde çocukların fiziksel gelişimlerinin desteklenmesi ve bağımsız hareket becerilerinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-1.JPG" width="3216" /></p>

<p>Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi Kurucu Müdürü Vedat Özkan, robotu kuruma kazandırma fikrinin uzun süredir gündemlerinde olduğunu belirtti. Farklı kurumlarda yaklaşık bir yıl süren klinik çalışmaların başarılı sonuçlarını gördükten sonra cihazı temin etmeye karar verdiklerini ifade eden Özkan, sistemin tamamen yerli yatırımcılar ve Türk mühendisler tarafından geliştirilmiş olmasının kendilerine güven verdiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-2.JPG" width="3216" /></p>

<p>Benzer sistemlerin dünyada sınırlı sayıda bulunduğunu belirten Özkan, yerli üretimin teknik destek ve sürdürülebilirlik açısından büyük avantaj sağladığını dile getirdi.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (6)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-6.JPG" width="3216" /></p>

<p>Amaçlarının sektörde öncü olmak ve çocukların bağımsız şekilde yürüyebildiklerini görmek olduğunu vurgulayarak, robotun özel eğitim gerektiren bir sistem olduğunu da ifade etti.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (8)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-8.JPG" width="3216" /></p>

<p>Fizyoterapistlerin gerekli eğitimleri tamamlayarak kullanıcı operatör sertifikası aldığını belirten Özkan, uygulamaların uzman ekip tarafından güvenle yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (7)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-7.JPG" width="3216" /></p>

<p>Fizyoterapist Büşra Yeter ise “MYR KIDS” adı verilen mobil yürüme robotunun 3 yaş ve üzeri çocuklar için özel olarak tasarlandığını anlattı.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (3)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-3.JPG" width="3216" /></p>

<p>Cihazın çocukların boyuna, kilosuna ve yürüme açılarına göre ayarlanabildiğini belirten Yeter, sistemin diğer yürüme robotlarından farklı olarak mobil kullanım özelliğine sahip olduğunu kaydetti. Robotun yalnızca klinik ortamda değil; parkta, bahçede ve sokakta da kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p>Gerçekçi ve güvenli bir yürüyüş deneyimi sunan sistemin, bacak hareketlerini taklit ederek çalıştığını aktararak, cihazın egzersiz ve yürüyüş olmak üzere iki farklı modda kullanılabildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-2-1.jpeg" width="1062" /></p>

<p>Her eklem açısının, hızın ve destek kuvvetinin bağımsız şekilde ayarlanabildiğini belirten Yeter, çocukların attığı adım sayısı ve eklem hareket açıklıkları gibi verilerin kayıt altına alınarak gelişim sürecinin takip edildiğini ifade etti.</p>

<p>Robot destekli sistemin serebral palsi, spina bifida, kas distrofisi, SMA, omurilik yaralanmaları, gelişim geriliği ve ortopedik problemlerde kullanılabildiğini dile getiren Yeter, uygulamanın doğru yürüme paternini desteklediğini ve yoğun tekrarlı egzersizlerle beynin yeniden yapılanmasını teşvik ettiğini söyledi. Ayrıca sistemin spastisiteyi azaltmaya yardımcı olduğunu, kas gücü ile eklem hareket açıklığını artırdığını belirtti.</p>

<p><img alt="Ay Işığı Özel Eğitim Merkezi’nden Robot Destekli Tedaviyle Çocuklara Umut (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut-1-1.jpeg" width="1062" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sürecinin ilk değerlendirme ile başladığını kaydeden Yeter, her çocuk için bireysel planlama yapıldığını ve robot destekli uygulamaların diğer fizyoterapi yöntemleriyle entegre şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Yeter, “Bu sistem yalnızca adım atmayı değil, yeniden bağımsızlığı, hareket özgürlüğünü ve yaşam kalitesini hedefliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Uysal</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, SAĞLIK, SALİHLİ</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/ay-isigi-ozel-egitim-merkezinden-robot-destekli-tedaviyle-cocuklara-umut.jpg" type="image/jpeg" length="31265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salihli’de bir ilk: Bel fıtığı hastası 2 saatte taburcu oldu]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/salihlide-bir-ilk-bel-fitigi-hastasi-2-saatte-taburcu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/salihlide-bir-ilk-bel-fitigi-hastasi-2-saatte-taburcu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salihli Özel Medigüneş Hastanesi, modern tedavi yöntemlerine bir yenisini daha ekleyerek ilçede başarılı bir nükleoplasti operasyonuna imza attı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. M. Tamer Varyemez tarafından gerçekleştirilen işlem sonrası hasta yaklaşık 2 saat içinde taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salihli’de yaşayan 34 yaşındaki Ahmet Cevat Yıldız, bel fıtığı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerin ardından Yıldız’a nükleoplasti yöntemi uygulandı. Başarılı geçen operasyon sonrası hastanın kısa sürede sağlığına kavuştuğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="N M" class="detail-photo img-fluid" height="1533" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/n-m.jpg" width="1535" /></p>

<p>Op. Dr. M. Tamer Varyemez, nükleoplasti yönteminin özellikle bel ve boyun bölgesindeki fıtıklaşmış disklerin tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir yöntem olduğunu belirtti. Varyemez, “Lokal anestezi altında gerçekleştirilen işlemde, ince bir iğne yardımıyla disk içine girilerek özel teknoloji ile fazla doku küçültülüyor ve sinir üzerindeki baskının azaltılması hedefleniyor” dedi.</p>

<p>Yöntemin açık ameliyat gerektirmediğini vurgulayan Varyemez, işlemin kısa sürede uygulanabildiğini ve hastaların aynı gün taburcu olabildiğini ifade etti.</p>

<p>Salihli’de ilk kez uygulanan yöntem, bel fıtığı tedavisinde hastalara konforlu ve hızlı iyileşme süreci sunmasıyla dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 16.38.41" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-163841.jpeg" width="1200" /></p>

<p><img alt="I M G 3388-5" class="detail-photo img-fluid" height="2250" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-3388-5.jpeg" width="4000" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Behzat Akcan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, SALİHLİ</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/salihlide-bir-ilk-bel-fitigi-hastasi-2-saatte-taburcu-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/mdgns11-1.jpg" type="image/jpeg" length="57272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’ye getirilen 3 vatandaşın hantavirüs test sonuçları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/turkiyeye-getirilen-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/turkiyeye-getirilen-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye'ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, hantavirüs vakası görülen uluslararası bir seyahat gemisinde olan son 3 vatandaşın da ambulans uçak ile Türkiye'ye getirildiğini bildirdi. Bakanlık açıklamasında gelen vatandaşların yakın takip ve izolasyon süreçlerinin başlandığı belirtilerek "Daha önce ülkeye giriş yapan 2 kişide olduğu gibi, bu kişilerden de gerekli numuneler alınmıştır. Sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır. Sağlık Bakanlığı ekipleri tarafından klinik durumları sürekli değerlendirilmekte ve sağlık durumları yakından takip edilmektedir. Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W702430 01" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/a-w702430-01.jpg" width="848" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/turkiyeye-getirilen-3-vatandasin-hantavirus-test-sonuclari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/hnnttvrss.jpg" type="image/jpeg" length="61620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Sadece basit bir öksürük" deyip geçmeyin! Uzman isimden hayati uyarı]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sadece-basit-bir-oksuruk-deyip-gecmeyin-uzman-isimden-hayati-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/sadece-basit-bir-oksuruk-deyip-gecmeyin-uzman-isimden-hayati-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Astım Günü’nde konuşan Prof. Dr. Fulya Tahan, tekrarlayan öksürük ve nefes darlığının astım habercisi olabileceğini belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ERÜ Tıp Fakültesi Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde,<strong> "5 Mayıs Dünya Astım Günü"</strong> dolayısıyla hasta ve hasta yakınlarını bilinçlendirmek amacıyla bir etkinlik düzenlendi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, Dünya Astım Gününün bu yılki temasının "Astım hastası olan herkes için iltihap önleyici inhalerlere erişim - hâlâ acil bir ihtiyaç" şeklinde belirlendiğini, astım tedavisi ve inhaler ilaç kullanım teknikleri ile ilgili güncel bilgilerin paylaşılmasının amaçlandığına değindi.</p>

<h3>ANNE BABADA ASTIM VARSA RİSK ARTIYOR</h3>

<p>Prof. Dr. Fulya Tahan ve ekibi tarafından astım hastalığı ile ilgili hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ile eğitim broşürlerinin dağıtılması ve öğretim üyesinin farklı coğrafyalarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan kişisel fotoğraf sergisinin gezilmesi ile programa devam edildi. Çocuklarda görülen müzmin hastalıkların en başında astımın yer aldığını ve sıklığının giderek artığına değinen Prof. Dr. Fulya Tahan, <strong>"Astım, kalıtsal ve çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. </strong>Anne babada astım ya da diğer allerjik hastalıklardan birinin olması çocuklarda astım gelişme riskini artırmaktadır. Çevresel faktörler olarak da özellikle sigara dumanı, hava kirliliği, allerjen teması ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TEKRARLAYAN ÖKSÜRÜK, NEFES DARLIĞI VARSA…</h3>

<p>Prof. Dr. Fulya Tahan, "Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir. Astımlı çocukların hava yollarında aşırı bir hassasiyet vardır. Bu hassasiyetten dolayı <strong>allerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği</strong> gibi uyaranlarla <strong>öksürük, nefes darlığı ve hışıltı gibi astım keşifleri ortaya çıkar.</strong> Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha da belirginleşen ve uykudan uyandırabilen bir öksürüktür" şeklinde konuştu.</p>

