Yaz mevsimi bizim için tatil, deniz ve eğlence anlamına gelebilir ama sokak hayvanları için tam bir hayatta kalma mücadelesidir. Asfaltların alev aldığı, su birikintilerinin dakikalar içinde kuruduğu bu günlerde, onların sesini duyurabileceği bir dilleri yok. Onlar sadece gölgelik bir duvar dibi ve susuzluklarını giderecek küçük bir pınar arıyorlar. Şehir hayatının betonlaşan yapısı içinde bu temel ihtiyaçlara ulaşmaları ise her geçen gün zorlaşıyor.
Çoğu zaman hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz o küçük plastik kaplar, aslında sokaktaki bir kedi ya da köpek için hayata tutunma sebebi. Evimizde biriken yoğurt kaplarını atmayıp, içini temiz suyla doldurarak kapı önlerine, kaldırım kenarlara bırakmak sadece birkaç dakikamızı alır. Ancak o birkaç dakika, susuzluktan böbrekleri iflas etmek üzere olan bir canın kurtuluşudur. Üstelik içine koyacağınız birkaç parça buz, suyun daha uzun süre taze kalmasını sağlayacaktır.
Sıcak havada enerji toplamak ve vücut ısılarını dengelemek hayvanlar için çok daha fazla efor gerektirir. Aç kalan bir hayvanın vücut direnci düşer ve güneş çarpmasına karşı savunmasız kalır. Mahallemizdeki marketten alacağımız küçük bir paket mama, bütçemizi sarsmaz belki ama oradaki popülasyonun o günü tok ve sağlıklı geçirmesini sağlar. Unutmayalım ki, onlara gösterdiğimiz sevgi sadece karınlarını doyurmakla kalmaz; aramızdaki o saf ve karşılıksız bağı da güçlendirir.
Sadece su ve mama değil, yaşam alanlarımızı onlarla paylaşma biçimimiz de çok önemli. Arabamızı çalıştırmadan önce kaputa vurmak kışın bir klasiktir ama yazın da gölge arayışıyla araç altlarına sığınan dostlarımız için dikkatli olmalıyız. Dükkan sahiplerinin kapı önlerini onlara kapatmaması, apartman bahçelerinde küçük gölgelik alanlara izin verilmesi, insani sorumluluğumuzun bir gereğidir.
Bu alışkanlığı çocuklara aşılamak, geleceğe yapılabilecek en güzel yatırımdır. Evde çocuklarla birlikte su kapları hazırlamak, onları boyamak ve sokaktaki canları birlikte beslemek, yeni nesillere empatiyi ve doğaya saygıyı öğretir. Hayvan sevgisiyle büyüyen bir çocuğun, büyüdüğünde insana, çevreye ve dünyaya zarar verme ihtimali çok düşüktür.
Sonuç olarak, havaların sıcak olması bizi sadece kendi konforumuzu düşünmeye itmemeli. Gerçek insanlık, kendi ihtiyacımız dışındakilerin de yaşam hakkına saygı duymak ve onlara el uzatmaktır. Bugün evden çıkarken yanınıza fazladan bir şişe su alın ve ilk gördüğünüz boş kaba boşaltın. Göreceksiniz, o sessiz dostların gözlerindeki minnet duygusu, içinizi bu yaz sıcağında serinletmeye yetecektir.