Havaların aşırı soğumasıyla birlikte çoğumuz evlerimize kapandık, sosyal hayatımızı kısıtladık ve hareket alanımızı daralttık. Fakat bu dışsal kapanma, aslında içsel bir açılma için harika bir fırsat sunuyor. Dışarıdaki fırtınanın sesine kulak verirken, kendi iç sesimizi duymak için belki de yılın en doğru zamanındayız. Kış, aslında doğanın ve insanın kendi köklerine dönme vaktidir.
Yeni yılın ilk ayını geride bırakmaya hazırlanırken, heyecanla başladığımız o büyük kararların, planların neresinde olduğumuzu düşünme zamanı geldi. Bazen hayat bizi soğukla ve engellerle yavaşlatır; bu bir başarısızlık değil, doğru yöne gidip gitmediğimizi kontrol etmemiz için verilmiş bir moladır. Baharda çiçek açacak tohumlar, şu an yerin altında, o soğuk karanlıkta güç topluyor.
Evlerimizde geçirdiğimiz bu uzun akşamları sadece ekranlara bakarak değil, kendimize yatırım yaparak değerlendirebiliriz. Yarım kalmış bir kitap, uzun zamandır dinlenmeyi bekleyen bir müzik listesi veya sadece kendimizle baş başa kalıp kurduğumuz bir hayal... Ruhun gıdası bazen sessizlikte ve sakinlikte saklıdır. Kışın sükuneti, zihnimizdeki gereksiz gürültüleri temizlemek için biçilmiş kaftandır.
Unutmayalım ki, en güzel baharlar en çetin kışlardan sonra gelir. Eğer hayatımızda bir değişim istiyorsak, bu değişimin gücünü kışın o dayanıklı ve sabırlı yapısından almalıyız. Soğuktan şikayet etmek yerine, o soğuğun bizi birbirimize ne kadar yaklaştırdığını, bir fincan sıcak kahvenin değerini nasıl hatırlattığını fark etmeliyiz. Zorluklar, elimizdekilerin kıymetini bize öğreten en sert ama en etkili öğretmenlerdir.
Bu dönemde en büyük ihtiyacımız "umudu" sıcak tutmaktır. Umut, kışın ortasında açan bir kardelen gibidir; narin görünür ama koca bir kar kütlesini delecek kadar güçlüdür. Kendi iç dünyamızda bu kardelenleri büyütmeliyiz. Gelecek güzel günlerin planlarını yaparken, bugünün dinginliğini de bir ödül olarak kabul etmeli, her günün bize sunduğu küçük mutlulukları keşfetmeliyiz.
Son söz olarak; dışarıda hava ne kadar dondurucu olursa olsun, kalbimizde taşıdığımız o bahar neşesini kaybetmeyelim. Ocak ayının bu son günleri, bizi bahara hazırlayan bir köprüdür. Bu köprüden geçerken heybemizi sabırla, umutla ve güzel hayallerle dolduralım. Güneşin yeniden içimizi ısıtacağı günler çok yakın; yeter ki biz içimizdeki ışığı sönük bırakmayalım.