<h4>"ASTIM HASTALIĞI KONTROL ALTINA ALINABİLİR”</h4>

<p>Prof. Dr. Tahan, "Astım tedavisinin amacı hastanın yakınmalarının kontrol altına alınması ve yaşamını normale en yakın şekilde devam ettirmesinin sağlanmasıdır. Hastanın, verilen tedavileri doğru dozda ve doğru teknikle uygulaması; <strong>tetikleyicilerden uzak durması ile astım hastalığı kontrol altına alınabilmektedir</strong>" ifadelerini kullandı.</p>

<h4>"DOĞRU TEKNİKLE KULLANIMI ÇOK ÖNEMLİ"</h4>

<p>Tahan, "İnhaler yolla verilen tedaviler, hava yollarına doğrudan ulaşmaktadır. Ancak bu ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanımı çok önemlidir. <strong>Doğru uygulanmadığında, ilaç, akciğerlere yeterli miktarda ulaşamayacağı için tedavi de etkili olamayacaktır.</strong> Bu nedenle hastaların bu ilaçları nasıl kullanacaklarını bilmeleri çok önemlidir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sadece-basit-bir-oksuruk-deyip-gecmeyin-uzman-isimden-hayati-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/sadece-basit-bir-oksuruk-deyip-gecmeyin-uzman-isimden-hayati-uyari.png" type="image/jpeg" length="46372"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Basit bir nefes darlığı" dedi, altından yarım kiloluk dev kitle çıktı!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik’te uzun süredir nefes darlığı çeken 54 yaşındaki İrfan Bozan, boynundan göğüs kafesine kadar yayılan tam 542 gramlık dev tiroit kitlesinden 2,5 saatlik kritik bir ameliyatla kurtuldu. Görenleri hayrete düşüren dev kitle, başarılı bir operasyonla vücuttan ayrılırken Bozan sağlığına kavuşarak taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilecik'te yıllardır boynunda giderek büyüyen tiroid kitlesi nedeniyle nefes almakta güçlük çeken 54 yaşındaki hasta, başarılı operasyonla yeniden sağlıklı nefes almaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Basit Bir Nefes Darligi Dedi Altindan Yarim Kiloluk Dev Kitle Cikti (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti-4.jpg" width="1600" /><br />
Diyabet ve akciğer hastalığı da bulunan 54 yaşındaki İrfan Bozan, Sakarya'dan Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne müracaat etti. Yapılan muayene ve tetkikler sonrasında Bozan'ın boynundaki kitle zamanla büyüyerek göğüs boşluğuna kadar ilerlediği görüldü.</p>

<p><img alt="Basit Bir Nefes Darligi Dedi Altindan Yarim Kiloluk Dev Kitle Cikti(19)" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti19.png" width="1080" /></p>

<p>Günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyen kitle nedeniyle nefes darlığı yaşayan hasta, sırt üstü yatamayacak duruma geldi. Daha önce başvurduğu çeşitli sağlık merkezlerinde ameliyatın yüksek risk taşıdığı belirtilen Bozan, uzun süre operasyon olamadı.</p>

<p><img alt="Basit Bir Nefes Darligi Dedi Altindan Yarim Kiloluk Dev Kitle Cikti (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti-5.jpg" width="1600" /><br />
<br />
<br />
Tedavi umuduyla il dışından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'ne başvuran hasta için yapılan detaylı değerlendirmeler ardından ameliyat kararı alındı. Operasyon, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Doğuşcan Kurular tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 2,5 saat süren operasyon sırasında, solunum yollarına baskı oluşturan ve göğüs boşluğuna kadar uzanan 542 gram ağırlığındaki dev tiroid dokusu başarıyla çıkarıldı. Ameliyat sonrası yakından takip edilen hastanın nefes alıp vermesinde belirgin rahatlama sağlandığı öğrenildi.</p>

<p><img alt="Basit Bir Nefes Darligi Dedi Altindan Yarim Kiloluk Dev Kitle Cikti (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti-2.jpg" width="1600" /><br />
Başarılı operasyonun ardından kısa sürede sağlığına kavuşan İrfan Bozan, taburcu edilerek günlük yaşamına yeniden döndü.<br />
Yetkililer, özellikle nefes darlığı, yutma güçlüğü ve boyunda büyüyen şişlik gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, erken teşhis ve zamanında müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ecem Döner</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/basit-bir-nefes-darligi-dedi-altindan-yarim-kiloluk-dev-kitle-cikti-1-1.png" type="image/jpeg" length="99733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda 'ikinci pandemi' alarmı: Vaka sayısı artıyor! Ölümcül olabilir]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/cocuklarda-ikinci-pandemi-alarmi-vaka-sayisi-artiyor-olumcul-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/cocuklarda-ikinci-pandemi-alarmi-vaka-sayisi-artiyor-olumcul-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Astımdan sonra çocuklarda 'ikinci pandemi' olarak tanımlanan besin alerjileri yeniden yükselişe geçti; uzmanlar özellikle süt ve fıstık alerjisine karşı hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şehirleşme ve sanayileşme, hava kirliliğiyle birlikte işlenmiş gıdaların sıklıkla tüketimi, yoğun ilaç kullanımı gibi durumların bağışıklık sistemini etkilemeye devam ederken, gıda alerjileri de önemini korumaya devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Aydoğan, alerjilerin nedenleri ve dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı.</p>

<p><img alt="Çocuklarda ‘ikinci pandemi’ riski! Vaka sayısı artıyor! ABD’de fıstık, Türkiye’de süt… Ölümcül olabilir" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/5/5/cocuklarda-ikinci-pandemi-riski-vaka-sayisi-artiyor-abdde-fistik-turkiyede-sut-olumcu-1788555_202605051242_20260505124233_1.jpg" width="100%" /></p>

<h3>“ABUR CUBURDAN UZAK DURMALARI LAZIM”</h3>

<p>Prof. Dr. Aydoğan, "<strong>Annenin florası, bağırsak mikropları direkt çocuğa geçiyor, bağışıklık sistemi şekilleniyor. Ona göre de alerjik bir çocuk mu, sağlıklı bir çocuk mu oluyor. Çocuklarımızı ve annelerimizi nasıl sağlıklı tutacağız, her şeyden önce abur cuburdan, bütün paketli yiyecek içeceklerden uzak durmaları lazım.</strong> 2'ncisi gereksiz antibiyotik kullanmayacağız. Her bir gereksiz antibiyotik anne ve çocuğumuzun floralarını darmadağın ediyor” dedi</p>

<p><img alt="Çocuklarda ‘ikinci pandemi’ riski! Vaka sayısı artıyor! ABD’de fıstık, Türkiye’de süt… Ölümcül olabilir" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/5/5/cocuklarda-ikinci-pandemi-riski-vaka-sayisi-artiyor-abdde-fistik-turkiyede-sut-olumcu-1788555_202605051242_20260505124233_2.jpg" width="100%" /></p>

<h3>“EN ÇOK İNEK SÜTÜ ALERJİSİ VAR”</h3>

<p>Katkı maddelerinin birçok alerjik hastalığa zemin hazırladığını söyleyen Aydoğan şöyle konuştu:</p>

<p><strong>Türkiye'deki besin alerjisi sıklıklarıyla ilgili çok çalışma var, sonuçlarında en çok inek sütü alerjisi var. 2'nci yumurta, 3'üncü ağaç yemişleri. ABD'de çocuklar da en çok fıstık alerjisi varken bizde ise süt alerjisi daha fazla. Cips, kolalı içecekler, hazır meyve suları, salam, sosis, sucuk, ketçap, mayonez gibi yiyeceklerin çocuklar tarafından tüketilmemesi gerekiyor. </strong>Paketli yiyeceklerin içerisindeki katkı maddelerinin çocukların bağırsak epitel bariyerlerini bozarak birçok alerjik hastalıklara zemin hazırladığını söyleyebilirim.</p>

<p>Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Esra Yücel ise besin ilişkili anafilaksilerinin çok sık görülmeye başlandığını belirtti.</p>

<p><img alt="Çocuklarda ‘ikinci pandemi’ riski! Vaka sayısı artıyor! ABD’de fıstık, Türkiye’de süt… Ölümcül olabilir" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/5/5/cocuklarda-ikinci-pandemi-riski-vaka-sayisi-artiyor-abdde-fistik-turkiyede-sut-olumcu-1788555_202605051242_20260505124234_3.jpg" width="100%" /></p>

<h4>“2'NCİ PANDEMİ”</h4>

<p>Doç. Dr. Esra Yücel, "<strong>90'lı yıllardan sonra astım çocukluk çağının ilk alerjik hastalık pandemisiydi. Şimdi besin alerjileri için 2'nci pandemi diye söyleniyor. Besin ilişkili anafilaksileri biz de artık çok sık görmeye başladık. Sadece ülkemiz için değil tüm dünyada bu şekilde artık besin alerjileri çok daha ağır, daha çoklu besin alerjisi gibi daha komplike tablolarla karşımıza gelmekte”</strong> dedi.</p>

<p>Ülkemizden bununla ilgili yapılan bir çalışmada da özellikle besin alerjili çocukların yüzde 16'sının ilk reaksiyonu anafilaksi şeklinde olmuş. İngiltere'den yapılan çalışmalar da benzer gözlemi gösteriyor. Bu çocuklarda acil başvuruları özellikle ilk reaksiyon olarak anafilaksi olabilmekte. Besin ilişkili anafilaksi yaşayan hastalarda mutlaka kaçınma önlemlerini aileyle konuşuyoruz. Etiket okuma, besin güvenliğini sağlayabilmek önemli" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Çocuklarda ‘ikinci pandemi’ riski! Vaka sayısı artıyor! ABD’de fıstık, Türkiye’de süt… Ölümcül olabilir" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/5/5/cocuklarda-ikinci-pandemi-riski-vaka-sayisi-artiyor-abdde-fistik-turkiyede-sut-olumcu-1788555_202605051242_20260505124235_4.jpg" width="100%" /></p>

