<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sektör Gazetesi - Manisa'nın En Büyük Gazetesi</title>
    <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr</link>
    <description>Sektör Gazetesi, Manisa ve ilçeleri hakkında güncel haberler sunan bir haber sitesidir. Sitemizde yerel haberler, spor haberleri, ekonomi haberleri, kültür-sanat haberleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 16:53:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllardır böyle... Kendi evlerine girmeye korkuyorlar: 'Lütfen bize yardım edin!']]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/yillardir-boyle-kendi-evlerine-girmeye-korkuyorlar-lutfen-bize-yardim-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/yillardir-boyle-kendi-evlerine-girmeye-korkuyorlar-lutfen-bize-yardim-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari’nin Aşağıolukbaşı köyünde bir evi mesken tutan yılanlar nedeniyle kendi evlerine girmeye korkan ve uykusuz geceler geçiren aile, yetkililerden yardım bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köyde ikamet eden Özmen ailesi, uzun süredir konutlarının muhtelif noktalarında ortaya çıkan yılanlar nedeniyle tedirginlik yaşıyor.</p>

<p><img alt="Kendi Evlerine Adim Atamiyorlar Lutfen Bize Yardim Edin (2)" class="detail-photo img-fluid" height="740" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/kendi-evlerine-adim-atamiyorlar-lutfen-bize-yardim-edin-2.jpg" width="1290" /></p>

<p>Kendi imkanlarıyla yürüttükleri mücadeleden sonuç alamayan aile bireyleri, durumu yetkili mercilere bildirerek destek talep etti.<br />
Aile sakinlerinden Caner Özmen, evdeki yılan varlığı nedeniyle günlük hayatlarını sürdürmekte güçlük çektiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kendi Evlerine Adim Atamiyorlar Lutfen Bize Yardim Edin (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="801" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/kendi-evlerine-adim-atamiyorlar-lutfen-bize-yardim-edin-1-1.jpg" width="1290" /></p>

<p>Kendi evlerine girmekte dahi endişe duyduklarını dile getiren Özmen,</p>

<blockquote>
<p>"Uzun yıllardır evimiz adeta yılanların istilası altında. Kendi yuvamıza adım atarken bile büyük korku duyuyoruz. Gece saatlerinde bir yılanla karşılaşma endişesi yüzünden uyku düzenimiz tamamen bozuldu. Yılanlar, yapının çatı kısmındaki kuş yuvalarına kadar tırmanıyor. Bu durum sadece bizi değil, hayvanlarımızı da etkiledi; bugüne kadar bir koyunumuz yılan ısırması sonucu, çok sayıda güvercinimiz de yine yılanlar tarafından telef edildi. Hem maddi hem de manevi anlamda yıpranmış durumdayız"</p>
</blockquote>

<p>dedi.<br />
Sorunun kalıcı olarak çözüme kavuşturulmasını istediklerini belirten Özmen, uzman ekiplerce bölgede ilaçlama ve teknik inceleme yapılmasını beklediklerini aktardı.</p>

<p><img alt="Kendi Evlerine Adim Atamiyorlar Lutfen Bize Yardim Edin (3)" class="detail-photo img-fluid" height="712" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/kendi-evlerine-adim-atamiyorlar-lutfen-bize-yardim-edin-3.jpg" width="1290" /><br />
Köy sakinleri de özellikle çocukların güvenliği açısından durumun risk teşkil ettiğine dikkati çekerek, yetkili kurumların adrese yönlendirilecek ekipler vasıtasıyla yılanlara karşı kapsamlı bir çalışma başlatmasını istedi.<br />
Bölgedeki yılan yoğunluğunun mevsimsel şartlardan mı yoksa yapının fiziki mimarisinden mi kaynaklandığının belirlenmesi amacıyla inceleme yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/yillardir-boyle-kendi-evlerine-girmeye-korkuyorlar-lutfen-bize-yardim-edin</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/kendi-evlerine-adim-atamiyorlar-lutfen-bize-yardim-edin-1.png" type="image/jpeg" length="22672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İkinci el fırsatçısına ağır darbe! İlanı koyduğu fiyat başını yaktı]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/ikinci-el-firsatcisina-agir-darbe-ilani-koydugu-fiyat-basini-yakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/ikinci-el-firsatcisina-agir-darbe-ilani-koydugu-fiyat-basini-yakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, ikinci el Tesla Model Y aracını sıfır liste fiyatının üzerinde 2,8 milyon TL’ye satışa çıkaran fırsatçıya 325 bin TL idari para cezası uygulandığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı</strong>, ikinci el motorlu kara taşıtı piyasasında fahiş fiyat ve fırsatçılığın önüne geçmek amacıyla yürüttüğü denetimlere hız kesmeden devam ediyor. Bakanlık son olarak, sıfır kilometre liste fiyatının üzerinde ikinci el araç ilanı veren bir satıcıya ağır yaptırım uyguladı.</p>

<h3>FIRSATÇILIĞA 325 BİN LİRALIK FATURA</h3>

<p><strong>Ticaret Bakanlığı</strong> Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ikinci el araç piyasasında adil, şeffaf ve kurallara uygun ticaretin tesisi için denetimlerin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Kaplan, Ticaret Bakanlığı Otomotiv Ticareti Dairesi tarafından yapılan incelemeler neticesinde, ilgili satıcı hakkında "liste fiyatının üzerinde ilan verilmesi" kuralının ihlal edilmesi nedeniyle 325 bin TL idari para cezası uygulandığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="200" src="https://foto.haberler.com/haber/2026/07/31/20260731_aff0770140ca4e29b1d34301a9bc03a2.jpg" width="300" /></p>

<h3>CEZA KESİLEN İLAN ORTAYA ÇIKTI: 2.8 MİLYON TL'LİK TESLA</h3>

<p>Bekir Kaplan'ın alıntıladığı paylaşımdaki görselde yer alan detaylar, cezaya konu olan ilanı da gözler önüne serdi. Paylaşılan ekran görüntüsünde, tanınmış bir ilan platformunda satışa sunulan Tesla Model Y Standart (Juniper) marka aracın 2.800.000 TL fiyat etiketiyle ilana koyulduğu görülüyor. "Yeni kokusu üzerinde Tesla" başlığıyla, Tekin B. isimli satıcı tarafından açılan ilanın, aracın güncel sıfır liste fiyatını aştığı için Bakanlık radarına takıldığı anlaşıldı.</p>

<h3>"VATANDAŞIN HAKKINI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</h3>

<p>Açıklamasının sonunda piyasadaki fırsatçılara net bir uyarıda bulunan Kaplan, "Vatandaşlarımızın haklarını korumaya, piyasada fırsatçılığa ve mevzuata aykırı uygulamalara karşı gerekli tüm tedbirleri almaya devam edeceğiz." ifadelerini kullanarak, haksız kazanç sağlamaya çalışan işletme ve şahıslara yönelik denetimlerin tavizsiz süreceğinin mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABERLER.COM</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/ikinci-el-firsatcisina-agir-darbe-ilani-koydugu-fiyat-basini-yakti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ikinci-el-firsatcisina-agir-darbe-ilani-koydugu-fiyat-basini-yakti.png" type="image/jpeg" length="83874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sadece ismini verdi, hayatı kabusa döndü! Banka hesaplarına ve maaşına haciz konuldu]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sadece-ismini-verdi-hayati-kabusa-dondu-banka-hesaplarina-ve-maasina-haciz-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/sadece-ismini-verdi-hayati-kabusa-dondu-banka-hesaplarina-ve-maasina-haciz-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'da anket bahanesiyle adını alan kişilerce adına düzenlenen sahte senet yüzünden maaşına ve banka hesaplarına haciz konulan Zeynep Çalışkan, bilirkişi raporuyla haklılığını kanıtlayarak hukuk mücadelesini kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'da iki yıl önce çalıştığı iş yerine gelen kişilerin anket bahanesiyle adını ve soyadını aldığını belirten Zeynep Çalışkan, yardım isteğinin icra tuzağına dönüştüğünü iddia etti.</p>

<p>Anket kılıfı altında İngilizce hazırlık paketi satışı da yapılarak, adına sahte senet düzenlendiğini belirten Çalışkan, "Ben sadece ismimi ve soy ismimi vererek yardımcı olmak istedim. Ama meğer İngilizce paketi satmaları için senetmiş.<strong> Benim adımı kullanarak kimlik numaramı yazmışlar, numaramı taklit etmişler ve beni icraya verdiler.</strong> Maaşıma ve bütün banka hesaplarıma haciz geldi" dedi.</p>

<h3>GERÇEK, BİLİRKİŞİ RAPORUYLA ORTAYA ÇIKTI</h3>

<p>Haciz kararı sonrası vakit kaybetmeden avukata başvurarak dava açtıklarını ve icrayı durdurma kararı aldırdıklarını belirten Çalışkan, karşı tarafın imzanın gerçek olduğunu iddia ettiği ve davaya katılarak mahkeme sürecinde alınan imza sirkülerinin ardından İstanbul'dan gelen bilirkişi raporunun dolandırıcılığı belgelediğini belirtti.<strong> Raporda imzanın kendisine ait olmadığı ve kimlik numarasının senede sonradan eklendiğinin kesinleştiğini kaydeden Çalışkan, </strong>karşı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmesine rağmen mahkemenin kendisi lehine karar verdiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Anket için ismini verdi, hayatı karardı! Bilirkişi raporu gerçeği ortaya çıkardı" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/28/anket-icin-ismini-verdi-hayati-karardi-bilirkisi-raporu-gercegi-ortaya-cikardi-1805760_202607281328_20260728132851_1.jpg" width="100%" /></p>

<h3>"DÜŞÜK MEBLAĞLARDA UZLAŞMAYA ZORLUYORLAR"</h3>

<p>Aşama aşama kurulan tuzağı anlatan Çalışkan, internet sitelerinde benzer İngilizce seti şikayetlerinin çok fazla olduğunu belirterek, vatandaşları da uyardı. Çalışkan, "Üç harfli marketlere giderek bütün çalışanlardan anket bahanesiyle isim-soyisim alıyorlar, sonra senetleri kendileri dolduruyorlar. <strong>Dava açıldığında avukat masrafları 20-30 bin lira tutacağı için vatandaş uğraşmasın diye 40-50 bin lira gibi ucuz meblağlarda icra takibi başlatıyorlar</strong>" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Anket için ismini verdi, hayatı karardı! Bilirkişi raporu gerçeği ortaya çıkardı" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/28/anket-icin-ismini-verdi-hayati-karardi-bilirkisi-raporu-gercegi-ortaya-cikardi-1805760_202607281328_20260728132852_2.jpg" width="100%" /></p>

