Herkes Uyurken Uyanık Kalanlar

Gerçeğin peşinde koşan, kalemini eğip bükmeden toplumun sesi olan basın emekçileri, demokrasinin en güçlü kaleleri olarak her türlü zorluğa rağmen bizlere nefes olmaya devam ediyorlar.

Abone Ol

Her sabah telefonumuzu açtığımızda ya da televizyonu kurcaladığımızda karşımıza çıkan haberlerin arkasında, uykusuz geceler ve büyük bir emek gizlidir. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, işte bu emeğin, çabanın ve bazen de göze alınan risklerin hatırlanması gereken çok özel bir gündür.

Gazetecilik, sadece bir meslek değil, aslında bir yaşam biçimidir. Mesai saati olmayan, tatili bile tetikte geçen bu uğraşın temelinde halkın haber alma hakkı yatar. Bir muhabirin kamerasının arkasında, bir editörün titizliğinde hep aynı amaç vardır: Hakikati olduğu gibi ulaştırmak.

Günümüzde bilginin çok hızlı yayıldığı ama "doğru bilginin" aslanın ağzında olduğu bir dönemden geçiyoruz. Sosyal medyadaki bilgi kirliliği arasında, teyit edilmiş ve tarafsız bir haberin değeri her geçen gün daha da artıyor. İşte bu noktada gazetecinin sorumluluğu devreye giriyor.

Çalışan gazeteciler, çoğu zaman zor şartlar altında görev yaparlar. Kar, kış, savaş veya doğal afet demeden, herkesin kaçtığı yere doğru koşanlar onlardır. Onların objektifinden süzülen bir fotoğraf karesi, bazen dünyanın gidişatını değiştirecek kadar güçlü bir etki yaratabilir.

Sadece sahada koşturanlar değil; mutfaktaki kahramanlar da unutulmamalıdır. Sayfa sekreterlerinden düzeltmenlere, kurguculardan matbaa işçilerine kadar koca bir ordu, size o haberi ulaştırmak için canla başla çalışır. Bu, kolektif bir tutkunun ürünüdür.

Ancak gazetecilik sadece teknik bir iş değildir; aynı zamanda bir vicdan işidir. Güçlünün yanında değil, haklının yanında durabilmek, mazlumun sesini dünyaya duyurabilmek bu mesleğin en onurlu yanıdır. Kalemini satmayan, eğilmeyen her gazeteci, toplumun ortak hafızasını oluşturur.

Ekonomik zorluklar, değişen medya düzeni ve dijital dönüşümün getirdiği baskılar altında mesleğini onuruyla yapmaya çalışan tüm basın emekçileri takdiri hak ediyor. Onların özgürce yazabildiği bir ortam, aslında o toplumun ne kadar özgür olduğunun da en net göstergesidir.

Bugün 10 Ocak. Eğer bugün dünyadan, memleketten ya da mahallenizden bir haber alabildiyseniz, bunda bir gazetecinin alın teri vardır. Tüm zorluklara rağmen "yine de yazacağım" diyen, gerçeği her şeyin üstünde tutan tüm basın emekçilerinin gününü kutluyorum.