<h4>“ÖLÜMCÜL OLABİLİR”</h4>

<p>Uzman isim dikkat edilmesi gerekleri ise şöyle sıraladı:</p>

<p>Açık büfelerle ilgili en büyük risk, besinlerin birbirine çok temas etmesi. Hazırlayan kişilerin bu konudaki özeni hakkında ailelerin bilgi sahibi olmamaları, restoran ve çalışanların besin alerjisi konusundaki bilgilerinin, farkındalıkların ne durumda olduğunu bilemememiz. Ailelerin içeriğinden emin olmadıkları besini çocuklarına tükettirmemeleri en güvenli olmalarını sağlayacak yollardan bir tanesi. <strong>Alerjik şok eğer tanınmazsa, geç tedavi edilirse, adrenalin hemen uygulanmazsa o zaman ölümcül ya da ölüme yakın, çok ağır bir tabloyla karşı karşıya bırakabilir.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/cocuklarda-ikinci-pandemi-alarmi-vaka-sayisi-artiyor-olumcul-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/cocuklarda-ikinci-pandemi-alarmi-vaka-sayisi-artiyor-olumcul-olabilir.png" type="image/jpeg" length="32732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şifa için içilen takviye meğer alzheimerı tetikliyormuş!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sifa-icin-icilen-takviye-meger-alzheimeri-tetikliyormus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/sifa-icin-icilen-takviye-meger-alzheimeri-tetikliyormus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alzheimer’dan korunmak amacıyla milyonlarca kişinin kullandığı Omega-3 takviyeleriyle ilgili dikkat çeken bir araştırma yayımlandı. Çalışmada, balık yağı kullanan bireylerde bilişsel gerilemenin daha hızlı ilerleyebileceği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The Journal of Prevention of Alzheimer's Disease dergisinde yayınlanan kapsamlı bir çalışma, Omega-3 takviyelerinin yaşlı yetişkinlerde bilişsel gerilemeyi yavaşlatmak yerine hızlandırabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Alzheimer Hastalığı Nörogörüntüleme Girişimi (ADNI) verilerini kullanan araştırmacılar, yaklaşık 5 yıl boyunca takip edilen 1.800’den fazla katılımcıyı inceledi. Sonuçlar ise oldukça çarpıcı: Omega-3 takviyesi kullanan bireylerde, bellek ve zihinsel yetenekleri ölçen MMSE ve ADAS-Cog13 test skorları, kullanmayanlara oranla çok daha hızlı kötüleşti.</p>

<p><img alt="Sifa Icin Icilen Takviye Meger Alzheimeri Tetikliyormus (2)" class="detail-photo img-fluid" height="162" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/sifa-icin-icilen-takviye-meger-alzheimeri-tetikliyormus-2.jpg" width="311" /></p>

<p>Araştırmanın en şaşırtıcı yönü, Omega-3'ün bu olumsuz etkisinin Alzheimer'ın bilinen "baş şüphelileri" olan amiloid plakları veya tau proteinleri üzerinden gerçekleşmemesi. Görüntüleme sonuçları, bu takviyelerin beyindeki protein birikimini değiştirmediğini, ancak beynin enerji metabolizmasını (FDG PET ile ölçülen glikoz kullanımı) bozduğunu gösterdi. Yani Omega-3 takviyeleri, beynin "yakıt" kullanımını olumsuz etkileyerek sinapslar arasındaki iletişimi zayıflatıyor olabilir. Araştırmacılar, bu durumun beyinde bir tür "enerji krizi" yaratarak zihinsel çöküşü tetiklediğini öne sürüyor.</p>

<p><img alt="Sifa Icin Icilen Takviye Meger Alzheimeri Tetikliyormus (1)" class="detail-photo img-fluid" height="847" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/sifa-icin-icilen-takviye-meger-alzheimeri-tetikliyormus-1.jpg" width="1200" /></p>

<p>Peki, yıllardır faydalı olduğu söylenen bu yağlar nasıl zararlı hale gelebiliyor? Bilim insanları bu noktada "oksidasyon" tehlikesine dikkat çekiyor. Piyasada satılan pek çok ticari balık yağı ve keten tohumu yağı, yapısı gereği bozulmaya (oksitlenmeye) çok müsaittir. Oksitlenmiş yağlar, beyin hücrelerinin enerji santralleri olan mitokondrilere zarar verebilir ve antioksidan beklerken vücuda tam tersi bir "oksidatif stres" yükleyebilir. Araştırmada, özellikle kontrolsüz ve yüksek dozda kullanılan ticari formların bu riski taşıdığı vurgulanıyor.</p>

<p><img alt="Sifa Icin Icilen Takviye Meger Alzheimeri Tetikliyormus (3)" class="detail-photo img-fluid" height="408" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/sifa-icin-icilen-takviye-meger-alzheimeri-tetikliyormus-3.jpg" width="612" /></p>

<h2>TAKVİYE ALIRKEN İKİ KEZ DÜŞÜNÜN</h2>

<p>Araştırma ekibi, Omega-3'ün tamamen "zehir" olduğunu söylemiyor ancak "ne kadar çok, o kadar iyi" mantığının beyin sağlığı için tehlikeli olabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle halihazırda bilişsel sorunlar yaşayan veya Alzheimer riski taşıyan bireylerde, doktor kontrolü dışında kullanılan balık yağlarının yarardan çok zarar getirebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, takviye yerine Omega-3'ün doğal yollarla, yani taze balık tüketimiyle alınmasının çok daha güvenli ve sağlıklı olduğunun altını çiziyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bulgular, modern tıbbın takviye kullanımına bakış açısını temelinden sarsacak gibi görünüyor. Eğer siz de zihninizi korumak için balık yağı kullanıyorsanız, bu yeni bilimsel veriler ışığında bir uzmana danışmanızda fayda var.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mynet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sifa-icin-icilen-takviye-meger-alzheimeri-tetikliyormus</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/sifa-icin-icilen-takviye-meger-alzheimeri-tetikliyormus-4.jpg" type="image/jpeg" length="49362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan ‘hantavirüs' açıklaması: "Bulaştırıcılığı Covid kadar değil"]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/uzmanlardan-hantavirus-aciklamasi-bulastiriciligi-covid-kadar-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/uzmanlardan-hantavirus-aciklamasi-bulastiriciligi-covid-kadar-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Türkiye'de pozitif hantavirüs vakası tespit edilmediğini açıklarken dünya gündemine oturan virüse ilişkin konuşan Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak, "Virüsün bulaştırıcılığı bir Covid ya da grip kadar değil"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arjantin'den yola çıkan "MV Hondius" isimli gemiyle gündeme gelen hantavirüs "Salgın mı?" endişesini oluştururken Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, konuyla ilgili açıklama yaptı. Tedros Adhanom Ghebreyesus, ölümle anılan virüse ilişkin "8 vakadan 5'i hantavirüs olarak doğrulandı, diğer 3'ü ise şüpheli" ifadelerini kullanırken hastalığın ciddi olmasına rağmen halk sağlığı açısından risk seviyesinin düşük olarak değerlendirildiğini belirtti. DSÖ tarafından Türkiye dahil 12 ülkeye bilgilendirme yapılan hantavirüs konusunda Memorial Bahçelievler Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak de bilgi verdi. Prof. Dr. Timurkaynak, gemiden inen yolcuların 6 haftalık kuluçka süresi boyunca topluma karışmaması gerektiğini söylerken Arjantin'de bir düğünde yakın temas yoluyla bulaşın olduğu bilgisini verdi.</p>

<p>"Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"<br />
Öte yandan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada sürecin titizlikle takip edildiği vurgulanırken, "Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir. Bakanlığımız, halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ağır bir viral hastalık, akciğer tutulumu yüzde 30-40 gibi bir ölüm oranıyla seyrediyor"<br />
‘Virüs kemirgenler aracılığıyla bulaşıyor' diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Funda Timurkaynak, "Kemirgenlerin idrar, dışkıları ya da dışkısının kontamine olduğu havanın solunması sırasında bulaşabiliyor. Bir türü var, şu anda salgından da sorumlu olan; Andes. Bu insandan insana bulaşabilen nadir bir alt türü. Avrupa'da ve Güney Amerika'da farklı klinik tablolarla seyrediyor. Arjantin'de kalkan gemide görülen salgındaki türü akciğer tutulumuyla giden, ateş, kas, eklem, baş ağrısı sanki bir grip başlangıcı gibi olup daha sonra akciğer tutulumu, yetmezlik, solunum sıkıntısı ve akciğerin deyim yerindeyse iflas etmesi ile sonuçlanan bir hastalık tablosu yapıyor. Avrupa'da ve Asya'da görülen formunda ise yine grip benzeri tabloyla başlamakla beraber böbrekleri tuttuğunu, yetmezlik ile gittiğini, diyaliz gerektirecek kadar böbrek fonksiyonlarını bozduğunu biliyoruz. Bu virüse özgü antiviral tedavi yok, böbrek tutulumu için kullanılan antiviral ilaç olmakla birlikte şu anda akciğer tutulumu için antiviral tedavimiz yok. Ağır bir viral hastalık, akciğer tutulumu yüzde 30-40 gibi bir ölüm oranıyla seyrediyor. Avrupa'da ve Asya'da görülen böbrek tutulumuyla giden daha iyi seyirli, yüzde 1 ila 15 gibi bir ölümden söz ediliyor. Solunum destek ihtiyacına hemen başlanması önemli. Bu vakalar bir gemide oldukları için böyle bir tıbbi yardım alamamışlardır muhtemelen ve bu hasta grupları genellikle ileri yaş dolayısıyla bütün bunlar hastalığın daha ağır geçmesine katkıda bulunuyor" dedi.</p>