<h4>"TÜM MASRAFLARI KARŞI TARAF ÖDEMEK ZORUNDA KALDI"</h4>

<p>Mahkemenin lehine sonuçlandığını ve gerekçeli kararın çıktığını, hiçbir ödeme yapmadıkları gibi tüm mahkeme masraflarının da karşı tarafa yüklendiğini belirten Çalışkan, "Biz bana ait olan icra davasını kazandık ve mağduriyetimiz giderildi. <i><strong>Ancak olay bilirkişi raporuyla kanıtlandığı ve artık kamuya sirayet ettiği için karşı taraf hakkında kamu davası açıldı. Şu an o ceza davası halen sürüyo</strong></i>r. Siz böyle şeylere sakın geçit vermeyin, şikayet edin. Eğer imzanız yoksa veya bir şey doldurmamışsanız hakkınızı arayın, kesinlikle kazanacaksınız" diyerek vatandaşları uyardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sadece-ismini-verdi-hayati-kabusa-dondu-banka-hesaplarina-ve-maasina-haciz-konuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/sadece-anket-icin-ismini-verdi-hayati-kabusa-dondu-banka-hesaplarina-ve-maasina-haciz.png" type="image/jpeg" length="29329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalbi duran temizlik personelini mesai arkadaşları hayata döndürdü!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kalbi-duran-temizlik-personelini-mesai-arkadaslari-hayata-dondurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/kalbi-duran-temizlik-personelini-mesai-arkadaslari-hayata-dondurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de çalıştığı hastanede aniden fenalaşarak kalbi duran temizlik personeli, aynı serviste görev yaptığı doktor ve hemşirelerin zamanında ve hızlı müdahalesi sayesinde yeniden hayata tutundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buca ilçesinde bulunan Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde temizlik personeli olarak görev yapan 43 yaşındaki Mehmet Bedel, 12 Temmuz Pazar günü mesai saatindeyken şiddetli mide ağrısı şikayetiyle çalıştığı servisteki doktorlara başvurdu. Doktorların yönlendirmesiyle kardiyoloji bölümüne sevk edilen Mehmet Bedel, burada yapılan Elektrokardiyografi (EKG) incelemesi esnasında aniden fenalaştı. <strong>Bilinci kapanan ve kalbi duran talihsiz adama 15 dakika boyunca kalp masajı </strong>yapıldı. Ardından <strong>elektroşok uygulanan Bedel'in kalbi tekrar çalıştırıldı.</strong></p>

<p><img alt="Kalbi Duran Temizlik Personelini Mesai Arkadaslari Hayata Dondurdu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/kalbi-duran-temizlik-personelini-mesai-arkadaslari-hayata-dondurdu-3.jpg" width="720" /><br />
Durumu kritik olan Bedel, vakit kaybedilmeden anjiyo ünitesine kaldırıldı. Burada yapılan incelemelerde, Bedel'in kalbinin ön duvarını besleyen ana damarın tamamen tıkandığı tespit edildi. Operasyon esnasında kalbi bir kez daha duran Bedel, doktorların zamanında yaptığı ikinci kalp masajıyla hayata döndürüldü. Yeniden çalıştırılan kalbin ardından, tıkanan ana damar başarılı bir stent operasyonuyla açıldı. Bir süre yoğun bakımda entübe şekilde tedavi gören Bedel, sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Göğüs ağrısını önemsemeliler"<br />
Hastaların göğüs ağrısını önemsemelerinin son derece önemli olduğuna dikkat çeken Duman, <strong>"Mehmet Bey de durumunu önemseyip geldi. Eğer bunu göz ardı etseydi ya da mesaisi bittikten sonra "geçer" deyip evine gitseydi, şu an aramızda olmayacaktı. Şu an durumu gayet iyi, kendisini topladı. Hatta bir aksilik olmazsa bugün hastamızı taburcu edeceğiz"</strong> diye vurguladı.<br />
<img height="690" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/image-701.png" width="913" /><br />
"Burada çalışıyor olmam benim için büyük şanstı"<br />
Yaşadığı süreci anlatan Mehmet Bedel, "Çalıştığım sırada, midemde çok şiddetli bir ağrı hissettim. Durumu Acil Uzmanımız Ferdi Bey ile Hamza Hoca'ya bildirdim. Bir süre uzanmamı ve EKG çekilmesini istediler. EKG sonuçlarıma göre kalp değerlerimin iyi olmadığını belirterek bir alt kata, kardiyoloji uzmanına muayene olmaya gitmem gerektiğini söylediler. Ben de hemşire arkadaşımla birlikte aşağı indim. Kardiyoloji odasına girdiğim sırada yığılmışım, kalbim durmuş. Orada doktorlarımız, hemşirelerimiz ilk müdahaleyi yapmışlar. Beni hayata döndürdükten sonra hemen anjiyo odasına almışlar. Yapılan incelemede ana damarımın tıkalı olduğu görülmüş ve o damarı açmışlar. Biraz zorlu bir süreç olmuş ama başarmışlar. Anjiyodan sonra da beni yoğun bakıma yatırmışlar. Yaklaşık 2-3 gün yoğun bakımda kaldım. Değerlerimin yavaş yavaş düzeldiğini görünce entübeyi çıkarıp beni servise aldılar. Burada çalışıyor ve tam da bu anlarda burada bulunuyor olmam benim için büyük bir şanstı" diye konuştu.</p>

<p><img height="686" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/image-702.png" width="909" /><br />
Doktorların kendisini yalnız bırakmadığını söyleyen Bedel, "Hepsinden Allah razı olsun. İyi ki bu hastanedeymişim ki yeniden hayata döndüm. Yaşananları gören herkes bunun büyük bir şans olduğunu söylüyor. Kardiyoloji hocamızın tam önündeyken bayılmışım ve kalbim durmuş. Hayata döndürülmem yaklaşık 10-12 dakika sürmüş. Çok şükür, sağlığıma yeniden kavuştum" dedi.<br />
Hastanın tedavi sürecinden bahseden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ömer Özkan Duman ise, "Akşamüzeri, hastanemizde temizlik personeli olarak görev yapan arkadaşımız, göğsündeki sıkıntı hissiyle acildeki doktor arkadaşlarımız tarafından bana yönlendirildi. EKG'siyle birlikte bana danışıldığı sırada, bir anda yanımda yere yığıldı ve kalbi durdu. Hemen müdahaleye başladık. Yaklaşık 15-20 dakika boyunca kalp masajı yaptık. Bu süreçte defalarca ölümcül ritim bozuklukları (aritmi) geliştiği için hastamıza 7-8 kez elektroşok uyguladık. Nabzını tekrar alır almaz hemen anjiyo salonuna alıp işlemimize başladık. Anjiyoda, kalbi besleyen en önemli ve en büyük damarın tamamen tıkalı olduğunu gördük. Stentle damarı açtık. Bu esnada hastamızın bilinci kapalıydı ve solunum cihazına bağlı olarak nefes alıyordu. Gece saatlerinde cihazdan ayırdık, yavaş yavaş bilinci yerine geldi ve toparlamaya başladı. Bu bizim her gün yaptığımız bir uygulama ama olayın mesai arkadaşımızın başına gelmesi bizi çok üzdü" ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kalbi-duran-temizlik-personelini-mesai-arkadaslari-hayata-dondurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/kalbi-duran-temizlik-personelini-mesai-arkadaslari-hayata-dondurdu-1.png" type="image/jpeg" length="24922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doktorlar bile görünce şaşırdı... Çapı itibarıyla dünyanın en büyük vakalarından biri olabilir]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'dan İstanbul'a tedavi için gelen 45 yaşındaki kadının rahminde tespit edilen 60 santimetre çapında ve yaklaşık 17 kilogram ağırlığındaki dev miyom, Prof. Dr. Hanifi Şahin tarafından gerçekleştirilen ve tıp literatürüne geçen başarılı bir operasyonla rahim korunarak çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz aylarda midesindeki şişkinlik ve değişik sağlık sorunları sebebiyle Batman'dan İstanbul'a gelen K.G. (45) isimli kadın, Prof. Dr. Hanifi Şahin'e başvurdu. Yapılan kontroller sonucunda hastanın rahminde 60 santimetre çapında dev bir miyom olduğu tespit edildi. Vücudunda dev bir miyom olduğunu öğrenen hastanın endişelerini gideren Şahin, ameliyat için kollarını sıvadı. Yaklaşık 3 saatlik bir operasyonda 60 santimetre çapındaki miyom hastanın rahmi korunarak başarıyla çıkartıldı.<br />
<img alt="Doktorlar Bile Gorunce Sasirdi Capi Itibariyla Dunyanin En Buyuk Vakalarindan Biri Ola (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2268" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-ola-2.jpg" width="4032" /><br />
"Bu miyom ameliyatının özelliği, aslında 60 santimlik çok büyük bir miyomu hastamızın rahmini koruyarak çıkarttık"<br />
Prof. Dr. Hanifi Şahin, ameliyatın zorlu geçtiğini belirterek detayları anlattı. Prof. Dr. Şahin, "Bu miyom ameliyatının özelliği, aslında 60 santimlik çok büyük bir miyomu hastamızın rahmini koruyarak çıkartmamız. Miyomlar kadınlarda çok sık görülüyor. Kadınlarda çeşitli şikayetlere neden oluyor. Bu miyom çok büyümüştü ve hastamız yıllardır rahminin alınacağı korkusuyla hep ameliyatı, tedavisini ertelemişti. Bildiğimiz kadarıyla, bilimsel literatüre baktığımızda çap olarak, çap olarak dünyanın en büyük miyomu gibi duruyor. Çünkü bilimsel literatürde işte 53 santim, 54 santimlik miyomlar var ama çap olarak, ağırlık olarak değil. Ağırlığı da 16.8 kiloluk bir miyomdu. Ama büyüklük olarak, çap olarak biz bunu bilimsel literatürde de yayınlayacağız. Hem ülkemizde hem de dünyada en büyük miyom gibi görünüyor. Bunlar çeşitli şikayetlere neden oluyorlardı. Gerçekten hastamız yürüyemiyordu, nefes darlığı, karın şişliği, kanamaları çok yoğundu. Gerçekten çok sıkıntılı bir durumdu. Yaklaşık 3-3.5 saatlik başarılı bir ameliyatla hastamızı bu sorundan kurtardık" ifadelerini kullandı.<br />
<img alt="Doktorlar Bile Gorunce Sasirdi Capi Itibariyla Dunyanin En Buyuk Vakalarindan Biri Ola (3)" class="detail-photo img-fluid" height="2268" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-ola-3.jpg" width="4032" /><br />
"Rahmini koruyarak bu ameliyatın yapılabileceğini hastayla paylaştık"<br />
Prof. Dr. Şahin, hastanın ilk etapta endişeli olduğundan bahsederek, "Burada en büyük endişe rahmin alınabileceği korkusuydu ve gerçekten yerinde de bir korku. Jinekolojik kanser cerrahisinin bize sağladığı tecrübemizi de kullanarak hastamıza rahmini koruyabileceğimizi söyledik. Hastamızı değerlendirdik, MR'larını, ultrasonlarını çektik. Rahmini koruyarak bu ameliyatın yapılabileceğini kendisiyle paylaştık ve böylece hastayla, hasta yakınlarıyla beraber hep beraber operasyon kararı aldık. Ameliyatımızı da başarılı bir şekilde tamamlayarak hastamızı bu sorundan kurtardık" şeklinde konuştu.<br />
<img alt="Doktorlar Bile Gorunce Sasirdi Capi Itibariyla Dunyanin En Buyuk Vakalarindan Biri Ola (1)-2" class="detail-photo img-fluid" height="2268" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-ola-1-2.jpg" width="4032" /><br />
"Biz de çok şaşırdık"<br />
Ameliyat anlarında dev miyomu gördüğünde şaşırdığını vurgulayan Prof. Dr. Şahin, "Miyomun olduğunu bilseniz de miyomu gördüğümüzde gerçekten çok şaşırdık. Çok devasa bir miyom. Bizim için de ilginçti. Ameliyatın vermiş olduğu havayla beraber bir an önce hastamızı bu kitleden kurtarmayı amaçladık. Biz ameliyatta kaldıramıyorduk. O kadar ağır, 16-17 kiloluk kitleyi kaldırabildiğinizi düşünün. Dolayısıyla bir an önce bu yükü hastamızdan alıp hastamızı kurtarmayı düşündük. Bizim için gerçekten ilginç bir deneyimdi. Çok miyom operasyonu yapan bir hekimim ama gerçekten unutulmaz bir vaka" dedi.<br />
<img alt="Doktorlar Bile Gorunce Sasirdi Capi Itibariyla Dunyanin En Buyuk Vakalarindan Biri Ola (4)" class="detail-photo img-fluid" height="2940" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-ola-4.jpg" width="4032" /><br />
"Miyom nedeniyle rahmin alınması zorunlu değil"<br />
Dev miyomun alındıktan sonra hastanın rahatladığını belirten Prof. Dr. Şahin, "Hastanın yaklaşık 3-4 yıldır bu miyomu var. Ben hep hastalara söylüyorum. Miyom sayısından, büyüklüğünden, yerleşim yerinden bağımsız olarak rahim korunabilir. Mutlaka bu konuda tecrübeli merkez ve tecrübeli cerrah faktörü çok önemli. Miyom iyi huylu bir kitle. Miyom nedeniyle rahmin alınması zorunlu değil. Rahim korunabilir, doğurganlık korunabilir. Genç bir hasta da olabilir ya da 50 yaşında rahmini korumak isteyen bir hanımefendi için de bu durum söz konusu. Burada dediğim gibi dikkat edilmesi gereken nokta en önemlilerinden doğru bir merkez ve doğru, etkin bir cerrahi müdahale ve tecrübe" dedi.<br />
<br />
"Hasta 55 kilo falan, miyom kendisinin neredeyse 3'te 1'i"<br />
Karın germe işlemine benzer bir işlem yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Şahin, "Öncesi ve sonrasına baktığımızda muntazam bir farklılık vardı. Bir de en önemlisi hastamız zayıftı. 55 kilo falan, miyom kendisinin neredeyse 3'te 1'i. Çok büyük bir rahatlama, dolaşım sisteminde, genel anlamda da kondisyonunda çok büyük rahatlama oldu. Özellikle kendi vücutlarını tanımaları gerekiyor. En azından yılda bir, 1.5 yılda bir jinekolojik anlamda kontrollerini yaptırmaları gerekiyor. Çoğu hasta günlük basit şikayetlerle karıştırabiliyor. Midemi üşüttüm, akşam pencere açıktı, soğuk vurdu, gaz sancısı var gibi. Bu sadece miyom için değil, pek çok hastalık için, kanser için, diğer hastalıklar için de böyle olabiliyor. Bazen bu şikayetler günübirlik şikayetlerle karışabiliyor. Eğer karın ağrısı, şişkinlik gibi şikayetler varsa ve bunların geçmesi haftaları bulabiliyorsa mutlaka jinekologlara ya da bir hekime başvurmaları lazım" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/doktorlar-bile-gorunce-sasirdi-capi-itibariyla-dunyanin-en-buyuk-vakalarindan-biri-ola-1.png" type="image/jpeg" length="19917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atıl arazileri ekilip biçildi, ucuza ekmek oldu! Bu ilçede ekmek 12,5 TL...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/atil-arazileri-ekilip-bicildi-ucuza-ekmek-oldu-bu-ilcede-ekmek-125-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/atil-arazileri-ekilip-bicildi-ucuza-ekmek-oldu-bu-ilcede-ekmek-125-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Saimbeyli Belediyesi, 250 dönüm atıl araziyi üretime kazandırarak elde edeceği 100 ton buğdayı un haline getirip ekmek üretiminde kullanacak ve böylece belediye ekmeğini 12,5 TL'den vatandaşla buluşturmaya devam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'nın Saimbeyli Belediyesi, ilçenin zorlu coğrafyasındaki atıl arazilerini ilk kez üretime kazandırarak ektiği buğdayı bu yıl 250 dönüm alana ulaştırdı. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal 'üreten belediyecilik' anlayışıyla yürüttüğü proje çerçevesinde bu yıl iklim şartlarının da elverişli geçmesiyle yaklaşık 100 ton buğday rekoltesi beklediklerini kaydederek arazilerde incelemelerde bulundu.</p>

