SAĞLIK

Koku alamıyorsanız dikkat! Altında bu sessiz hastalık olabilir

Kronik burun tıkanıklığı ve koku alamama şikayetiyle doktora başvuran pek çok hastada, sinüzit veya enfeksiyon beklentisinin aksine "nazal polip" teşhisi konuluyor. Burun kanallarında ve sinüslerde oluşan yumuşak, ağrısız ve iyi huylu büyümeler olarak tanımlanan bu polipler, tedavi edilmediğinde koku duyusunun tamamen kaybolmasına ve uyku kalitesinin bozulmasına yol açabiliyor.

Abone Ol

Prof. Dr. Yaşar Çokkeser, uzun süredir devam eden burun tıkanıklığı ve koku kaybının nazal polip belirtisi olabileceğini belirterek, uyardı.

“AĞRISIZ DOKU BÜYÜMELERİ”

Burun tıkanıklığının çoğu zaman basit bir nezle ya da alerji olarak düşünüldüğünü ifade eden Çokkeser, "Ancak uzun süredir devam eden, hiç tam açılmayan bir burun ve beraberinde koku kaybı varsa bunun nedeni nazal polip olabilir. Nazal polip; burun ve sinüslerin iç yüzeyinin uzun süre şiş kalması sonucu oluşan, yumuşak yapıda ve ağrısız doku büyümeleridir" dedi.

HAVA YOLUNU DARALTIYOR

Nazal polip hastalığını kanser olmadığının altını çizen Prof. Dr. Çokkeser, hastalığın hava yolunu daraltarak ve sinüslerin doğal boşalmasını engelleyerek hayat kalitesini düşürebildiğini belirtti.

“MİKROP HASTALIĞI DEĞİL”

Nazal polipli hastaların en sık "Burnum hiç açılmıyor, koku alamıyorum, genzim sürekli dolu" şikâyetiyle başvurduğunu ifade eden Prof. Dr. Çokkeser, şunları söyledi:

Bu şişlik zamanla yumuşak dokuların oluşmasına neden olur ve hava geçişi zorlaşır. Sonuçta kişi sürekli tıkalı hisseder. Sorunun temelinde bağışıklık sisteminin burun dokusuna karşı geliştirdiği aşırı hassasiyet vardır. Alerji, astım, aspirin hassasiyeti, kronik sinüzit, sigara dumanı ve hava kirliliği bu süreci tetikleyebilir. Ancak bu durum mikrobik bir hastalık olmadığı için antibiyotik tedavisi çoğu zaman kalıcı çözüm sağlamaz.

EN KRİTİK UYARI: KOKU KAYBI

Prof. Dr. Çokkeser, sürekli burun tıkanıklığının nazal polibin en yaygın belirtisi olduğunu belirterek "En dikkat edilmesi gereken bulgu koku duyusunun azalması ya da tamamen kaybolmasıdır. Bunun yanında geniz akıntısı, başta dolgunluk hissi, ağızdan nefes alma, horlama ve sık sinüzit atakları görülebilir. Özellikle koku duyusunun geri gelmemesi, durumun değerlendirilmesi gerektiğini gösterir" diye uyardı.

AMELİYAT GEREKTİREBİLİR

İlaçların yeterli olmadığı noktada ameliyatın planlanabileceğini belirten Prof. Dr. Çokkeser, "Sorun sadece burundaki doku değildir, altta yatan hassasiyet devam edebilir. Bu nedenle ameliyat sonrası düzenli sprey kullanımı, burun yıkama ve doktor kontrolleri tedavinin önemli bir parçasıdır” dedi.