<p>"Arjantin'de düğünde bildirilen bir salgın var"<br />
‘Kuluçka süresi 6 haftaya kadar uzayabildiği için hastaların mutlaka izolasyonda olmaları lazım' diyen Prof. Dr. Timurkaynak, "Örneğin; Amerika'da Teksas‘taki olgular karantinaya alınmış ve semptomları şu an için yok ama takip ediliyor. En az 6 hafta izolasyonda kalıp temas edecek olanların maskeyle hastaların yanına girmesi, el hijyeni gibi kişisel hijyen şartlarına kurallarına çok ciddi uyum gösterilmesi gerektiriyor. Arjantin'de bir düğünde bildirilen salgın var, yan yana oturan insanların virüsü aldığına dair elimizde bilgiler var. Yakın ve uzun süreli temastan mutlaka kaçınılması gerekiyor. Destek tedavinin erken, hızlıca başlanması hayat kurtarıcı olabilir, sıvı takviyeleri, solunum desteği gibi desteklerle hastalar takip ediliyor. Erken başvuru önemli. Kas, eklem, baş ağrısı gibi her türlü viral hastalıkta görebileceğimiz bulgular olduğu için hızlıca testlerinin istenmesi gerekiyor. Gemideki bazı kişilerin 24 Nisan'da ülkelerine ayrıldığı ifade ediliyor, Yeni Zelanda Amerika Türkiye dahil dolayısıyla bu vakaların mutlaka karantinada olup çok yakın izlenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Çok ciddi bir takip gerektiriyor ki yangını olduğu yerde söndürelim"<br />
Kemirgenlerle ilişkili alanlar veya salgısını bırakabileceği noktalarda yapılacak temizliğine yönelik konuşan Prof. Dr. Timurkaynak sözlerine şöyle devam etti:<br />
"Bu tür yerlerin temizliği sırasında toz oluşturan değil ıslak temizlik yapılması lazım çünkü havaya karışan damlacıkların solunmasıyla da virüs ne yazık ki alınabiliyor. Gıdaların kapalı ve bu kemirgenlerin ulaşamayacağı şekilde saklanması çok önemli. Hem vektör kontrolü hem vektörün dışkılarının bulaşabileceği ortamların çok iyi ve ıslak şekilde temizliğinin yapılması gerekir. Salgın, herkesin endişesi bu, virüsün bulaştırıcılığı bir Covid ya da grip virüsününki kadar değil. Mutasyona uğramıyor olması bir artı çünkü Covid‘de her seferinde yeni bir mutantla salgının alevlendiğini gördük. Dünya Sağlık Örgütü tarafından şu anda pandemi beklenmediğine ilişkin çok net bir mesaj verildi, vakalarla ilgili bilgi verildi, ülkeler uyarıldı. Temaslılarının takibi, yani bu kişi uçakla geliyor, o uçaktaki herkesin takibi semptom açısından oldukça önemli, çok ciddi bir takip gerektiriyor ki bu yangını olduğu yerde söndürelim."</p>

<p>"En azından 6 hafta topluma karışmamalı, bir şey olmaz diyemeyiz"<br />
Hastalığın tanı sürecine yönelik bilgiler veren Prof. Dr. Timurkaynak, "Halk Sağlığı Viroloji laboratuvarımızda bu testler yapılıyor, antikor bakıyoruz, vücudunda virüse karşı antikor gelişmiş mi? Bir de PCR testi, kanda virüs miktarına bakarak hastalığın tanısı konuyor. Maske, mesafe gibi kişisel koruyucu önlemlerin alınması oldukça önemli. Covid bitti ama viral enfeksiyonlarla dansımız bitmedi. Çift, Arjantin'de kuş gözlemi yapıyor, gemiye biniyor. Eşi ve kendisi hastalanıyor, şu an koruyucu bir aşısı yok. Vakalar daha fazla da olabilir çünkü her hastada aynı şekilde seyretmiyor. Bu hastaların yoğun bakımda izlenmesi, solunumun çok iyi desteklenmesi gerekiyor. İnsandan insana bulaş riski var. Bu nedenle topluma en azından 6 hafta karışmayıp bulgular açısından yakın takip edilmeleri uygun olur, bir şey olmaz diyemeyiz. Yaşlı, altta yatan hastalığı olan hastalar ve de geç bir tablo, geç başvuru söz konusu olduğunda tıbbi destek doğal olarak azalıyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/uzmanlardan-hantavirus-aciklamasi-bulastiriciligi-covid-kadar-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/h-n-n-t-v-r-s-s.jpg" type="image/jpeg" length="21695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son dakika... Sağlık Bakanlığı'ndan 'hantavirüs' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/son-dakika-saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/son-dakika-saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı kamuoyunda gündem olan hantavirüs iddialarına ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, kamuoyunda gündem olan hantavirüs iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Bilimsel esaslar doğrultusunda sürecin titizlikle takip edildiği vurgulanan açıklamada, "Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir. Bakanlığımız, halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hantavirus" class="detail-photo img-fluid" height="326" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/hantavirus.webp" width="768" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/son-dakika-saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/hntvrss.jpg" type="image/jpeg" length="18743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalnızca ne yediğiniz değil, yemeği hangi saatte yediğiniz de sağlığınızı doğrudan etkileyebiliyor. Uzmanlara göre özellikle geç saatlerde tüketilen akşam yemekleri; uyku düzeninden metabolizma hızına kadar birçok sistemi olumsuz etkileyebiliyor. Peki akşam yemeği için en doğru saat ne? İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akşam yemeğinin hangi saatte yenmesi gerektiği yıllardır hem uzmanların hem de sağlıklı yaşamla ilgilenen kişilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kimi toplumlarda akşam sofraları gün batmadan kurulurken, bazı ülkelerde yemek saatleri gecenin ilerleyen bölümlerine kadar uzayabiliyor. Ancak uzmanlara göre bu durum yalnızca kültürel bir alışkanlık değil; yemek saatleri, vücudun biyolojik düzenini doğrudan etkileyen önemli bir sağlık faktörü olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, özellikle geç saatlerde yemek yemenin uyku kalitesinden kilo kontrolüne, metabolizma hızından enerji seviyesine kadar birçok sistemi etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre doğru zamanda yemek yemek, ne yediğiniz kadar önemli hale geliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-4.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Geç Saatte Yemek Yemek Vücudun Dengesini Bozabiliyor</h2>

<p>Uzmanların dikkat çektiği en önemli konulardan biri, gece geç saatlerde tüketilen yemeklerin vücudun doğal biyolojik ritmini olumsuz etkileyebilmesi. İnsan vücudu gün ışığına göre çalışan bir sisteme sahip olduğu için akşam saatlerinde metabolizma doğal olarak yavaşlamaya başlıyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Gece geç saatlerde yemek yenildiğinde ise vücut bunu “hala aktif olunması gerekiyor” şeklinde algılıyor. Bu durum sirkadiyen ritim adı verilen biyolojik saatin şaşmasına neden olabiliyor. Özellikle uyumadan hemen önce tüketilen ağır yemeklerin sindirimi zorlaştırdığı, uyku kalitesini düşürdüğü ve gece boyunca yağ yakım sürecini yavaşlattığı belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre akşam yemeği ile uyku arasında en az 3 saatlik bir süre bırakılması gerekiyor. Örneğin gece saat 24.00 civarında uyuyan bir kişinin akşam yemeğini en geç 21.00’de tamamlaması öneriliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (5)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-5.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanlar 12 Saatlik Beslenme Düzenine Dikkat Çekiyor</h2>

<p>Sağlıklı yaşam ve uzun ömür üzerine çalışan uzmanların son dönemde en çok üzerinde durduğu konulardan biri de “zaman kısıtlı beslenme” modeli. Bu yöntemde gün içerisindeki tüm öğünlerin yaklaşık 12 saatlik bir zaman aralığında tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (8)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-8.jpg" width="1280" /></p>

<p>Örneğin sabah kahvaltısını saat 08.00’de yapan bir kişinin son öğününü akşam 20.00 civarında tamamlaması tavsiye ediliyor. Böylece vücut gece boyunca daha uzun süre aç kalarak dinlenme ve yağ yakma moduna geçebiliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (13)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-13.jpg" width="1280" /></p>

<p>Beslenme uzmanlarına göre akşam yemeği ile ertesi gün kahvaltısı arasındaki sürenin uzun olması metabolizmanın daha verimli çalışmasına yardımcı olabiliyor. Özellikle gece boyunca sindirim sisteminin dinlenmesi, kan şekeri dengesinin korunması ve kilo kontrolünün desteklenmesi açısından bu düzenin önemli olduğu ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (7)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-7.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Kaloriyi Günün İlk Yarısında Almak Daha Avantajlı Olabilir</h2>

<p>Araştırmalar, insan vücudunun sabah ve öğle saatlerinde besinleri işlemeye daha yatkın olduğunu gösteriyor. Bu nedenle uzmanlar, günlük kalorinin büyük bölümünün günün erken saatlerinde alınmasının daha sağlıklı olabileceğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (6)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-6.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kahvaltı ve öğle öğünlerinde dengeli ve yeterli beslenmenin enerji seviyesini koruduğu, akşam yemeğinin ise daha hafif tutulmasının sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Özellikle uzun yaşam üzerine yapılan araştırmalarda dikkat çeken ortak noktalardan biri de 100 yaşını aşan kişilerin çoğunda hafif akşam yemeği alışkanlığının bulunması. Uzmanlar, uzun yaşayan bireylerin genellikle erken saatlerde yemek yediğini ve gece boyunca uzun bir açlık süresi bıraktığını aktarıyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (10)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-10.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Gece Geç Saatte Yemek Yemenin Olası Etkileri</h2>

<p>Uzmanlara göre sürekli geç saatlerde yemek yemek şu sorunlara yol açabiliyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Uyku kalitesinde düşüş</li>
 <li>Sabah yorgun uyanma</li>
 <li>Sindirim problemleri</li>
 <li>Gece reflüsü ve mide rahatsızlıkları</li>
 <li>Metabolizmanın yavaşlaması</li>
 <li>Kilo alma riskinin artması</li>
 <li>Kan şekeri dengesinin bozulması</li>
</ul>