<h3>EKMEK 12,5 TL'DEN SATILMAYA DEVAM EDECEK</h3>

<p>Üretilen buğdayın belediyeye ait tesiste una dönüştürülerek ekmek üretiminde kullanılacağını belirten Başkan Dal, ilçede ekmeğin 12,5 TL'den satılmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<h3>"AMACIMIZ VATANDAŞA HİZMET ETMEK"</h3>

<p>Geçen yıl olumsuz hava şartlarına rağmen üretimin başarılı olduğunu ifade eden Dal, "İlk etapta yaklaşık 60 dönümlük alanda üretim yaptık. Bu yıl üretim alanımızı 250 dönümün üzerine çıkardık. Hava şartları oldukça iyi geçti. Yaklaşık 100 ton buğday hasadı bekliyoruz. Elde edeceğimiz buğdayı kendi tesislerimizde işleyerek vatandaşımıza uygun fiyatlı ekmek sunmaya devam edeceğiz. <em><strong>Bölgemizde ekmek 18 TL'ye satılırken belediye ekmek fabrikamızda 12,5 TL'den satış yapıyoruz. Buradaki amacımız ticaret yapmak değil, vatandaşımıza hizmet etmek</strong></em>" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Belediye kendi buğdayını üretiyor! Bu ilçede ekmek 12,5 TL" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/20/belediye-kendi-bugdayini-uretiyor-bu-ilcede-ekmek-125-tl-1804266_202607201223_20260720122333_2.jpg" width="100%" /></p>

<h4>15 MİLYON TL BELEDİYE KASASINDA KALACAK</h4>

<p></p>

<p>Üretimin belediye bütçesine de önemli katkı sağlayacağını ifade eden Dal, <em><strong>hasat sayesinde yaklaşık 15 milyon TL'lik kaynağın belediye kasasında kalacağını</strong></em> belirterek, kırsal belediyelerde tarımsal üretimin ekonomik açıdan önemli bir model oluşturduğunu dile getirdi.<br />
Yaklaşık bin 600 rakımdaki Yeniköy Mahallesi'nde bulunan ve yıllarca kullanılmayan arazilerin bugün buğday tarlasına dönüştüğünü belirten çiftçi Hüseyin Bulanık ise, "Buralar uzun yıllar boş kalan arazilerdi. Şimdi üretime kazandırılması bizleri mutlu ediyor. Atıl arazilerin değerlendirilmesi hem ilçemiz hem de üretim açısından önemli" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/atil-arazileri-ekilip-bicildi-ucuza-ekmek-oldu-bu-ilcede-ekmek-125-tl</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/atil-arazileri-ekilip-bicildi-ucuza-ekmek-oldu-bu-ilcede-ekmek-125-tl.png" type="image/jpeg" length="16031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 yıllık usta isyan etti: Günlük 2 bin lira yevmiye veriyor ama çalışacak tek bir kişi bile bulamıyor!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/30-yillik-usta-isyan-etti-gunluk-2-bin-lira-yevmiye-veriyor-ama-calisacak-tek-bir-kisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/30-yillik-usta-isyan-etti-gunluk-2-bin-lira-yevmiye-veriyor-ama-calisacak-tek-bir-kisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te 30 yıldır geleneksel yöntemlerle elek üreten Mustafa Yılmaz Usta, günlük 2 bin lira yevmiye teklif etmesine rağmen çırak bulamamaktan ve mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasından dert yandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Bakırcılar Çarşısı'nda 30 yıldır geleneksel yöntemlerle elek üreten 54 yaşındaki Mustafa Yılmaz, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Un, buğday ve fıstık eleği gibi ürünleri tamamen el emeğiyle üreten Yılmaz, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p><em><strong>Eskiden yoğun ilgi gören elekçiliğin bugün birkaç ustayla ayakta kalmaya çalıştığını belirten Yılmaz, fabrikalarda kullanılan modern eleme sistemleri nedeniyle talebin büyük ölçüde azaldığını ifade etti. </strong></em>Gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini dile getiren Yılmaz, günlük 2 bin lira ücret teklif etmelerine rağmen çalışacak eleman bulamadıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="30 yıldan beri bu işi yapıyor! Günlük 2 bin lira teklif ediyor çalışacak işçi bulamıyor" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/23/30-yildan-beri-bu-isi-yapiyor-gunluk-2-bin-lira-teklif-ediyor-calisacak-isci-bulamiyo-1804835_202607231501_20260723150141_1.jpg" width="100%" /></p>

<p></p>

<h3>30 YILDIR ELEK USTALIĞI YAPIYORUM</h3>

<p></p>

<p>Mesleğe nasıl başladığını anlatan usta Yılmaz,<em><strong> "Yaklaşık 30 yıldır elek ustalığı yapıyorum. Mesleğimiz ne yazık ki yok olma noktasına geldi. Günümüzde bu işi yapan sadece 4-5 usta kaldı. Elek, un, buğday, nohut, fıstık gibi ürünleri elemek için kullanılan geleneksel bir araçtır. Biz de un eleği, nohut eleği, fıstık eleği ve kalbur gibi farklı türlerde elekler üretiyoruz. Ancak artık fabrikalarda modern sistemler kullanıldığı için eskisi kadar talep kalmadı. Bu nedenle mesleğimiz her geçen gün biraz daha yok oluyor" </strong></em>dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>200 LİRAYA SATTIĞIMIZ ELEĞİ YAPACAK USTA BULAMIYORUZ</h3>

