"Gül goncası gördün mü sen hiç dikensiz?" der ya şair... Hani, "Kusursuz dost arayan dostsuz kalır," diye fısıldar kadim bilgelik. Ve hani o bilindik şarkısında Orhan Gencebay dert yanar ya: "Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni!"
Ne yazık ki günümüzde bazı insanlar, karşısındakinin hatasını —üstelik kendi süzgeçlerinden geçirip hata belledikleri, belki de gerçekte hiç de hata olmayan bir durumu— ulu orta yüzüne vuruyorlar. Kendilerince "nasihat" ettiklerini sanırken, topluluk içinde bir insanı rencide edip hakaret ettiklerinin farkına bile varmıyorlar. Hele bir de hatası yüzüne vurulan insan edepli, vakur biriyse ve edebinden ötürü susuyorsa; bunu fırsat bilip yükleniyorlar da yükleniyorlar... "Vur abalıya!" misali.
Oysa bilmezler ki o susan kişi, haksız olduğundan ya da acziyetinden değil, asaletinden ve nezaketinden susmaktadır.
"O Rahman’ın kulları ki, yeryüzünde tevazu ve vakarla yürürler. Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında ise 'Selam!' der geçerler."
(Furkân Suresi, 63. Ayet Meali)
Tevazu ve "Ben Bilirim" Enaniyeti
Bir de o meşhur söz gelir akıllara: "Fazla tevazu gösterme, gerçek sanırlar." Ne acıdır ki gerçekten tevazu sahibi olan yüce gönüllü insanlar, bazı aklıevveller tarafından küçümsenecek, aşağılanacak kimseler olarak görülüyor.
"Her şeyi ben bilirim!" iddiası, insanı uçuruma sürükleyen amansız bir enaniyettir (kibirdir). Unutmamak gerekir ki başkaları da en az senin kadar bilgi sahibi olabilir. Zaten bir insanın her şeyi bilmesi fıtrata, insan yaratılışına aykırıdır. Kimi zaman zarif insanlar, muhataplarını yüceltmek ve onore etmek için "Senin de bildiğin gibi..." ya da "Sen benden daha iyi bilirsin," derler. Bu bir acziyet değil, asalet göstergesidir.
Gerçek bilgi okumakla, tefekkürle olur; alçakgönüllülük ise insanı manen yüceltir. Şurası bir gerçektir ki: "Her şeyi biliyorum" diyen insan, aslında hiçbir şey bilmiyor demektir. Yüce Yaradan bu gerçeği bizlere şöyle hatırlatır:
"Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde çalımla yürüme! Çünkü Allah, kasılıp böbürlenenlerin hiçbirini sevmez."
(Lokmân Suresi, 18. Ayet Meali)
Kendini Bilmek: İlimlerin En Büyüğü
Halk arasında ne güzel söylenmiştir o bilgece tekerleme: "Sen seni bil sen seni, sen seni bilmezsen patlatırlar enseni!"
Koca Yunus Emre ise bu hakikati ne de güzel mısralara dökmüştür:
İlim, ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsin,
Ya bu nice okumaktır?
Rabbim bizleri kendini bilenlerden, haddini aşmayanlardan ve gönül kırmayanlardan eylesin.
Ve....
"Ne imtihanlar misafir ettik bilsen, hiç hesapta yokken...
İyi ki acıları azaltacak dualar ezberlemişim çocukken"... diyelim.
Sağlıklı günler dileklerimle....