<p>Özellikle ağır, yağlı ve yüksek kalorili yemeklerin gece geç saatlerde tüketilmesinin vücuda ekstra yük bindirdiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (9)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-9.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Herkes İçin Aynı Yemek Saati Uygun Olmayabilir</h2>

<p>Uzmanlar, ideal yemek saatlerinin kişiden kişiye değişebileceğini de vurguluyor. Yoğun çalışma temposu, vardiyalı sistemde çalışanlar, geç saatlerde spor yapan kişiler veya farklı uyku düzenine sahip bireyler için standart bir beslenme planı her zaman uygulanabilir olmayabiliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (12)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-12.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bazı kişiler sabah erken saatlerde yoğun iştah hissederken, bazıları güne daha hafif başlayabiliyor. Bu nedenle beslenme düzeninin kişinin yaşam tarzına, sağlık durumuna ve günlük temposuna göre şekillendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Ancak genel görüş; akşam yemeğinin çok geç saatlere bırakılmaması, uyumadan birkaç saat önce tamamlanması ve gece boyunca sindirim sistemine dinlenme fırsatı verilmesi yönünde birleşiyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği İçin En Sağlıklı Saat Açıklandı! Uzmanlardan 12 Saat Kuralı (11)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-11.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Sağlıklı Bir Akşam Yemeği Düzeni İçin Öneriler</h2>

<p>Uzmanların önerdiği sağlıklı akşam yemeği alışkanlıkları şu şekilde sıralanıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Akşam yemeğini uyumadan en az 3 saat önce bitirin</li>
 <li>Gece ağır ve yağlı yemeklerden kaçının</li>
 <li>Günlük kalorinin büyük kısmını sabah ve öğle saatlerinde tüketin</li>
 <li>Akşam öğününü daha hafif planlayın</li>
 <li>Yemek sonrası hemen uzanmayın</li>
 <li>Düzenli uyku saatleri oluşturmaya çalışın</li>
 <li>Öğünlerinizi yaklaşık 12 saatlik bir zaman aralığında tamamlamaya özen gösterin</li>
</ul>

<p>Uzmanlara göre küçük görünen bu alışkanlıklar bile uzun vadede hem metabolizma sağlığı hem de yaşam kalitesi üzerinde önemli fark yaratabiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mynet.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>LIFE, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-icin-en-saglikli-saat-aciklandi-uzmanlardan-12-saat-kurali-1.jpg" type="image/jpeg" length="51985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akşam yemeğini bu saatte yiyen yaşadı!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/aksam-yemegini-bu-saatte-yiyen-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/aksam-yemegini-bu-saatte-yiyen-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşam yemeği alışkanlığının enerji dengesi ve uyku kalitesi üzerinde önemli rol oynadığı ifade edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yaşam ve beslenme üzerine çalışan uzmanlar, özellikle gece geç saatlerde yemek yemenin vücudun biyolojik ritmini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi Longevity Institute Direktörü Valter Longo’ya göre akşam yemeği ile uyku arasında en az 3 saatlik bir boşluk bırakılması gerekiyor. Örneğin gece 24.00’te uyuyan bir kişinin son öğününü en geç 21.00 civarında tamamlaması öneriliyor.</p>

<h2>GEÇ SAATTE YEMEK YEMEK VÜCUDA “UYUMA” SİNYALİNİ GECİKTİRİYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre geç saatlerde yemek yemek, vücudun gündüzden gece moduna geçişini yöneten sirkadiyen ritmi bozabiliyor. Çünkü vücut geç saatte gelen kalorileri, hala aktif olunması gerektiği şeklinde algılayabiliyor.</p>

<p>Bu durum yalnızca uyku kalitesini değil, enerji kullanımını da etkileyebiliyor. Uzmanlar, uyumadan hemen önce yemek yemenin metabolizmanın yağ yakım sürecini yavaşlatabileceğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği (1)" class="detail-photo img-fluid" height="359" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-1.jpeg" width="640" /></p>

<h2>12 SAATLİK BESLENME ARALIĞI ÖNE ÇIKIYOR</h2>

<p>Beslenme uzmanlarının dikkat çektiği bir diğer konu ise “zaman kısıtlı beslenme” modeli. Bu yöntemde gün içindeki tüm öğünler yaklaşık 12 saatlik bir zaman aralığına sığdırılıyor.</p>

<p>Surrey Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Adam Collins’e göre akşam yemeğiyle ertesi günkü kahvaltı arasındaki açlık süresi uzadığında vücut yağ yakımına daha kolay geçebiliyor. Uzmanlar, bu durumun metabolik sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ve kilo kontrolünü destekleyebileceğini düşünüyor.</p>

<h2>KALORİLERİ GÜNÜN İLK YARISINDA TÜKETMEK DAHA AVANTAJLI OLABİLİR</h2>

<p>Uzmanlara göre vücut günün erken saatlerinde gelen besinleri işlemeye daha yatkın oluyor. Bu nedenle kahvaltı ve öğle yemeğinde daha dengeli beslenmenin, akşam öğününü hafif tutmanın daha sağlıklı olabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzun yaşayan insanların beslenme alışkanlıklarını inceleyen araştırmalarda da benzer sonuçlar dikkat çekiyor. Özellikle 100 yaşını aşan kişilerde hafif akşam yemeği yeme alışkanlığının yaygın olduğu belirtiliyor. Bu kişilerin genellikle akşam yemeğinden sonra kahvaltıya kadar yaklaşık 12 saatlik bir ara verdiği aktarılıyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-2.jpg" width="1200" /></p>

<h2>HERKES İÇİN AYNI DÜZEN GERÇEKÇİ OLMAYABİLİR</h2>

<p>Bununla birlikte uzmanlar, herkesin yaşam düzeninin farklı olduğuna da dikkat çekiyor. Yoğun iş temposu, geç saatlerde yapılan sporlar veya günlük rutinler nedeniyle bazı kişiler için erken akşam yemeği her zaman uygulanabilir olmayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca sabah saatlerinde büyük porsiyonlarla beslenmenin birçok kişi için zorlayıcı olabileceği belirtiliyor. Çünkü vücut uyandıktan sonra zaten enerji üretmeye başlıyor ve açlık hissi daha düşük olabiliyor.</p>

<p><img alt="Akşam Yemeği (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="150" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-1-1.jpg" width="335" /></p>

<p>Uzmanlara göre ideal düzen; öğünleri yaklaşık 12 saatlik bir zaman dilimine yaymak ve akşam yemeğini uyumadan birkaç saat önce tamamlamak. Bunun dışında kişisel ihtiyaçlar, uyku kalitesi ve sağlık durumu doğrultusunda daha esnek bir yaklaşım benimsenebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mynet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/aksam-yemegini-bu-saatte-yiyen-yasadi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/aksam-yemegi-3.jpg" type="image/jpeg" length="10321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salihli’nin sağlık yatırımları için geri sayım]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/salihlinin-saglik-yatirimlari-icin-geri-sayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/salihlinin-saglik-yatirimlari-icin-geri-sayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salihli’de sağlık yatırımları hız kesmeden devam ederken, yapımı süren ve hizmete girecek projeler yerinde incelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yavuz Uçar ile birlikte Salihli’de bir dizi ziyarette bulundu. Heyet ilk olarak yakın zamanda hizmete açılması planlanan Salihli İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasını ziyaret etti. Aile Sağlığı Merkezi ile Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun da yer alacağı binada incelemelerde bulunan Zeren, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p><img alt="691146886 1383347547154042 7986105536474442786 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/691146886-1383347547154042-7986105536474442786-n.jpg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında daha sonra yapımında sona yaklaşılan 400 Yataklı Salihli Devlet Hastanesi inşaat alanına geçen heyet, şantiyede devam eden çalışmaları yerinde değerlendirdi. Hastane yöneticileri ve firma yetkililerinden bilgi alan İl Sağlık Müdürü Zeren, projenin son durumu hakkında detaylı incelemelerde bulundu.</p>

<p><img alt="691149809 1383201727168624 973144449511236654 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/691149809-1383201727168624-973144449511236654-n.jpg" width="2048" /></p>

<p>Ziyaretlere Salihli İlçe Sağlık Müdürü Dr. Sezgin Güleç ile Salihli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Gürkan Dericioğlu da eşlik etti.</p>

<p><img alt="690864523 1383347530487377 2341641872052334627 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/690864523-1383347530487377-2341641872052334627-n.jpg" width="2048" /></p>

<p>Yetkililer, her iki projenin de tamamlanmasıyla birlikte Salihli’de sağlık hizmetlerinin kapasite ve kalitesinin önemli ölçüde artacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="689832903 1383201697168627 7484396210936367245 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/689832903-1383201697168627-7484396210936367245-n.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="690025752 1383201717168625 1397073187204278921 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/690025752-1383201717168625-1397073187204278921-n.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="689374405 1383347570487373 4444568848433145738 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/689374405-1383347570487373-4444568848433145738-n.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="689476594 1383347477154049 8233764601815197100 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/689476594-1383347477154049-8233764601815197100-n.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="687924557 1383201747168622 3482233483450582753 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/687924557-1383201747168622-3482233483450582753-n.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="689006157 1383201750501955 8992176732059722238 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/689006157-1383201750501955-8992176732059722238-n.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="686410960 1383201743835289 3864202290221663475 N" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/686410960-1383201743835289-3864202290221663475-n.jpg" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ONAY OZAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/salihlinin-saglik-yatirimlari-icin-geri-sayim</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/15-nisan-20.png" type="image/jpeg" length="48048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece nöbetinde şiddet…Eczanede korkutan olay]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/gece-nobetinde-siddeteczanede-korkutan-olay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/gece-nobetinde-siddeteczanede-korkutan-olay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaşehir’de nöbetçi eczanede yaşanan darp girişimi, sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti bir kez daha gündeme taşıdı. Emine Eczanesi’nde muadil ilaç nedeniyle çıktığı belirtilen olayda yaşananlar tepki topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuya ilişkin açıklama yapan Manisa Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Ecz. Duygu Elmas Mutlu, yaşanan saldırının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Mutlu, “Alaşehir ilçemizde nöbet hizmeti sırasında bir eczanede yaşanan darp girişimi, meslektaşlarımıza yönelik şiddetin ne denli tehlikeli bir noktaya ulaştığını açıkça göstermektedir. Gece boyunca halk sağlığı için hizmet veren bir eczanede böyle bir olayın yaşanması hepimizi derinden üzmüştür” dedi.</p>