<p></p>

<p>2 bin liraya çalışacak eleman bulamadığını söyleyen usta Yılmaz, <em><strong>"En büyük sıkıntımız çırak yetiştirememek. Günlük bin 500 -2 bin lira ücret teklif etmemize rağmen çalışacak eleman bulamıyoruz. Gelen gençler de iki-üç gün çalıştıktan sonra işi bırakıyor. Bu yüzden mesleği gelecek nesillere aktarmakta büyük zorluk yaşıyoruz. Biz bu işi daha ne kadar sürdürebiliriz, onu da bilmiyoruz. Gürgen ağacı sağlam ve dayanıklı olduğu için tercih ediliyor. Söğüt veya kavak gibi ağaçlar zamanla deforme oluyor. Ağaçlar önce kütük halinde geliyor.</strong></em></p>

<p></p>

<p><em><strong>Daha sonra suya yatırılarak yumuşatılıyor ve kalıplar yardımıyla şekillendiriliyor. Süt eleği, un eleği, gez eleği, kalbur gibi farklı ürünleri tamamen el emeğiyle hazırlıyoruz. Un elekleri 200-250 lira, kalburlar ise 350-400 lira arasında satılıyor. Ancak eskisi gibi yoğun talep yok. Geçmişte Doğu illerine, Arap ülkelerine ve Suriye'ye de ürün gönderiyorduk. Bugün ise bu pazarlar büyük ölçüde daraldı. Bugün 200-250 liraya sattığımız bir eleği üretecek, günlük 2 bin liraya çalışacak eleman bile bulamıyoruz. En büyük sorunumuz bu. Keşke gençler bu mesleği sevse ve öğrenmek istese. O zaman hem bu gelenek yaşar hem de meslek yok olup gitmez" </strong></em>diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/30-yillik-usta-isyan-etti-gunluk-2-bin-lira-yevmiye-veriyor-ama-calisacak-tek-bir-kisi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/30-yillik-usta-isyan-etti-gunluk-2-bin-lira-yevmiye-veriyor-ama-calisacak-tek-bir-kisi.png" type="image/jpeg" length="67689"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20’li yaşlara kadar indi! Kalp krizi riskinde korkutan tablo]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/20li-yaslara-kadar-indi-kalp-krizi-riskinde-korkutan-tablo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/20li-yaslara-kadar-indi-kalp-krizi-riskinde-korkutan-tablo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi verilerine göre 18-44 yaş grubunda kalp krizi vakalarının son 4 yılda yüzde 66 oranında artması üzerine uzmanlar; hareketsiz yaşam, obezite ve yüksek tansiyon gibi risk faktörlerinin genç yaşlarda giderek yaygınlaştığı konusunda uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi verilerine göre, 2019 yılında 18-44 yaş grubundaki yetişkinlerin yüzde 0,3'ü kalp krizi geçirirken, bu oran 2023 yılında yüzde 0,5'e yükseldi. Dört yıllık süreçte yaklaşık yüzde 66'lık artış yaşanırken, aynı dönemde diğer yaş gruplarında kalp krizi görülme sıklığının azalması dikkat çekiyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Hamidi, genç yaşta görülen kalp krizlerinin artık istisna olmaktan çıktığını belirterek şunları söyledi:<br />
"Poliklinikte artık yalnızca ileri yaştaki hastaları değil, 30'lu hatta 20'li yaşlardaki bireyleri de ciddi kalp-damar hastalıkları nedeniyle değerlendiriyoruz. Genç olmak tek başına kalp krizine karşı koruyucu değildir. Özellikle yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği ve obezite gibi risk faktörleri erken yaşlarda ortaya çıktığında damar yapısında sessiz ama ilerleyici hasarlar oluşabiliyor."<br />
<br />
"Genç kadınlarda da risk artıyor"<br />
Kalp krizi erkeklerde daha sık görülmeye devam etse de son yıllarda yayımlanan çalışmalar, genç kadınlarda kalp krizi görülme sıklığının arttığını ve sonuçlarının erkeklere göre daha ağır seyredebildiğini gösteriyor. Dr. Hamidi, kadınlarda belirtilerin zaman zaman farklı seyredebildiğine dikkat çekerek, göğüs ağrısının yanı sıra nefes darlığı, mide bulantısı, sırt ve çene ağrısı gibi şikâyetlerin de önemsenmesi gerektiğini ifade etti.<br />
<br />
"Koronanın etkisi araştırılıyor"<br />
Bilimsel çalışmaların, COVID-19 enfeksiyonunun kardiyovasküler sistem üzerinde uzun süreli etkiler bırakabileceğine işaret ettiğini belirten Hamidi, "Pandeminin ilk yılında kalp krizine bağlı ölümlerde artış gözlenirken, özellikle 25-44 yaş grubunda dikkat çekici yükseliş bildirildi. Güncel araştırmalar, COVID-19 geçiren bazı genç bireylerde enfeksiyon sonrasında uzun süre kalp krizi riskinin artabileceğini gösterirken, COVID-19 aşılarının ise kalp krizi riskini artırmadığı, aksine enfeksiyona bağlı kardiyovasküler komplikasyonları azaltarak koruyucu etki sağlayabildiği belirtiliyor" dedi.<br />
<br />
"Risk faktörleri ne kadar erken kontrol altına alınırsa o kadar iyi"<br />
Kalp damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunun altını çizen Dr. Mehmet Hamidi, genç yaşta düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Hamidi, "Kalp krizini önlemenin en etkili yolu risk faktörlerini erken dönemde tespit etmektir. Yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği yıllarca belirti vermeden ilerleyebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durmak, ideal kiloyu korumak ve yeterli uyku gibi yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığını korumada son derece etkilidir. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan bireylerin gecikmeden kardiyolojik değerlendirmeden geçmesini öneriyoruz" şeklinde konuştu.<br />
Uzmanlar, genç yaşta görülen göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, açıklanamayan halsizlik ve efor kapasitesinde azalma gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, erken teşhis ve tedavinin kalıcı kalp hasarını önlemede hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/20li-yaslara-kadar-indi-kalp-krizi-riskinde-korkutan-tablo</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/20li-yaslara-kadar-indi-kalp-krizi-riskinde-korkutan-tablo.png" type="image/jpeg" length="35446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sıfır araçta bu olmaz' demeyin! Aldığı gün ekspertize götürdü, mahkemede bayiyi dize getirdi...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sifir-aracta-bu-olmaz-demeyin-aldigi-gun-ekspertize-goturdu-mahkemede-bayiyi-dize-geti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/sifir-aracta-bu-olmaz-demeyin-aldigi-gun-ekspertize-goturdu-mahkemede-bayiyi-dize-geti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sıfır kilometre satın aldığı otomobil boyalı ve kusurlu çıkan tüketicinin açtığı davada, araçtaki boya hatalarının gizli ayıp niteliğinde olduğuna ve otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesi gerektiğine hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomobil bayiine giden H.K., 2022 model aracı 635 bin TL'ye satın aldı. Aynı gün Peugeot 208 1.2 PureTech araca hasar tespiti yaptıran H.K., hayatının şokunu yaşadı. Aracın kaput sağ şerit kısmının boyalı, kaput sol şerit mikronunun 50, kaput sol şerit mikronunun 120 olduğu, sağ maşrpiyel boya akıntısı bulunduğu, sağ arka kapıda göçük, ön tamponda rütuş boyası olduğu, kaputun sağ iki vidasında oynama yaşandığı, araç arka alt kısmında sol süngerin bulunmadığı belirlendi. Bayinin yolunu tutan mağdur tüketici, tüm bu kusurların yanı sıra kaput içerisinde boya hatalarının görüldüğünü, kaput boya desen hatasının yaşandığının belirlendiğini dile getirip aracın misli ile değiştirilmesini talep etti. Günlerce bayinin yolunu arşınlayan H.K., netice alamayınca Tüketici Mahkemesi'nin kapısını çaldı. Bayi ve otomobil firmasının sürekli kendisini oyaladığını belirten davacı; ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması durumunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araç için ödenen bedelin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Mahkemede savunma yapan otomobil firması, araç teslim fişinde de görüleceği üzere davacının aracı kontrol ederek tam ve eksiksiz olarak teslim aldığını beyan ettiğini, aracın teslimine kadar geçen sürede aracın sevkiyat planının yetkili distribütör tarafından gerçekleştirildiğini, bu konunun davacıya iletildiğini ve davacının aydınlatıldığını dile getirdi. Araç mikron değerlerinin olması gereken değerde bulunduğunu ve araç boyasının garanti belgesinde belirtilen değerler içerisinde olduğunu, misli ile değişim hakkının kullanılmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki menfaat dengesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Aldığı gün ekspertize götürdü, mahkemede bayiyi dize getirdi...</h2>

<p>Tarafları dinleyen Tüketici Mahkemesi, tüketicinin sıfır kilometre aracının satılmadan önce boyandığı darbe aldığı anlaşıldığından dava konusu araçtaki ayıbın esaslı nitelikte ve imalattan kaynaklandığına hükmetti. Kararda kullanıcı hatasına dayanan herhangi bir sorunun bulunmadığı, hak ve menfaatler dengesi gözetildiğinde değer kaybı ile giderilebilecek bir zarardan söz edilemeyeceği, davacının mevcut haliyle dava konusu otomobilden beklediği faydayı sağlamasının mümkün olmadığına vurgu yapıldı. Ayıplı mal niteliğindeki otomobili bu haliyle kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamayacağı, seçimlik haklarından tercih ettiği misli ile değişim talebinin kabulüne karar verildi. Karara karşı süresi içinde davalı avukatı tarafından istinaf başvurusunda bulunuldu. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazı reddetti.<br />
Kararın temyiz edilmesiyle devreye giren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda, ‘Araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup kullanıcı hatasına dayanmadığı, yargılama sırasında alınan bütün bilirkişi raporlarında sıfır kilometre araçta boya hatasının bulunduğunun belirtildiği, davacının aracı davalı satıcıdan teslim aldıktan bir gün sonra yaptırdığı ekspertiz raporunda ayıbın tespit edildiği ortadadır. 6502 sayılı Kanun'un 10/1 maddesi gereğince ayıbın 6 ay içinde ortaya çıktığı ve araçta ayıp bulunmadığına yönelik ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu araçtaki boya hatalarının gizli ayıp niteliğinde olup sıfır kilometre araçtan beklenen faydanın elde edilemeyeceği ve davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.'' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/sifir-aracta-bu-olmaz-demeyin-aldigi-gun-ekspertize-goturdu-mahkemede-bayiyi-dize-geti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/sifir-aracta-bu-olmaz-demeyin-aldigi-gun-ekspertize-goturdu-mahkemede-bayiyi-dize-geti.png" type="image/jpeg" length="13479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Katı diyetlere son! Zayıflamanın en zahmetsiz ve şaşırtıcı yolu ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kati-diyetlere-son-zayiflamanin-en-zahmetsiz-ve-sasirtici-yolu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/kati-diyetlere-son-zayiflamanin-en-zahmetsiz-ve-sasirtici-yolu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erdem, mavi renkli tabak kullanmanın porsiyon kontrolünü kolaylaştırarak katı diyetlere gerek kalmadan kalori alımını yüzde 30'a kadar azaltabildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz ayının gelmesi ile birlikte kilo kontrolü sağlamak ve formda kalmak isteyen birçok kişi genellikle çok katı diyetlere, ağır kalori kısıtlamalarına ve yoğun egzersiz programlarına başvuruyor. Ancak uzmanlar, beslenme alışkanlıklarının yanı sıra sunum detaylarının da kilo yönetiminde önemli bir rol oynadığını ifade ediyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erdem, sadece yemek yenen tabakların rengini değiştirerek porsiyon kontrolü sağlamanın bilimsel olarak mümkün olduğunu açıkladı.</p>

