ASAYİŞ

Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Hakaret ya da aşağılama kastım yok"

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade veren komedyen Deniz Göktaş, gösterisindeki ifadelerin mizah amacı taşıdığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti. Göktaş, Cumhurbaşkanı’na ya da dini değerlere yönelik hakaret kastı bulunmadığını savundu.

Loading...

Abone Ol

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade veren komedyen Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.

"Toplumsal korkuları mizahla anlatmaya çalıştım"
Savcılıkta, gösterisinde kullandığı "Hala korkuyorum, canlı bombalar ama en çok tutan canlı bomba olmalı. Normal bombalardan Taksim’e, meydanlara, kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin. Ancak oruç tutan bombaların nerede patlayacağı belli olmaz" sözleri sorulan Göktaş, bu ifadelerin terör saldırıları nedeniyle toplumda oluşan korkuya ilişkin mizahi bir yaklaşım olduğunu savundu.
Göktaş, "Ben burada sokağa çıkarken duyduğum korkudan bahsediyorum. Psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalışıyorum. Toplumda canlı bomba olabilecek kişilerden korkulduğunu düşündüğüm için kelime oyunu yaparak bu ifadeleri kullandım. Amacım mizah üretmekti" dedi.

Cumhurbaşkanı’na yönelik sözleri soruldu
Savcılık, gösteride yer alan "Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmedim ama karizmatik bir lider. Bir gün çok iyi bir video denk geldi, dedi ki ‘30 yıldır niye kendini kısıtlıyorsun, kendin ol Tayyip’" şeklindeki ifadeleri de Göktaş’a sordu.
Göktaş, bu bölümün kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu belirterek, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur" ifadelerini kullandı.
Gösteride geçen "Siz diktatör müsünüz?" ve "Ben diktatör olsaydım" ifadeleri de savcılık sorgusunda gündeme geldi.
Göktaş’ın avukatları, bu ifadelerin hakaret niteliğinde olmadığını savunarak, "Diktatör ifadesi siyasal literatürde kullanılan bir kavramdır, bu nedenle suç unsuru oluşturmaz" ifadelerini kullandı.

Kitaplar ve "FETÖ projesi" ifadesi
Gösteride kitaplarla ilgili kullandığı ifadeler de sorulan Göktaş, konuşmasının kutsal kitaplara yönelik olmadığını savundu.
Göktaş, "Kastettiğim Kur’an-ı Kerim’in çevirisi değildi. Kutsal kitapları hedef alan bir söylemim olmadı" dedi.
Gösteride kullandığı "FETÖ projesi" ifadesine ilişkin ise Göktaş, bunun bir izleyicinin gösterisi hakkında yaptığı yoruma gönderme olduğunu belirterek, "Bir izleyici gösterimi ‘FETÖ projesi’ olarak nitelendirmişti. Ben de bunu mizahi şekilde kullandım" savunmasını yaptı.

Çocukluk anısını anlattığını söyledi
Kurban Bayramı’na ilişkin anlattığı çocukluk anısının da suçlama konusu yapılmasına ilişkin Göktaş, dini değerleri hedef alma amacı taşımadığını belirtti.
Göktaş, "Yaklaşık 7 yaşımdayken dedem kurban keserken elindeki bıçaktan korkuyordum o ana ilişkin yaşadığım olayı anlattım, bu yalnızca çocukluk anısından ibarettir" dedi

Avukatlarından tutuklama talebine itiraz
Göktaş’ın avukatları ise savcılık ifadesinde, söz konusu stand-up gösterisinin 2023 yılının ekim ayından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, Mersin, Adana, Artvin ve Trabzon başta olmak üzere birçok ilde binlerce kişi tarafından izlendiğini, bugüne kadar gösteriye ilişkin herhangi bir suç duyurusu ya da adli işlem yapılmadığını belirtti.
Müdafiler ayrıca, Göktaş’ın hakkında soruşturma yürütüldüğünü öğrenmesine rağmen yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü hatırlatarak kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu.
Dosyadaki tek delilin kamuoyuna açık video kaydı olduğunu, bu nedenle delil karartma ihtimalinin de söz konusu olmadığını ifade eden avukatlar, "Bu durumda müvekkilimizin tutuklanmasının hiçbir hukuki temeli bulunmamaktadır" diyerek Göktaş’ın serbest bırakılmasını talep etti.
Savcılık ifadesinin tamamlanmasının ardından Göktaş, " dini değerleri alenen aşağılama" ile "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Göktaş'ın iki suçtan tutuklanmasına karar verildi.