<p>Eczanelerin sağlık sistemindeki kritik rolüne dikkat çeken Mutlu, “Eczaneler, vatandaşlarımızın en kolay ulaştığı sağlık birimleridir. Eczacılar ise yalnızca ilaç temin eden değil, aynı zamanda hastayı bilgilendiren ve tedavi sürecine katkı sunan sağlık profesyonelleridir. Bu nedenle eczacılara yönelik her türlü şiddet, sadece bireysel bir saldırı değil, toplum sağlığına yönelmiş ciddi bir tehdittir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Son dönemde artan şiddet olaylarının kaygı verici olduğunu belirten Mutlu, “Sağlık sisteminde yaşanan sorunların sorumluluğunun sahada fedakârca görev yapan eczacılara yüklenmesi kabul edilemez. Özellikle muadil ilaç uygulamaları gibi mevzuat gereği yürütülen süreçler nedeniyle meslektaşlarımızın hedef haline getirilmesi, bu tür olayların artmasına neden olmaktadır” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililere çağrıda bulunan Mutlu, “Eczanelerde yaşanan şiddetin önlenmesi için caydırıcı yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi, mevcut yaptırımların güçlendirilmesi ve eczacılarımızın güvenli çalışma ortamlarına kavuşmasının sağlanması şarttır” dedi.</p>

<p>Topluma da sağduyu çağrısı yapan Mutlu, “Sağlık çalışanlarına yönelik saygı ve anlayışın yeniden güçlendirilmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki eczacılara yönelen her şiddet, toplumun sağlığına vurulmuş bir darbedir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Mutlu, eczacıların her koşulda görevlerinin başında olmaya devam edeceğini belirterek, “Ancak güvenli çalışma ortamı sağlanmadan bu hizmetin sürdürülebilirliği mümkün değildir. Tüm yetkilileri acil önlem almaya davet ediyor, eczanelere yönelik her türlü şiddeti en güçlü şekilde kınıyoruz” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ONAY OZAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALAŞEHİR, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/gece-nobetinde-siddeteczanede-korkutan-olay</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/15-nisan-19.png" type="image/jpeg" length="65347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp dünyasını sarsan olay! Tam 8 kilo ağırlığında, 50 santim boyunda...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/tip-dunyasini-sarsan-olay-tam-8-kilo-agirliginda-50-santim-boyunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/tip-dunyasini-sarsan-olay-tam-8-kilo-agirliginda-50-santim-boyunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi'nde yapılan 30 dakikalık operasyonla Mustafa Doğan'ın 8 kiloluk böbreği alındı. 50 santime ulaşan böbrek görenleri şaşırttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan 61 yaşındaki Mustafa Doğan, yıllardır genetik polikistik böbrek hastalığı ile mücadele ediyor. Hastalığı nedeniyle işlevini yerine getiremeyen böbrek 50 santim büyüklüğünü ve 8 kilo ağırlığını aşmaya başladı.</p>

<p><img alt="Normalde 150 gramken onda 8 kiloya ulaştı! Yılların yüküydü ameliyatla kurtuldu" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/4/29/normalde-150-gramken-onda-8-kiloya-ulasti-yillarin-yukuydu-ameliyatla-kurtuldu-1787292_202604291047_20260429104714_1.jpg" width="100%" /></p>

<h3>8 KİLO AĞIRLIĞINI AŞMIŞTI</h3>

<p>Karnındaki şişlik ve ağırlık giderek artan, diğer organları da tehlikeye giren Mustafa Doğan, son olarak Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvurdu. Doğan, hastanede Nefroloji Uzmanı Dr. Mehmet Tuncay ile Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Yücel Yüksel tarafından muayene edildi. Yapılan muayene ve tetkiklerin ardından riskli bir ameliyatla 50 santim büyüklüğünü ve 8 kilo ağırlığını aşan böbreğin alınmasına karar verildi. Ameliyata alınan Doğan, yaklaşık 30 dakika süren operasyonun ardından karnındaki şişlik ve yükten kurtularak kısa sürede sağlığına kavuştu. Doğan'ın, nakil olana kadar diyalize girmeye devam edeceği öğrenildi.</p>

<p><img alt="Normalde 150 gramken onda 8 kiloya ulaştı! Yılların yüküydü ameliyatla kurtuldu" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/4/29/normalde-150-gramken-onda-8-kiloya-ulasti-yillarin-yukuydu-ameliyatla-kurtuldu-1787292_202604291047_20260429104714_2.jpg" width="100%" /></p>

<h3>"BÖBREĞİN TAMAMINI KİSTLERLE DOLDURAN BİR HASTALIK"</h3>

<p>Yapılan operasyonla ilgili bilgi veren Nefroloji Uzmanı Dr. Mehmet Tuncay, "Genetik Polikistik böbrek hastalığı dediğimiz bir böbrek hastalığı var. Bu hastalık böbrek yetmezliğinin en önemli sebeplerinden biri. Bu hastalık genetik bir sebep nedeniyle böbreği çok büyüten, tamamını kistlerle dolduran ilginç bir hastalık. Erken tanıda tedavi edilebilir ama gecikme durumunda diyaliz tedavisi kaçınılmaz oluyor. Böbrek çok büyük olduğu ve riskli olduğu için bu tür operasyonları yapan hekim ve merkez sayısı az. Biz de muayeneden sonra hastamıza böbreği çıkarmayı teklif ettik. Yücel hocamızın operasyonu gayet başarılı geçti. Ameliyat çok kısa sürdü ve hastamızın karnından yaklaşık 50 santim uzunluğunda, 8 kilo ağırlığında bir böbrek çıkardık. Sonrasında da hastamızda ciddi bir rahatlama sağladık. Bu operasyon hastamızı rahatlatmakla beraber hemodiyalizden kurtarmayacak ama gelecekte nakil tedavisi için büyük bir fırsat sunacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>"HASTAMIZIN DURUMU İYİ"</h4>

<p>Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Yücel Yüksel ise operasyonun çok kısa sürdüğünü belirterek, "Hastamız polikistik böbrek hastası. Bu hastalıkta böbrekler normalden çok daha fazla büyüyor. Bu hastamızda da 50 santim uzunluğuna kadar gelmişti. Böbrek bu kadar büyüyünce diğer organlara da bası yapıyordu. Hastanın nefes almasını dahi engelliyor, bağırsak alışkanlıklarını, beslenmesini bozuyordu. Bizim ameliyatımız 20-25 dakika sürdü. Bu kadar büyük bir böbrek için bu çok iyi bir süre. Yılların verdiği tecrübe ve hastanemizin sunduğu imkanlar sayesinde bu operasyonu yaptık. Hastamızın durumu gayet iyi" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Normalde 150 gramken onda 8 kiloya ulaştı! Yılların yüküydü ameliyatla kurtuldu" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/4/29/normalde-150-gramken-onda-8-kiloya-ulasti-yillarin-yukuydu-ameliyatla-kurtuldu-1787292_202604291047_20260429104714_3.jpg" width="100%" /></p>

<h4>"KENDİMİ KUŞ GİBİ HAFİF HİSSEDİYORUM"</h4>

<p></p>

<p>Yıllar sonra karnındaki şişlik ve ağırlıktan kurtulduğunu söyleyen Mustafa Doğan da, "Ben yıllardır böbrek hastasıyım. Ameliyat sonrası kendimi kuş gibi hafif hissediyorum. Daha önce nefes alamazdım, yürüyemezdim. Böbrek diğer organlarımıza baskı yapardı. Karnımda 8 kiloluk böbrek vardı. Yani yıllardır hamile bir kadın gibi şişliğim vardı. Doktorlarımız ve hastanemize teşekkür ediyorum. Yani normal bir böbrek yarım kilo bile yoktur ama benimki 8 kiloyu aşmıştı. Yürürken, eğilirken, doğrulurken, lavaboya giderken çok zorlanırdım. Şimdi daha iyiyim" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/tip-dunyasini-sarsan-olay-tam-8-kilo-agirliginda-50-santim-boyunda</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/tip-dunyasini-sarsan-olay-tam-8-kilo-agirliginda-50-santim-boyunda.png" type="image/jpeg" length="39060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grip sanmayın, mevsimin sinsi tuzağı olabilir! Uzman isimden "20 gün" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/grip-sanmayin-mevsimin-sinsi-tuzagi-olabilir-uzman-isimden-20-gun-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/grip-sanmayin-mevsimin-sinsi-tuzagi-olabilir-uzman-isimden-20-gun-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava sıcaklıklarının ani değişimiyle birlikte hapşırma, burun tıkanıklığı ve nefes darlığı gibi mevsimsel alerji şikayetleri yeniden tırmanışa geçti. Şikayetlerin şiddetlenmesini önlemek için tedavinin semptomlar başlamadan en az 20 gün önce yapılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, alerjik bünyeye sahip vatandaşlar için hayati önem taşıyan korunma yollarını sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Değişen havalar nedeniyle sıcaklık bir yükselip bir düşerken, mevsimsel alerji vakaları da artış gösterdi. <strong>Hapşırma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, öksürük, nefes darlığı yaşayanlar </strong>dikkat! İşte dikkat edilmesi gerekenler…</p>

<p><strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü,</strong> kıştan yaza ve bahardan yaza geçiş dönemlerinde farklı polenlere bağlı olarak alerjik yakınmaların hızla arttığını belirtti.</p>