<h3>"MAVİ RENK EVRİMSEL OLARAK ZEHİR ALGISI OLUŞTURUYOR"</h3>

<p></p>

<p>Mavi rengin iştah üzerindeki baskılayıcı etkisinin insanlık tarihine dayandığını belirten Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erdem, "Aslında bu, bilimsel gerçekliğe dayanan bir doğruluktur. Normalde bizler kilo kontrolü sağlamak için çok katı diyetlere, kalori kısıtlamalarına ve ağır egzersizlere başvuruyoruz. Ama bilim artık tabaklarımızın rengini değiştirerek de kilo kontrolü sağlamanın mümkün olduğunu söylüyor. Bunun temelinde mavi renk yer alıyor. Çünkü insanoğlu evrimsel olarak mavi ve mor gibi koyu renkleri zehir olarak algılıyor. Doğada bu renkler genellikle zehirle bağdaştırıldığından, mavi renk otomatik olarak porsiyonlarımızı küçültmemize sebep oluyor" dedi.</p>

<h3>"ZIT KONTRAST GÖZ DOLGUNLUĞU SAĞLIYOR"</h3>

<p>Tabağa konulan yiyecekler ile tabağın kendi rengi arasındaki görsel uyumun porsiyon algısını doğrudan etkilediğini ifade eden Erdem, şöyle devam etti;</p>

<p>"Bir de genellikle pirinç, bulgur, buğday ve et gibi bizlerde yüksek kalorili olan besinlerin renkleri mavi renkle zıt bir kontrast oluşturduğu için porsiyonlar tabaklarda daha büyük görünüyor ve böylece göz dolgunluğu sağlanıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mavi tabak etkisi! Diyet yapmadan da zayıflatıyor" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/18/mavi-tabak-etkisi-diyet-yapmadan-da-zayiflatiyor-1803975_202607181730_20260718173044_2.jpg" width="100%" /></p>

<h4>"FAST FOOD RENKLERİNİN AKSİNE KALORİYİ YÜZDE 30 AZALTIYOR"</h4>

<p>Gıda sektöründe iştah açıcı renklerin stratejik olarak kullanıldığını hatırlatan ve mavi tabağın herhangi bir sağlık riski taşımayan, herkes tarafından uygulanabilir güvenli bir yöntem olduğunu vurgulayan Erdem, "İştahımızı artıran ve doğal olarak bizleri yemek yemeye tetikleyen bazı renkler de var; kırmızı, sarı ve turuncu renkler de bu renkler arasındadır. Zaten dikkat ederseniz, fast food zincirlerinde de bu renklerin sıklıkla kullanıldığını görebilirsiniz. Aslında bu çok güvenli bir yöntemdir ve herhangi bir sıkıntısı yoktur. Doğru kullanımlarda kalorileri yüzde 30'a kadar azalttığı yine bilimsel kayıtlara geçmiş olduğundan, herkes gönül rahatlığıyla kullanabilir. Bir kalp hastası da bir çocuk da mavi tabaktan yemek yiyebilir. Bu, son derece güvenli ve sağlıklı bir kilo kontrol yöntemidir. Bizim de ilgimizi çekti ve danışanlarımıza önermeye başladık. Belki de plasebo etkisi dediğimiz psikolojik bir etkidir ama danışanlarım son derece memnun olduklarını söylüyorlar ve artık raflarında mavi tabaklara yer verdiler" ifadelerini kullandı.</p>

<h4>HER YAŞ GRUBU İÇİN GÜVENLİ YÖNTEM</h4>

<p>Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erdem, mavi tabak uygulamasının herhangi bir yan etkisi veya riski bulunmadığı için çocuklardan kronik hastalığı olan bireylere kadar herkes tarafından rahatlıkla uygulanabileceğini belirtti.</p>

<h4>DANIŞANLARDAN MAVİ TABAK UYGULAMASINA YOĞUN İLGİ</h4>

<p>Yöntemi kendi klinik çalışmalarında da uygulamaya başladıklarını ifade eden Erdem, danışanlarının bu pratik ve psikolojik yaklaşımdan oldukça memnun kaldıklarını ve mutfak raflarında mavi renkli tabaklara ağırlık vermeye başladıklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kati-diyetlere-son-zayiflamanin-en-zahmetsiz-ve-sasirtici-yolu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/kati-diyetlere-son-zayiflamanin-en-zahmetsiz-ve-sasirtici-yolu-ortaya-cikti.png" type="image/jpeg" length="60209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu mahallede herkes aynı soyadını taşıyor! Resmi kurumlarda yaşanan karışıklığı bakın nasıl çözmüşler...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/bu-mahallede-herkes-ayni-soyadini-tasiyor-resmi-kurumlarda-yasanan-karisikligi-bakin-n</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/bu-mahallede-herkes-ayni-soyadini-tasiyor-resmi-kurumlarda-yasanan-karisikligi-bakin-n" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'nun Perşembe ilçesindeki 135 haneli Yazlık Mahallesi'nde herkesin soyadının 'Sarı' olması ve isim benzerlikleri nedeniyle resmi işlemlerde büyük karışıklıklar yaşanması üzerine mahalle sakinleri çareyi birbirlerine lakap takmakta buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı isimde olanlar, soyadları da <em><strong>Sarı </strong></em>olunca takılan lakaplar ile tanınıyor. Bu durum, mahallede resmi evrak ve resmi işlerde de karışıklıklar çıkarıyor.</p>

<h3>DEVLET KURUMLARINDA KARMAŞA YAŞANIYOR</h3>

<p>Bir nedenden dolayı karakola çağırılan bir kişi yerine aynı ismi taşıyan başka bir kişi gidebiliyor. <em><strong>Bu durumda ise TC kimlik numaraları, anne ve baba adları ile lakaplar devreye giriyor.</strong></em> Uzaktan da olsa hepsi birbirleriyle akraba olan vatandaşlar, alıştığı bu durumu garipsemezken, ilk defa böyle bir olayla karşılaşanlar ise şaşırıyor. Mahallede, mezar taşlarında ise bütün soy isimler Sarı olarak yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BAZILARININ ANNE BABA İSMİ BİLE AYNI!</h3>

<p>Mahalle Muhtarı İsmet Sarı, Trabzon ve Rize'den mahalleye gelen atalarının geçmişte burada yaşadıklarını söyledi. 7'nci kuşak olarak mahallede yaşadıklarını belirten Muhtar Sarı, "Soyadlarımız hep Sarı. Jandarma ve poliste karışıklık çok oluyor. <strong>Bazen 3-5 tane Ahmet ya da Mehmet Sarı'nın karakola gittiği oluyor, bazılarının anne ve baba adları da aynı oluyor</strong>. TC kimlik numaraları ile teyit ediyoruz, lakaplar ile teyit ediyoruz, yoksa sıkıntı yaşanıyor. Herkes bir şekilde akraba" dedi.</p>

<h4>"HERKESİN BİR LAKABI VAR"</h4>

<p>Mahallede yaşan Mustafa Sarı, kendi isminde birisinin sorulduğunda en az 15 tane aynı isimden kişi olduğunu belirterek, "<strong>Herkesin bir lakabı var, bu şekilde ayırt ediliyor, yoksa karışıklık oluyor.</strong> Nesilden nesle bu şekilde gidiyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><img alt="Bu mahallede herkesin soyadı aynı! Karışmamak için bu yöntemi bulmuşlar" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/23/bu-mahallede-herkesin-soyadi-ayni-karismamak-icin-bu-yontemi-bulmuslar-1804770_202607231007_20260723100727_3.jpg" width="100%" /></p>

<h4>MEZARLIKLARI BİLE KARIŞABİLİYOR</h4>

<p></p>

<p>Annesinin evlenmeden önceki soyadının Sarı olduğunu ve kendisinin de Yazlık Mahallesi'ne gelin geldikten sonra soyadının Sarı olduğunu anlatan Ayşe Sarı, "Benim annem burada yaşıyormuş ve soyadı Sarı'ymış. Evlenince soyadı değişmiş ve sonrasında ben bu köye gelin geldim, sonrasında benim soyadım da Sarı oldu. İlginç bir durum, küçükken annem anlatırdı ve herkesin soyadının aynı olduğunu söylerdi. <strong>Mezarlarda da hep Sarı soyadı var, onları da anne ve baba adı ya da doğum ve ölüm tarihlerinden bulabiliyorlar, yoksa karışıklık oluyor</strong>" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>Cemile Sarı ise, "Bu olay çok eski. Benim soyadım evlenmeden öncede Sarı'ydı, şimdi de Sarı. Bu köy komple Sarı. Güzel bir durum, biz soy ismimizden memnunuz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/bu-mahallede-herkes-ayni-soyadini-tasiyor-resmi-kurumlarda-yasanan-karisikligi-bakin-n</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/bu-mahallede-herkes-ayni-soyadini-tasiyor-resmi-kurumlarda-yasanan-karisikligi-bakin-n.png" type="image/jpeg" length="33708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klimayı bu derecenin altına ayarlayanlar dikkat! Kalp damarlarında ani kasılmaya yol açıyor...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/klimayi-bu-derecenin-altina-ayarlayanlar-dikkat-kalp-damarlarinda-ani-kasilmaya-yol-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/klimayi-bu-derecenin-altina-ayarlayanlar-dikkat-kalp-damarlarinda-ani-kasilmaya-yol-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Serkan Akdağ, klimayla soğutulmuş ortamlara aniden girilmesinin kan damarlarında kasılmaya ve kan basıncında olumsuzluklara yol açabileceğini belirterek, özellikle kalp hastalarının bulunduğu ortamın 24 derecenin altında olmaması ve doğrudan klima karşısında oturulmaması gerektiği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Serkan Akdağ, kardiyoloji alanındaki büyük gelişmelere rağmen kalp ve damar hastalıklarının, ülkede ve dünyada insan hayatını tehdit eden en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her üç ölümden biri kalp ve damar hastalıklarına bağlı olup bu sayının sıcak yaz aylarında artış göstermekte olduğunu belirten Akdağ, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Paneli Çalışma Grubunun değerlendirme raporunda ise bilim insanları, geçen yüzyıldan bu yana küresel ölçekte sıcak hava olaylarının şiddetinin ve sıklığının arttığını belirtmiş olduğunu ifade etti. Son yıllarda görülen ortalamanın üzerindeki sıcaklıklara maruz kalmanın, her türlü nedene bağlı ölümlerdeki artışla ilişkili olduğu saptandığını belirten Akdağ, "Artan sıcaklıkların etkisi, özellikle kalp ve damar hastalığı olan bireyler açısından belirgin bir önem taşımaktadır. Yakın tarihli bir meta-analizde, sıcak hava dalgalarının kalp damar hatalıkları kaynaklı ölüm riskini yüzde 11,7 oranında artırdığı ve bu riskin yaşlı nüfusta (yaş &gt;65) daha da yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca 27 ülkeyi kapsayan güncel bir küresel analizde, her bin kardiyovasküler ölümden ikisinin aşırı sıcaklara bağlı olduğu tahmin edilmiştir. Kalp hastalıklarının ve kalp krizlerinin oluşumunda başta sigara olmak üzere hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, düzensiz beslenme, stres ve çevresel faktörler de etkili rol oynamaktadır" diye konuştu.</p>

