Uzun yollar, uzun yıllar, uzun yaşamlar hepsi içerisinde birer çöplük barındırırlar. Bedeni yoran ruhu çökerten , insanı karanlığa çeken bir çöplük…
Bedeninin ve ruhunun detoksunu yapmalı insanoğlu.
Her duyduğun kötü sözden tut her yediğin bozulmuş, küflenmiş yemeklerden biriken zehirli artıklar vücudunu yoran birikintiler…
Yanında mecburen zaman geçirdiğin arkadaşlarından, seni yoran çocuklarından, başına gelen her kötü olaydan biriken kötü hislerin verdiği yorgunluklar.
Bunları atmazsan rahatlayamazsın. Detoks yapmalısın bedenine ve ruhuna.
Çıkarıp attım benliğimin zincirlerini
Yüreğimi vuran tüm kederlerimi
Sildim attım en derinden
Ruhumun acı izlerini.
Günahkar hikayelerine beni de yazanları
Sildim attım bedenimden.
Güzeldir bitişler, gidişler, ağlamalar, yalvarmalar. Hayat böyle var. Her zor günün ardından gelir en güzel baharlar. Önemli olan sen hangi baharın çiçeğisin önce onu bileceksin. En güzel dallar uzanır önüne de mutluluktan gülemezsin. Sarıldığın kollar sahte değildir onlar artık sana huzur verir. Sen en güzelini bulursun da havalara uçarsın. Önünü açana teşekkür ederken hayatına yeniden başlarsın. O sensin. Mükemmelsin. Ayağına taş değmesin dediğin o en nadide çiçek sensin.
Söyler misin en güzel huzurun nedir?
Sarhoş gibiyim bugün
Ellemeyin düşeyim.
Sevdiklerimi sayarken
Küfürler edeyim.
Öyle güzel ki kafam Kimse umrumda değil……
Saydın mı kendi kendine sana huzur verenlerin isimlerini. Kendine bunları söylerken ne düşündün. Kimdi bunlar? Sen mi iyisin acaba onlar mı gerçekten senin yaşama sevincin? Hiç hayır dedin mi? Tepkilerine baktın mı? Neydi herkesin derdi, hiç düşündün mü? Düşünmene gerek yok bunun adı yaşam. Her anında hep yanında mutlaka birileri olacak. Sen şanslı değilsin olması gerekeni yaşıyorsun. Merak etme bir nefeslik hayat . Bir kalp krizi ve kocaman bir boşluk o kadar. Sonra mezar ziyaretleri sonra tekrardan başlayan yeni hayatlar. Unutma! kimse ölümsüz değil.