<p><img alt="Hapşırma, burun tıkanıklığı, nefes darlığı yaşayanlar dikkat! Alerji vakaları mevsim değişimi ile geri döndü" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/5/1/hapsirma-burun-tikanikligi-nefes-darligi-yasayanlar-dikkat-alerji-vakalari-mevsim-deg-1787727_202605011111_20260501111107_1.jpg" width="100%" /></p>

<p></p>

<h3>“DUYARLILIK DEĞİŞEBİLİR”</h3>

<p>Özlü, “<strong>Mevsimi değişir kişiden kişiye her hastada aynı olmuyor. Bazı hastalar yaz döneminde olabilir bazılarında bahar döneminde olabilir. Mevsimler alerjiler genelde polenle ilişkilidir. Ama bazen de ev tozları ya da funguslar gibi mevsimsel iklim şartlarına bağlı olarak yoğunluk değiştiği için bu tür alerjenlere karşı da semptomlar ve duyarlılık mevsimsel olarak değişebilir”</strong> dedi.</p>

<p><img alt="Hapşırma, burun tıkanıklığı, nefes darlığı yaşayanlar dikkat! Alerji vakaları mevsim değişimi ile geri döndü" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/5/1/hapsirma-burun-tikanikligi-nefes-darligi-yasayanlar-dikkat-alerji-vakalari-mevsim-deg-1787727_202605011111_20260501111107_2.jpg" width="100%" /></p>

<h3>“20 GÜN ÖNCE TEDAVİYE BAŞLAMAK GEREK”</h3>

<p><strong>“Mevsimden 15-20 gün önce aslında alerji tedavisine başlamak ve yoğunlaştırmakta fayda var.</strong> Mevsim bittikten sonra da tedavi azaltılabilir ya da tamamen kesilebilir” diye uyaran uzman isim, pek çok alerjenden tamamen korunmanın mümkün olmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</h4>

<p>Prof. Dr. Özlü, dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>Rüzgarlı havalarda daha dikkatli olmak ve dışarıya çıkmamak gerektiğini söylüyoruz. Evde de olsalar kapıyı, pencereyi açmamalarını balkona çıkmamalarını söylüyoruz. Mümkün olduğu kadar kapalı ortamda polen yükünü geçirmelerinde fayda var. Eğer dışarı çıkmak da gerekiyorsa özellikle filtreli maske dediğimiz N95 ve N97 türü takarlarsa bu polenler maskede tutulur ve kendileri açısından güvenli olur.</p>

<p><img alt="Hapşırma, burun tıkanıklığı, nefes darlığı yaşayanlar dikkat! Alerji vakaları mevsim değişimi ile geri döndü" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/5/1/hapsirma-burun-tikanikligi-nefes-darligi-yasayanlar-dikkat-alerji-vakalari-mevsim-deg-1787727_202605011111_20260501111107_4.jpg" width="100%" /></p>
</blockquote>

<p><em>Alerjinin artmaması için neler yapılmalı?</em></p>

<figure>
<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Öneri</th>
   <th>Açıklama</th>
   <th>Ek Bilgi</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Dikkatli Olma</td>
   <td>Rüzgarlı havalarda daha dikkatli olunmalıdır.</td>
   <td>Dışarıya çıkmamak tercih edilmelidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ev İçi Önlemler</td>
   <td>Kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır.</td>
   <td>Balkona çıkılmamalıdır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Polen Yükünden Korunma</td>
   <td>Mümkün olduğu kadar kapalı ortamlarda bulunulmalıdır.</td>
   <td>Bu şekilde polen yükü azaltılır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Dışarı Çıkma Gerekliliği</td>
   <td>Dışarı çıkmak gerekiyorsa özel önlem alınmalıdır.</td>
   <td>Filtreli maske (N95 ve N97 türü) kullanılmalıdır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Maske Faydası</td>
   <td>Filtreli maskeler polenleri tutar.</td>
   <td>Kullanıcılar açısından güvenli bir ortam sağlar.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>
</figure>

<h4>“ENFEKSİYON TETİKLİYOR”</h4>

<p>Özlü, "<strong>Henüz kıştan kalma enfeksiyon ve bunlara bağlı şikayetler tam geçmiş değil. Biz viral enfeksiyonları görmeye devam ediyoruz. İnfluenza dediğimiz grip artık yok azaldı. Diğer solunum yolu virüsleri hala yoğun olarak görülüyor. </strong>Şu anda ortaya çıkan semptomların bir kısmı alerjenlere bağlı ama bir kısmı da enfeksiyonlara bağlı. Enfeksiyon sonrası da alerjik tetikleniyor yani bu ikisi aslında bir arada da görülebiliyor. Mevsimsel alerjilerde günümüzde süre uzadı ve yoğunluk arttı” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/grip-sanmayin-mevsimin-sinsi-tuzagi-olabilir-uzman-isimden-20-gun-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/grip-sanmayin-mevsimin-sinsi-tuzagi-olabilir-uzman-isimden-20-gun-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="46605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sunat’tan Salihli Devlet Hastanesi tepkisi…  ‘Hayırseverlerin vasiyetini mi satıyorsunuz?’]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sunattan-salihli-devlet-hastanesi-tepkisi-hayirseverlerin-vasiyetini-mi-satiyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/sunattan-salihli-devlet-hastanesi-tepkisi-hayirseverlerin-vasiyetini-mi-satiyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Salihli Devlet Hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasını sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arazinin geçmişine dair çarpıcı bir gerçeği gündeme taşıyan Sunat, hastane arazisinin hayırseverlerin "şartlı bağışı" olduğu iddiasını dile getirdi. Sunat, Sağlık Bakanlığı’nı bu iddialara yanıt vermeye çağırarak, "Şartlı bağış emanettir, emanete hıyanet edilir mi?" diye sordu.</p>

<p><img alt="686321178 27323916777212067 7052795118782552300 N-1" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/686321178-27323916777212067-7052795118782552300-n-1.jpg" width="2048" /></p>

<p><strong>SİZ ARAZİ DEĞİL, HAYIRSEVERLERİN VASİYETİNİ SATIYORSUNUZ</strong></p>

<p>Özelleştirme kararının hukuki ve vicdani boyutlarına dikkat çeken Sunat, Sağlık Bakanlığı’na şu sözlerle yüklendi; "Siz Salihli'de bir araziyi satışa çıkarmıyorsunuz; helal lokmayı, iyi niyetleri, hayırseverlerin vasiyetini satıyorsunuz. Bakanlık bürokratları bu koşulları bilmeden nasıl tepeden inmeci özelleştirme kararı alabiliyor? Devlet hayırseverden devraldığı sorumluluğu nasıl satışa çıkarır? Şartlı bağış emanet değil midir?" dedi.</p>

<p><img alt="5051F8F2 C5D9 4Df4 Aa6D 9Bd4Ede36B5A" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/5051f8f2-c5d9-4df4-aa6d-9bd4ede36b5a.jpg" width="1600" /></p>

<p><strong>YENİSİ BİTMEDEN ESKİSİNİ SATAN DÜNYADA BAŞKA BİR YER YOK</strong></p>

<p>Yeni hastane inşaatının henüz yarısının bile tamamlanmadığını, tam ve eksiksiz şekilde 2027’den önce açılmasının da zor olduğunu belirten Sunat, "Dünyanın neresinde yenisi yapılmadan eski hastane satışa çıkarılır? Salihli halkını inşaat halindeki binada sağlık hizmeti almaya mecbur bırakamazsınız" diyerek, halkın sağlığının özelleştirme gelirine feda edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>SUNAT’TAN SALİHLİ İÇİN KAMUSAL ÇÖZÜM ÖNERİSİ</strong></p>

<p>Konuşmasında sadece eleştiriyle yetinmeyen Şenol Sunat, söz konusu arazinin ranta kurban edilmesi yerine Salihli’nin diğer kamusal ihtiyaçları için değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek somut çözüm önerilerini sıraladı: "Salihli'de İŞKUR, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Şefliği hala kiralık binalarda hizmet veriyor. Kütüphanemiz derme çatma bir halde. Eğer bir fayda sağlamak istiyorsanız, bu araziyi yeni hastane bittikten sonra bahsettiğim kamu binaları için kullanın. Hukuku tanıyın, hayırseverlerin vasiyetine sahip çıkın."</p>

<p><strong>HAYIRSEVERLER DEVLETE NASIL GÜVENECEK?</strong></p>

<p>Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkinin güven ve hukuk üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Sunat, yapılan hukuksuzluğun gelecekteki bağışçıları da küstüreceğini belirterek, "Yarın bu ülkede hangi vatansever çıkıp da 'Devletime okul, hastane yapayım' diyecek? Bu organize rant hırsına derhal son verin" çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ONAY OZAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, SALİHLİ</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sunattan-salihli-devlet-hastanesi-tepkisi-hayirseverlerin-vasiyetini-mi-satiyorsunuz</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/15-nisan-14.png" type="image/jpeg" length="74862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En sağlıklı sebze belli oldu: Ispanak ve brokoliyi geride bıraktı]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lif, vitamin ve mineral açısından zengin su teresi, bağışıklık sisteminden kalp sağlığına kadar birçok alanda vücuda destek sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlara göre tüm sebzeler faydalı olsa da bazıları içerdiği vitamin, mineral ve antioksidanlar sayesinde adeta birer besin deposu olarak öne çıkıyor. Yüksek lif oranları ve düşük kalori değerleriyle dikkat çeken bu sebzeler, kronik hastalıklara karşı koruyucu etki gösterirken vücudun günlük ihtiyaçlarını da büyük ölçüde karşılıyor.</p>

<h2>5. ISPANAK: K VİTAMİNİ DEPOSU</h2>

<p><img alt="En Saglikli Sebze Belli Oldu Ispanak Ve Brokoliyi Geride Birakti (1)" class="detail-photo img-fluid" height="510" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti-1.jpeg" width="510" /></p>