<p><br />
Yaz aylarında kalp krizinin önemli risk faktörlerinden biri de aşırı sıcak ve nemli hava olduğuna değinen Akdağ, "Vücudumuz yüksek sıcaklıklara birtakım istenmeyen tepkiler verir. Bu tepkiler genel olarak dehidratasyon (sıvı kaybı), artan metabolik ihtiyaç, hiperkoagülasyon (kanın aşırı pıhtılaşma eğilimi), sistemik inflamatuar yanıt, sodyum ve potasyum başta olmak üzere elektrolit dengesizlikleri ve tansiyon değerlerinde ani düşüş veya yükselmelerdir. Kalp ve damar hastaları ile ileri yaştaki bireylerde bu ani değişimler kalp krizini tetikleyebilir. Güneş ışınları ile uzun süreli temas bu duruma zemin hazırlayabilir. Bu nedenle özellikle kalp ve damar hastalarının sıcaklardan korunması, güneş ışınlarına direkt maruz kalmaması çok önemlidir. Bu hastalar güneşin dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarıya çıkmamalı, dışarı çıkmak durumunda olanlar ise gölge yerlerde bulunmalı ya da şemsiye kullanmalıdırlar. Vücudun sıvı dengesinin korunabilmesi için aşırı terlemeyle kaybedilen sıvının tekrar yerine konulması çok önemlidir" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Klimayı bu derecenin altına ayarlayanlar dikkat! Kalp damarlarında ani kasılmaya yol açıyor...</h2>

<p><br />
Özellikle yaz aylarında günde ortalama 2,5 ila 3,5 litre arası sıvı tüketilmesi gerektiğini öneren Prof. Dr. Akdağ, "Ayrıca tansiyon ve kalp hastalarının kardiyoloji uzmanı kontrolünde gerekli tetkik ve takiplerini yaptırmaları önerilir. Sıcak yaz aylarında hipertansiyonu olan hastalarda genel olarak yapılan tuz kısıtlaması devam etmeli ve sebzelerle beraber tuz alımının artmamasına özen gösterilmelidir. Az yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri, zeytinyağı, tereyağı gibi özellikle doymamış yağlardan zengin sağlıklı yağlar tüketilmelidir. Günlük taze sebze ve meyve tüketilmesi iyi kolesterol seviyesini arttırdığı gibi bağırsakların düzenli çalışmasına da katkı sağlayacaktır. Ancak meyvenin aşırı tüketilmesinin kan şekerini ve kiloyu attırabileceğini unutmamak gerekir. Özellikle diyabet ve obezite hastaları buna dikkat etmelidir. Mercimek, nohut, kuru fasulye gibi kuru baklagiller mutlaka sofrada olması gereken besinlerdir. Salam, sosis, sucuk, fast food gibi trans yağlardan, katkı maddelerinden zengin ve aşırı tuz içeren yiyecekler mümkün olduğunca tüketilmemelidir" dedi.<br />
"Bir diğer husus klima ve soğutucu cihazların dikkatsizce kullanımıdır" diyen Akdağ, konuşmasını şöyle tamamladı:<br />
"Sıcak yaz aylarında bilinçsizce kullanılan klimaların birçok sağlık sorununa neden olduğu gibi kalp üzerinde de olumsuz etkilere neden olabileceği unutulmamalıdır. Klima ile soğutulmuş ortamlara aniden girildiğinde kan damarlarında ani kasılmalar oluşarak kan basıncı ve koroner damarlar üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu durumdan kaçınmak için özellikle kalp hastalarının bulunduğu ortam 24 derecenin altında olmamalı, doğrudan klima karşısında oturulmamalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/klimayi-bu-derecenin-altina-ayarlayanlar-dikkat-kalp-damarlarinda-ani-kasilmaya-yol-aciyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/klimayi-bu-derecenin-altina-ayarlayanlar-dikkat-kalp-damarlarinda-ani-kasilmaya-yol-ac.png" type="image/jpeg" length="27100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bıçağı vurunca şoke oldu! Sosyal medyayı sallayan köpüren karpuz gerçeği...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/bicagi-vurunca-soke-oldu-sosyal-medyayi-sallayan-kopuren-karpuz-gercegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/bicagi-vurunca-soke-oldu-sosyal-medyayi-sallayan-kopuren-karpuz-gercegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde sosyal medyada paylaşılan ve bıçak vurulduğu an köpürerek fışkıran karpuz görüntüleri büyük şaşkınlık yaratırken, uzmanlar bu durumun nedenlerini açıklayarak tüketicilere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi karpuz, bu kez sıra dışı görüntülerle gündemde. Farklı şehirlerden gelen "köpüren karpuz" paylaşımları sosyal medyada büyük yankı uyandırırken, uzmanlar bunun nedenini açıklayarak önemli bir uyarıda bulundu.</p>

<p>Son günlerde sosyal medyada paylaşılan videolarda, kesildiği anda köpürmeye başlayan karpuzlar dikkat çekti. Pazardan aldığı karpuzu eve götürüp kesen bir vatandaşın yaşadığı şaşkınlık da gündem oldu.</p>

<p>Vatandaş, yaşadığı olayı, "İçerisinden köpükler çıktığını görünce hayatımda ilk kez böyle bir olayla karşılaştım, neye uğradığımı şaşırdım." sözleriyle anlattı.</p>

<p>Paylaşımlar kısa sürede binlerce kez izlenirken, birçok kişi "Karpuzlara kimyasal mı sıkılıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.</p>

<p><img alt="Bıçağı vurduğu an fışkırdı! Köpüren karpuz tehlike saçıyor 1" decoding="async" loading="lazy" src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25534418/1200xauto.jpg" width="1200" /></p>

<h2>UZMANLAR AÇIKLADI: NEDENİ KİMYASAL DEĞİL</h2>

<p>Uzmanlara göre köpürmenin nedeni sanıldığı gibi kimyasal madde ya da hormon değil. Bu durum, yüksek sıcaklıklarda meydana gelen fermantasyon (mayalanma) sürecinden kaynaklanıyor.</p>

<p>Özellikle hasat sonrası taşıma sırasında veya pazar ile market tezgâhlarında uzun süre sıcağa maruz kalan karpuzların kabuğunda fark edilmeyen küçük çatlaklar oluşabiliyor. Bu çatlaklardan içeri giren bakteri ve mayalar, karpuzun içindeki şekeri parçalayarak karbondioksit gazı oluşturuyor.</p>

<p>Biriken gazın oluşturduğu basınç nedeniyle karpuz kesildiğinde ya da kabuğu çatladığında içerideki sıvıyla birlikte köpük oluşabiliyor.</p>

<p><img alt="Bıçağı vurduğu an fışkırdı! Köpüren karpuz tehlike saçıyor 2" decoding="async" loading="lazy" src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25534421/1200xauto.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KÖPÜREN KARPUZU TÜKETMEYİN</h2>

<p>Uzmanlar, köpüren bir karpuzun kesinlikle yenmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Köpürme, meyvenin bozulduğunu, fermantasyona uğradığını ve zararlı mikroorganizmaların çoğalmış olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu tür karpuzların tüketilmesi mide-bağırsak enfeksiyonları ve gıda zehirlenmesi riskini artırabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/bicagi-vurunca-soke-oldu-sosyal-medyayi-sallayan-kopuren-karpuz-gercegi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/bicagi-vurunca-soke-oldu-sosyal-medyayi-sallayan-kopuren-karpuz-gercegi.png" type="image/jpeg" length="46935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isimden korkutan uyarı: Baş ağrısıyla başlıyor, bilinç kaybına kadar gidiyor!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/uzman-isimden-korkutan-uyari-bas-agrisiyla-basliyor-bilinc-kaybina-kadar-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/uzman-isimden-korkutan-uyari-bas-agrisiyla-basliyor-bilinc-kaybina-kadar-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Uzmanı Doç. Dr. Caner Sağlam, yaz aylarında halsizlik ve baş ağrısı gibi basit belirtilerle başlayan sıcak çarpmasının müdahale edilmediğinde bilinç kaybına kadar ilerleyebileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Uzmanı Doç. Dr. Caner Sağlam, yaz aylarında uzun süre sıcağa maruz kalan veya sıcak havalarda uzun süre yüksek egzersiz yapan kişilerin sıcak çarpmasına maruz kalabileceğini belirterek, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanların risk altında olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yaz aylarının en büyük tehlikesi: Bilinç kaybına kadar ilerliyor! 1" decoding="async" loading="lazy" src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25516325/1200xauto.jpg" width="1200" /></p>

<h2>DIŞARI ÇIKMADAN ÖNCE DİKKAT!</h2>

<p>Sıcak çarpmasının bilinç kaybına kadar ilerleyebileceğine dikkati çeken Doç. Dr. Sağlam, "Hastalar genellikle halsizlik, baş ağrısı, bulantı, kusma, bazen bilinç kaybına varan semptomlarla karşımıza gelebiliyor. Bu dönemde özellikle kronik hastalığı olan yaşlı hastaların mümkün olduğunca çok dışarı çıkmamasını önermekteyiz. Çıktığı zaman pamuklu ve bol elbiseler kullanmasını tavsiye ediyoruz. Mümkün olduğunca şapka ve güneş kremi kullanmalı ve vücut ısısını dengeleyecek şekilde bol sıvı tüketilmelidir. Özellikle bu dönemde çay, kahve ya da alkol içerikli içeceklerden kaçınmak gerekiyor. Çünkü vücut suyunu kaybına neden olarak sıcak çarpmasını kolaylaştırabiliyor" dedi.</p>

<p><img alt="Yaz aylarının en büyük tehlikesi: Bilinç kaybına kadar ilerliyor! 2" decoding="async" loading="lazy" src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25516328/1200xauto.jpg" width="1200" /></p>

