Dağların Bize Anlatacakları Var – III

Abone Ol

Çıkılan bazı yollar insanın kendine ulaşmasıdır. Bazı dağlar da öyle, zirveye çıktığını zannedersin ama aslında içine inersin.

Yıllarca farklı dağlara çıktım kimi zaman yüksekliğini önemsedim kimi zaman coğrafyasını…

Dağların acelesi yoktur, sabretmeni ve yola değer vermeni öğretir.

Sadece patika yürünmez; düşünürsün, hatırlarsın, sorgularsın, kritik kararlar alırsın.

Sert rüzgârlarla savaştığım da oldu, karla, sisle, yönsüzlükle sınandığım zamanlar da… Ümidimin tükendiğini zannettiğim anlar da oldu.

Ama her seferinde dağların bana öğrettiklerinden biri şuydu: Derinlik yükseklikten önemlidir.

Dağcı için zirvenin bir rakımı vardır. Yıllar boyunca ben de çıktığım dağları bu ölçüyle tanıdım, hepsinin kendine has bir mücadelesi ve hikâyesi vardı.

Fakat bazı zirveler vardır; yüksekliği yeryüzüne bağlı değil, gönüldeki yere bağlı olan.

Yüksek rakım değil, yüksek anlam taşıyan…

Bazı dağların büyüklüğünü belirleyen metreler değil, yüzyıllardır taşıdığı anlamdır. Yüksekliği milletin hafızasında kayıtlı olan dağlar; inanca, umuda, tarihe ev sahipliği yapan dağlar.

YAĞCI DAĞI: Kurtuluş Savaşı’nın izlerini taşıyan, Kuvâ-yı Milliye ruhunun yeniden kurulduğuna tanıklık eden, kati mücadele kararlarının alındığı bu dağı hangi dilde anlatmaya kalksam eksik kalır.

Zirveden ovaya baktığımda, İbrahim Ethem Akıncı’nın Akıncılara yemin ettirdiği o anı hayal ettim. Gördüğüm sadece bir manzara değildi; tarihin sesi o kadar gürdü ki geçmiş bugünle aynı çerçevede buluştu.

Yağcı Dağı’nda asırlar önce verilmiş bir yeminle aynı rüzgâra yüzümü çevirdim.

Şimdi buna sadece bir faaliyet diyebilir miyim?

Bozdağ Ayrıca Tepesi: Bir dağcı için zirveye ulaşmanın sevincine, o topraklarda yaşanmış olan mücadelenin hatırası eşlik ediyorsa, bu çok farklı bir deneyimdir. İsmini çok fazla bilmediğimiz Poslu Mestan Efe ve kızanlarının sığınağı Bozdağ silsilesinin ikinci yüksek zirvesi…

Burada sadece patika yürünmez; tarihin içinden geçilir.

Bazen adımlarını sadece zirve yapmak için atmazsın. Vefa için, tarihin izini sürmek için, bu toprakların bağımsızlığı uğruna çetin şartlarda mücadele edenleri hatırlamak için atarsın…

Zirveye ulaştığında ise bütün rakamların önemini yitirdiğini anlarsın. Çünkü burası rüzgârın, tarihin ve kahramanlığın sesini haykırarak dolaştığı yerdir.

Batı Anadolu’nun iç kesimlerine geçişin kontrol edildiği stratejik bölgedir. Düşman kuvvetlerinin Ödemiş-Alaşehir yönündeki ilerleyişinin önlenmesinde büyük önem taşıdığı yerdir.

Efeler yolu ve cephe hattıdır.

Şimdi buna sadece zirve faaliyeti diyebilir miyim?

Bulunduğum yer zirvenin ötesindedir. Bir hatıranın nöbet yeridir.

Umurbaba Dağı: Bazı dağlarda zirveye ulaşmak fiziksel bir başarının ötesindedir. Geçmişe duyulan saygıyı doruklara taşımak isteğidir.

Batı Cephesi’nin iç kesim bağlantı hattına yakınlığı nedeniyle düşman kuvvetlerinin ilerlemesine siper görevi kimi zamanda stratejik gözetleme alanı görevi görmüştür.

Düşmana ait mühimmat sevkiyatının hedef alan sabotajın ardından, ikmalin ilerleyişin engellendiği dağdır…

Direniş coğrafyasının önemli bir parçadır.

Zirvesine sizi zorlamaz ama kabul ederken şunu söyler: yukarıya gelirken düşün; geçmişi, ödenen bedelleri, çekilen cefayı anla…

Hafızası coğrafyanın sessiz zirvelerindir.

Şimdi buna sadece bir faaliyet diyebilir miyim?

Bazı dağların zirvesini ölçmeye rakamlar yetmez…