<p>Yapraklı yeşillikler arasında önemli bir yere sahip olan ıspanak, güçlü besin içeriğiyle dikkat çekiyor. Sadece 30 gram (yaklaşık bir bardak) çiğ ıspanak, günlük K vitamini ihtiyacının yüzde 120’sini, A vitamini ihtiyacının ise yüzde 16’sını karşılayabiliyor. İçerdiği antioksidanlar sayesinde kanser riskini azaltmaya yardımcı olduğu da biliniyor.</p>

<h2>4. HAVUÇ: BETA KROTEN GÜCÜ</h2>

<p><img alt="En Saglikli Sebze Belli Oldu Ispanak Ve Brokoliyi Geride Birakti (3)" class="detail-photo img-fluid" height="404" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti-3.jpg" width="612" /></p>

<p>Canlı turuncu rengini beta-karotenden alan havuç, vücutta A vitaminine dönüşerek özellikle göz ve hücre sağlığına katkı sağlıyor. Bir bardak havuç, günlük A vitamini ihtiyacının yüzde 119’unu karşılamanın yanı sıra C vitamini ve potasyum açısından da zengin bir kaynak sunuyor. 57 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırma, haftada 2 ila 4 havuç tüketen bireylerde kolorektal kanser riskinin yüzde 17 daha düşük olduğunu ortaya koydu.</p>

<h2>3. BROKOLİ: ENFLAMASYON DÜŞMANI</h2>

<p><img alt="En Saglikli Sebze Belli Oldu Ispanak Ve Brokoliyi Geride Birakti (2)" class="detail-photo img-fluid" height="225" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti-2.jpg" width="225" /></p>

<p>Brokoli, içerdiği zengin vitamin ve bileşenlerle sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sadece bir bardak brokoli, günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 90’ını, K vitamini ihtiyacının ise yüzde 77’sini karşılayabiliyor. Brokoliyi öne çıkaran en önemli özellik ise “glukozinolat” ve onun türevi olan “sülforafan” bileşikleri. Bu maddelerin iltihabı azaltmaya yardımcı olduğu ve kalp hastalıkları ile bazı kanser türlerine karşı koruyucu etkiler sunduğu bilimsel çalışmalarla destekleniyor.</p>

<h2>2. SARIMSAK: KÜÇÜK AMA ETKİSİ BÜYÜK</h2>

<p><img alt="En Saglikli Sebze Belli Oldu Ispanak Ve Brokoliyi Geride Birakti (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti-5.jpg" width="1000" /></p>

<p>Binlerce yıldır hem mutfakta hem de tıbbi amaçlarla kullanılan sarımsak, düşük kalorisine rağmen oldukça zengin bir besin içeriğine sahip. Bir diş sarımsak yalnızca 4,5 kalori olmasına rağmen selenyum, C vitamini, B6 vitamini ve lif içeriyor. İçeriğindeki allisin maddesi, kan şekerini dengelemeye ve kalp sağlığını korumaya yardımcı olurken, laboratuvar çalışmalarında güçlü bir kanser karşıtı etki gösterebileceği de belirtiliyor.</p>

<h2>ZİRVEDE SU TERESİ</h2>

<p><img alt="En Saglikli Sebze Belli Oldu Ispanak Ve Brokoliyi Geride Birakti (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="145" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti-1-1.jpg" width="348" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Besin yoğunluğu açısından listenin zirvesine ise çoğu kişinin adını bile sık duymadığı su teresi yerleşti. Sadece 4 kalori içeren bir bardak su teresi, kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için kritik olan günlük K vitamini ihtiyacının yüzde 106’sını tek başına karşılayabiliyor.</p>

<p>Aynı zamanda C vitamini ile bağışıklık sistemini destekleyen, A vitaminiyle göz sağlığına katkı sağlayan bu yeşillik, güçlü fitokimyasallar içeriyor. Bu bileşiklerin çeşitli kanser türlerine karşı koruyucu etki oluşturabileceği ve antioksidan içeriği sayesinde hücre sağlığını desteklediği ifade ediliyor.</p>

<h2>TÜRKİYE'DE DOĞAL OLARAK YETİŞİYOR</h2>

<p>Su teresi, genellikle temiz ve yavaş akan su kaynaklarının bulunduğu bölgelerde yetişen çok yıllık bir bitki olarak biliniyor. Türkiye’de ise özellikle Karadeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde dere kenarları ve nemli alanlarda doğal olarak bulunabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, düşük kalorili olmalarına rağmen yüksek besin değerine sahip bu sebzelerin düzenli tüketilmesinin kalp sağlığından kan şekerine, iltihaplanmadan hücre yenilenmesine kadar pek çok alanda vücuda destek sağladığını vurguluyor. Bu nedenle sofralarda bu “gizli kahramanlara” daha fazla yer verilmesi öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mynet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/en-saglikli-sebze-belli-oldu-ispanak-ve-brokoliyi-geride-birakti-4.jpg" type="image/jpeg" length="40057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’ya sağlık takviyesi… Farklı branşlarda 15 yeni hekim atandı]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/manisaya-saglik-takviyesi-farkli-branslarda-15-yeni-hekim-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/manisaya-saglik-takviyesi-farkli-branslarda-15-yeni-hekim-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa, sağlık hizmetlerinde önemli bir takviye daha aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, 128. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü Kurası kapsamında kente yapılacak yeni hekim atamalarını duyurdu.</p>

<p>Yapılan açıklamaya göre Manisa’ya farklı branşlarda toplam 15 hekim görevlendirilecek. Atamalarla birlikte sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Görevlendirme kapsamında; 4 pratisyen hekim, 4 anestezi ve reanimasyon uzmanı, 2 kardiyoloji uzmanı, 2 çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, 1 deri ve zührevi hastalıkları uzmanı, 1 iç hastalıkları uzmanı ve 1 halk sağlığı uzmanı Manisa’daki sağlık kuruluşlarında görev yapacak.</p>

<p>Yeni atamalarla birlikte özellikle uzman hekim kadrosunun güçlendirilmesi ve vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı erişiminin sağlanması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamasında sağlık yatırımlarına değinen Yenişehirlioğlu, “Sağlık alanında elde edilen kazanımların artarak devam etmesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ONAY OZAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, SİYASET</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/manisaya-saglik-takviyesi-farkli-branslarda-15-yeni-hekim-atandi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/15-nisan-12.png" type="image/jpeg" length="70792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Bekir Başevirgen’den hastane arazileri tepkisi ‘Kamunun malı kamuda kalmalı’]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/chpli-bekir-basevirgenden-hastane-arazileri-tepkisi-kamunun-mali-kamuda-kalmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/chpli-bekir-basevirgenden-hastane-arazileri-tepkisi-kamunun-mali-kamuda-kalmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 32 ilde toplam 71 sağlık alanı ve tesisinin özelleştirme kapsamına alınarak satışa çıkarılmasına tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başevirgen, aktif olarak kullanılan ve halkın katkılarıyla yapılan devlet hastanelerinin satış listesine alınmasını eleştirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar sonrası açıklama yapan Başevirgen, söz konusu satışları “rant” kararı olarak nitelendirdi.</p>

<p>“270’ten Fazla Kamu Varlığı Satıldı”</p>

<p>İktidarın özelleştirme politikalarını eleştiren Başevirgen, “AKP’nin 24 yıllık iktidarında 270’ten fazla kurum, fabrika ve binlerce kamu taşınmazı yok pahasına satıldı. Türk Telekom, TÜPRAŞ, PETKİM, ERDEMİR ve TEKEL gibi stratejik kuruluşların da bu süreçte elden çıkarıldığını” ifade etti.</p>

<p>“Bütçedeki Açık Hastane Satışlarıyla Kapatılmak İsteniyor”</p>

<p>Başevirgen, iktidarın ekonomik politikalarını da eleştirerek, bütçede oluşan açığın hastane arazilerinin satışa çıkarılmasıyla kapatılmak istendiğini savundu. Şehir hastaneleri için verilen döviz bazlı garantiler ve yüksek kira bedellerine dikkat çeken Başevirgen, merkezi konumda bulunan değerli hastane arazilerinin satış listesine alındığını belirtti.</p>

<p>Manisa da Listede</p>

<p>Alınan karardan Manisa’nın da etkilendiğini belirten Başevirgen, “Özelleştirme kapsamında Saruhanlı Devlet Hastanesi ve Salihli Devlet Hastanesi de satış listesine alındı” dedi.</p>

<p>Saruhanlı’daki faal hastanenin merkezdeki arazisinin satılacağını, yerine ilçe dışında yeni bir hastane yapılmasının planlandığını ifade eden Başevirgen, Salihli Devlet Hastanesi’nin ise 1952’den bu yana halkın sağlık ihtiyacını karşılayan önemli bir kamu mirası olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu Araziler Atıl Değil”</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın “aktif hastaneler satılmayacak” yönündeki açıklamasına da değinen Başevirgen, satış listesine alınan alanların atıl değil, aktif olarak kullanılan ve şehirlerin en merkezi bölgelerinde yer alan alanlar olduğunu söyledi.</p>

<p>Başevirgen açıklamasında, “Yeni hastaneler tam kapasite hizmet vermeden mevcut alanların özelleştirme kapsamına alınması kamu yararına aykırıdır. Kamunun malı kamuda kalmalıdır. Bu alanlar halkın ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Yetkililere çağrıda bulunan Başevirgen, söz konusu kararın gerekçesinin, uygulanacak yöntemin ve sağlık hizmetlerinin nasıl sürdürüleceğinin kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ONAY OZAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, SİYASET</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/chpli-bekir-basevirgenden-hastane-arazileri-tepkisi-kamunun-mali-kamuda-kalmali</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/bekir-site-2.png" type="image/jpeg" length="66379"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