<h2>"ÖLÜM GELİŞEBİLİR"</h2>

<p>Sıcak çarpması sonrası kişilerde bilinç bulanıklığı, uyuklama eğilimi bazen nöbet ya da bayılma şikayeti olduğunda hızlı bir şekilde bir hekime ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Sağlam, "Ölüm gelişebilir, o yüzden erken müdahale önemlidir. Ancak halsizlik, baş ağrısı, bulantı ya da hafif vücut yüksekliğin şikayeti varsa kişi evinde de bol sıvı tüketerek, vücut ısısını dengeleyecek şekilde ılık bir duş alarak ya da ıslak bezlerle boyun, kasık ve koltuk altı bölgesine nemlendirerek etkileri azaltılabilir. Semptomlar yok olmaya başlarsa hekime gelmelerine gerek kalmayabilir. Ortalama yetişkin bir insanın günlük 2-3 litrelik sıvı tüketmesi gerekirken özellikle yaz döneminde, terlemenin çok olduğu ve sıvı kaybının çok olduğu dönemde bu miktarı ihtiyaca göre 3-4 litreye kadar çıkarabilir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/uzman-isimden-korkutan-uyari-bas-agrisiyla-basliyor-bilinc-kaybina-kadar-gidiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/uzman-isimden-korkutan-uyari-bas-agrisiyla-basliyor-bilinc-kaybina-kadar-gidiyor.png" type="image/jpeg" length="29542"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görenler gözlerine inanamadı! Arabasına 300 bin lira harcadı, bagajına göl kurdu...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/gorenler-gozlerine-inanamadi-arabasina-300-bin-lira-harcadi-bagajina-gol-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/gorenler-gozlerine-inanamadi-arabasina-300-bin-lira-harcadi-bagajina-gol-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'da bir sürücünün 300 bin lira harcayarak modifiye ettiği otomobili, bagajına kurulan göl konsepti ve içine yerleştirilen canlı su kaplumbağalarıyla görenleri şaşkına çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'da düzenlenen Tuning Fest'te yaklaşık 300 bin liralık modifiye uygulanan otomobil, bagajına kurulan göl konsepti ve içerisine yerleştirilen gerçek su kaplumbağalarıyla ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Araç sahibi, amaçlarının reklam yapmak değil, modifiyeyi sanata dönüştürmek olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Gorenler Gozlerine Inanamadi Arabasina 300 Bin Lira Harcadi Bagajina Gol Kurdu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/gorenler-gozlerine-inanamadi-arabasina-300-bin-lira-harcadi-bagajina-gol-kurdu-1.jpg" width="1920" /><br />
Bursa Park Modifiye Derneği tarafından BUTTİM Açık Otoparkı'nda düzenlenen Tuning Fest'te birbirinden farklı modifiyeli araçlar görücüye çıktı. Festivalde sergilenen otomobiller arasında yaklaşık 300 bin liralık modifiye uygulanan bir araç, bagajına kurulan göl konsepti ve içerisinde yaşayan gerçek su kaplumbağalarıyla ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği araçlardan biri oldu. Vatandaşlar sıra halinde aracı inceleyip cep telefonlarıyla görüntü aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gorenler Gozlerine Inanamadi Arabasina 300 Bin Lira Harcadi Bagajina Gol Kurdu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/gorenler-gozlerine-inanamadi-arabasina-300-bin-lira-harcadi-bagajina-gol-kurdu-3.jpg" width="1920" /><br />
Yaklaşık 7 yıldır araç kaplama işi yaptığını belirten Furkan Okyay, her yıl farklı konseptlerle festivallere katıldıklarını söyledi. Okyay, "Yaklaşık 7 yıldır araç kaplama işi yapıyorum. Her sene yarışmalara farklı araçlarla katılıyorum. Amacımız reklamdan daha çok kendi hobimizi sanata dönüştürmek. Bu işi öncelik olarak kendi arabamızda insanlara göstermek, her zaman daha iyisi nasıl olur diye düşünüp buna yoğunlaşıyoruz. Bu arabayı bile 3 günde düşünüp bu hale getirdik. Ortalama olarak bir aracı bu hale getirmek 300 bin TL gibi rakamlara mal oluyor" dedi.<br />
Hazırladıkları konseptin aracın halk arasındaki lakabından ilham aldığını ifade eden Okyay, "Araba insanlar arasında kaplumbağa olarak geçtiği için biz de bagajda bir göl konsepti oluşturup gerçek su kaplumbağaları ekledik. Aracın yavruları gibi hissettirmek istedik. Dünyada tek diyebiliriz, varsa bile çok nadirdir. Kaplumbağaları evimizde besliyoruz. Şimdi otomobilimizin bagajında onlar için bir yaşam alanı oluşturduk. Birlikte dolaşıyoruz, sularını da düzenli olarak değiştiriyoruz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/gorenler-gozlerine-inanamadi-arabasina-300-bin-lira-harcadi-bagajina-gol-kurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/gorenler-gozlerine-inanamadi-arabasina-300-bin-lira-harcadi-bagajina-gol-kurdu-1-1.png" type="image/jpeg" length="35820"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllarca bir damla su bile içememişti, şimdi ise yeni bir kabusla karşı karşıya!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/yillarca-bir-damla-su-bile-icememisti-simdi-ise-yeni-bir-kabusla-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/yillarca-bir-damla-su-bile-icememisti-simdi-ise-yeni-bir-kabusla-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[34 yıllık susuzluk sorunu çözülen Mustafa Akbıyık, bu kez de yemek yiyememeye başlaması nedeniyle dört ayda 47 kilodan 39,5 kiloya düşerek yetkililerden yardım istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da yaşayan 79 yaşındaki Mustafa Akbıyık, 1992 yılında eşiyle birlikte evlerindeki sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi. Eşi tedavinin ardından taburcu edilirken, yoğun bakımda iki gün komada kalan Akbıyık, uyandıktan sonra su içemediğini fark etti.</p>

<p>Su içtiği anlarda nefesinin daraldığını ve sudan tiksindiğini belirten Akbıyık,<strong> tam 34 yıl boyunca sulu yiyeceklerle hayatını sürdürdü.</strong></p>

<p><img alt="34 yıldır su içemeyen adam şimdi de yemek yiyemiyor! 4 ayda 39 kiloya düştü" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/16/34-yildir-su-icemeyen-adam-simdi-de-yemek-yiyemiyor-4-ayda-39-kiloya-dustu-1803651_202607162048_20260716204829_1.jpg" width="100%" /></p>

<p>Yıllarca süren tedavi arayışlarına rağmen sonuç alamayan Akbıyık’ın durumu aylar önce haber bültenlerine de taşınmıştı. Talihsiz adam, boya işi yaptığı esnada aşırı susuzluk hissederek yeniden su içmeyi denedi.</p>

<h3>34 YIL SONRA SU İÇTİ</h3>

<p><strong>SHOW Haber'in</strong> haberine göre, denemesinin başarılı olması üzerine Akbıyık, 34 yıl aradan sonra ilk kez yarım şişe suyu tek seferde içti.</p>

<p>Su içmeye başlamasıyla birlikte kronik baş ağrılarının da son bulduğunu ifade eden Akbıyık'ın bu sevinci ise çok kısa sürdü.</p>

<p><img alt="34 yıldır su içemeyen adam şimdi de yemek yiyemiyor! 4 ayda 39 kiloya düştü" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/16/34-yildir-su-icemeyen-adam-simdi-de-yemek-yiyemiyor-4-ayda-39-kiloya-dustu-1803651_202607162048_20260716204829_2.jpg" width="100%" /></p>

<h3>ŞİMDİ DE YEMEK YİYEMİYOR</h3>

<p>Vücudunun su kabul etmeye başlamasının ardından bu kez beslenme yetisini tamamen kaybettiğini iddia eden Akbıyık, yiyeceklerden tiksinmeye başladı. Hiç açlık hissetmediğini, bir tas çorba dahi içemediğini belirten Akbıyık, sadece gıda takviyeleriyle beslenebildiğini öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="34 yıldır su içemeyen adam şimdi de yemek yiyemiyor! 4 ayda 39 kiloya düştü" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/16/34-yildir-su-icemeyen-adam-simdi-de-yemek-yiyemiyor-4-ayda-39-kiloya-dustu-1803651_202607162048_20260716204829_3.jpg" width="100%" /></p>

<p>Bu süreçte hızla kilo kaybeden Akbıyık, dört ay gibi kısa bir sürede<strong> 47 kilodan 39,5 kiloya </strong>kadar gerilediğini açıklayarak, sağlığına tamamen kavuşabilmek için tıp dünyasından yardım beklediğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>SHOW HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/yillarca-bir-damla-su-bile-icememisti-simdi-ise-yeni-bir-kabusla-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/yillarca-bir-damla-su-bile-icememisti-simdi-ise-yeni-bir-kabusla-karsi-karsiya.png" type="image/jpeg" length="36489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kiracılar bu hakkını bilmiyor... 'Ev benim değil mi' diyen mülk sahibini yakacak kanun maddesi!]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kiracilar-bu-hakkini-bilmiyor-ev-benim-degil-mi-diyen-mulk-sahibini-yakacak-kanun-maddesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/kiracilar-bu-hakkini-bilmiyor-ev-benim-degil-mi-diyen-mulk-sahibini-yakacak-kanun-maddesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hukukçular, ev sahibinin kiracının izni olmadan yedek anahtar veya çilingir yardımıyla eve girmesinin TCK kapsamında "konut dokunulmazlığının ihlali" suçunu oluşturduğunu ve 2 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ev sahibinin, kiracının izni olmadan yedek anahtar ya da çilingir yardımıyla eve girmesi ciddi hukuki sonuçlar doğurabiliyor. Hukukçular,<strong> "Evin durumunu kontrol etmek", "temiz kullanılıp kullanılmadığını görmek" ya da benzeri gerekçelerin izinsiz girişe haklılık kazandırmadığını belirterek,</strong> bu eylemin Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesi kapsamında "konut dokunulmazlığının ihlali" suçu sayılabileceğini ve faillerin <strong>6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla </strong>karşı karşıya kalabileceğini ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>EV SAHİBİNİN İZİNSİZ GİRİŞİ SUÇ KAPSAMINDA</h3>

<p>Muhtelif bahanelerle ev sahibinin kiracının dairesine izinsiz girenler şok cezayla karşılaşabiliyor. Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, ‘Ev sahibi habersiz eve girebilir mi?’ sorusuna ‘Kesinlikle hayır’ cevabını verdi.<br />
İhlalin sadece "ayıp bir davranış" olarak kalmayabileceğine vurgu yapan Avukat Selman Nuri Kaya, "TCK 116. Madde kapsamında şikayete bağlı ceza soruşturması gündeme gelebilir. Eğer eylem cebir, tehdit veya gece vakti gibi nitelikli unsurlarla işlenmişse TCK m.116/4 ve şartları varsa TCK m.119 çerçevesinde daha ağır sonuçlar doğabilir. Ev Sahibi Anahtarı Bulunduramaz.<strong> Ev sahibinin sözleşme süresince kiracının rızası dışında girebilmek için yedek anahtar bulundurması ve kullanması yasalara aykırıdır.</strong> Satış, yeni kiracı adayına gösterme veya zorunlu onarım gibi durumlarda dahi ev sahibi kiracıya önceden haber vermek ve onay almak zorundadır. Habersiz veya izinsiz girişlerde suç işlenmiş sayılır. Yalnızca su patlaması, yangın gibi evi ve çevreyi tehdit eden çok acil durumlarda polisle veya yetkililerle içeri girilebilir” dedi.</p>

<h3>KİRACILARA HAK ARAMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Kiracının haklarının ihlal edilmesi halinde hukuki yollara başvurabileceğini belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Delillerinizle (kamera kayıtları, şahitler, mesajlar vb.) birlikte Cumhuriyet Savcılığı'na ‘Konut Dokunulmazlığının İhlali’ suçundan şikayetçi olabilirsiniz. Kira ilişkisini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 319. maddesine göre; kiracı, evin satışı, bakımı veya sonraki kiralama süreçleri için zorunlu olduğu ölçüde, ev sahibinin veya onun belirlediği 3. kişilerin (emlakçı, alıcı adayı vb.) evi gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kiracilar-bu-hakkini-bilmiyor-ev-benim-degil-mi-diyen-mulk-sahibini-yakacak-kanun-maddesi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/kiracilar-bu-hakkini-bilmiyor-ev-benim-degil-mi-diyen-mulk-sahibini-yakacak-kanun-madd6.png" type="image/jpeg" length="49320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kireçlenme ağrısı yaşayanlar dikkat... İbrahim Saraçoğlu'nun kürü yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kireclenme-agrisi-yasayanlar-dikkat-ibrahim-saracoglunun-kuru-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/kireclenme-agrisi-yasayanlar-dikkat-ibrahim-saracoglunun-kuru-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, kemik ve eklem kireçlenmesi şikayeti olanlar için ağrıları kesen doğal çınar yaprağı kürünü yeniden gündeme taşırken, kürün fayda etmesi için özellikle belirli özelliklere sahip yaprakların seçilmesi gerektiği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, çeşitli açıklamalarında çınar yaprağını doğal destek amacıyla önerdiğini belirtiyor. Saraçoğlu, düz yapraklı türler yerine beş parçalı yarıklara sahip çınar yapraklarının tercih edilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h3>ÇINAR YAPRAĞI KÜRÜ NASIL HAZIRLANIYOR?</h3>

<p>Saraçoğlu'nun önerisine göre kür için iki adet çınar yaprağı yaklaşık 10 gün kurutuluyor. Bir bardak içme suyu kaynatıldıktan sonra yapraklar suya ekleniyor ve yaklaşık bir dakika kaynatılıyor. Ilınan karışımın akşam yemeğinden önce ve yatmadan önce birer fincan tüketilmesi öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kireçlenme şikayeti olanlar dikkat! İbrahim Saraçoğlu’nun önerdiği kür ağrıları kesiyor" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/10/kireclenme-sikayeti-olanlar-dikkat-ibrahim-saracoglunun-onerdigi-kur-agrilari-kesiyor-1802464_202607101548_20260710154826_1.jpg" width="100%" /></p>

<h3>FAYDALARINA İLİŞKİN BİLGİLER</h3>

<p>Saraçoğlu, çınar yaprağı kürünün kireçlenme kaynaklı şikayetlerin hafiflemesine destek olabileceğini öne sürüyor. Ayrıca çeşitli programlarında çınar yaprağını doğal bir destek ürünü olarak değerlendirdiğini ve hafif depresyon tanısı alan kişilere de önerdiğini ifade ediyor.</p>

<p>Öte yandan, çınar yaprağına ilişkin halk arasında ağrıları hafifletmeye, ödem atılmasına, ağız hijyeninin desteklenmesine, cilt sağlığının korunmasına ve kemik sağlığına katkı sağlayabileceğine yönelik çeşitli görüşler bulunuyor. Ancak bu etkilerin tamamı bilimsel olarak kesin biçimde kanıtlanmış değil.</p>

<p></p>

<h4>ÇINAR YAPRAĞININ ÖZELLİKLERİ</h4>

<p>Türkiye'nin birçok bölgesinde yetişen çınar ağaçları, geniş gövdeleri ve büyük yapraklarıyla biliniyor. Kalın ve damarlı yapıya sahip olan çınar yaprakları, geleneksel bitkisel uygulamalarda uzun yıllardır kullanılan bitkisel ürünler arasında yer alıyor.</p>

<p>Not: Kireçlenme ve diğer sağlık sorunlarında bitkisel kürleri kullanmadan önce bir hekime danışılması, mevcut tedavinin doktor önerisi olmadan bırakılmaması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye Gazetesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/kireclenme-agrisi-yasayanlar-dikkat-ibrahim-saracoglunun-kuru-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/kireclenme-agrisi-yasayanlar-dikkat-ibrahim-saracoglunun-kuru-yeniden-gundemde.png" type="image/jpeg" length="15980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günde 1500 TL yevmiye alıyorlar! Tek yaptıkları şey ağaçtaki meyveleri koparıp yere atmak...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/gunde-1500-tl-yevmiye-aliyorlar-tek-yaptiklari-sey-agactaki-meyveleri-koparip-yere-atmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/gunde-1500-tl-yevmiye-aliyorlar-tek-yaptiklari-sey-agactaki-meyveleri-koparip-yere-atmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'da elverişli hava şartları nedeniyle ağaçlarda yaşanan aşırı meyve tutumu sonrası, ürün kalitesini ve pazar değerini artırmak amacıyla yapılan seyreltme (tekleme) çalışmasında görev alan işçiler, günlük 1500 TL yevmiye ile yeni bir gelir kapısı elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Bursa'da, bu yıl iklim şartlarının elverişli gitmesiyle yaşanan yüksek verim, en çok tekleme işçilerinin yüzünü güldürdü.</p>

<p>Dallardaki aşırı meyve tutumu nedeniyle ağaçların yükünü hafifletmeye çalışan işçiler, üreticiler için maliyet oluştururken kendileri için önemli bir kazanç kapısı açılan bu dönemde hummalı bir şekilde çalışıyor. Bazı bahçelerde tekleme sonucu yere atılan nektarin çağlaları ve küçük armutların yoğunluğu dikkati çekerken, işçiler her bir ağacı hasat dönemi için titizlikle hazırlıyor.</p>

<p><img alt="Günde 1500 TL kazanıyorlar! Tek yaptıkları meyveleri koparıp yere atmak" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/13/gunde-1500-tl-kazaniyorlar-tek-yaptiklari-meyveleri-koparip-yere-atmak-1802972_202607131144_20260713114413_1.jpg" width="100%" /></p>

<h3>FAZLA MEYVE AĞAÇ İÇİN ZARARLI</h3>

<p>Gürsu ilçesindeki meyve bahçelerinde tekleme yapan Nurbay Kaya, fazla meyve tutumunun bereketli olduğunu ancak ağaç sağlığı ve meyve kalitesi açısından ağaç başına çok meyve bulunmasının doğru olmadığını söyledi. <strong>Ağacın taşıyabileceğinden fazla olan meyvelerin koparılıp uzaklaştırılması işini üstlendiklerini dile getiren Kaya, bazen bir daldaki meyvenin yarısından fazlasını koparıp yere attıklarını anlattı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Günde 1500 TL kazanıyorlar! Tek yaptıkları meyveleri koparıp yere atmak" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/13/gunde-1500-tl-kazaniyorlar-tek-yaptiklari-meyveleri-koparip-yere-atmak-1802972_202607131144_20260713114414_2.jpg" width="100%" /></p>

<h3>GÜNLÜĞÜ 1500 LİRA</h3>

<p>Günlük 1500 lira yevmiye ile çalıştıklarını belirten Kaya, <em><strong>"Sabah 06.30'da başlıyoruz, akşama 16.30'a kadar çalışıyoruz. Bu zaman içinde 4 kez mola veriyoruz. Tek yaptığımız fazla meyveyi koparıp yere atmak. Dalları rahatlatıyoruz, ağacın verimini artırıyoruz."</strong></em> dedi.</p>

<p><img alt="Günde 1500 TL kazanıyorlar! Tek yaptıkları meyveleri koparıp yere atmak" decoding="async" fetchpriority="auto" height="auto" itemprop="image" loading="lazy" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/7/13/gunde-1500-tl-kazaniyorlar-tek-yaptiklari-meyveleri-koparip-yere-atmak-1802972_202607131144_20260713114415_3.jpg" width="100%" /></p>

<p>Kaya, tekleme sayesinde geriye kalan meyvelerin güçlendiğini vurgulayarak, bu işlem yapılmadığı takdirde meyvelerin küçük kalacağını, kalitenin düşeceğini ve ürünlerin pazarda yer bulamayacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/gunde-1500-tl-yevmiye-aliyorlar-tek-yaptiklari-sey-agactaki-meyveleri-koparip-yere-atmak</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/gunde-1500-tl-yevmiye-aliyorlar-tek-yaptiklari-sey-agactaki-meyveleri-koparip-yere-atm.png" type="image/jpeg" length="45181"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boşanma davalarında yeni dönem! Mahkeme o sözleri eleştiri değil 'hakaret' saydı...]]></title>
      <link>https://www.sektorgazetesi.com.tr/bosanma-davalarinda-yeni-donem-mahkeme-o-sozleri-elestiri-degil-hakaret-saydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sektorgazetesi.com.tr/bosanma-davalarinda-yeni-donem-mahkeme-o-sozleri-elestiri-degil-hakaret-saydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında eşine "Yaptığın yemekleri beğenmiyorum, senin yemeklerin zehirli, sen cahilsin" şeklinde ifadeler kullanan kocayı, karşılıklı hakaretleşmeye rağmen eleştiri sınırını aştığı gerekçesiyle "ağır kusurlu" buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü.</p>

<h3>BUZDOLABINA KİLİT TAKMIŞ</h3>

<p>Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi. Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve<strong> 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti.</strong> Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti.</p>

<h3>"YEMEKLERİN ZEHİRLİ" DİYEREK AŞAĞILADI</h3>

<p>Yaptığı yemekleri beğenmediğini, <strong>"sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine,</strong> karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe<strong> "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk"</strong> diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise ‘Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz’ dediğine dikkat çekti.</p>

<h4>KOCA AĞIR KUSURLU</h4>

<p>Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca,<strong> bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi</strong>. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.sektorgazetesi.com.tr/bosanma-davalarinda-yeni-donem-mahkeme-o-sozleri-elestiri-degil-hakaret-saydi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sektorgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sektorgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/bosanma-davalarinda-yeni-donem-mahkeme-o-sozleri-elestiri-degil-hakaret-saydi.png" type="image/jpeg" length="18931"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
