EĞİTİM

Bahçeşehir Koleji’nden YKS adaylarına altın değerinde tavsiyeler

Bahçeşehir Koleji Salihli Kampüsü Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmeni Cansu İlkılınç, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına(YKS) girecek öğrencilere ebeveynlerine sınav heyecanını ve kaygısını azaltmak, başarıyı artırmak için önemli ipuçları verdi.

Abone Ol

GERİ SAYIM BAŞLADI

20 Haziran Cumartesi günü yapılacak olan YKS’nin ilk basamağı Temel Yeterlilik Testi(TYT) ve 21 Haziran Pazar günü yapılacak olan Alan Yeterlilik Testi(AYT) ,Yabancı Dil(YDT) Testi için hem öğrenciler hem de veliler büyük heyecan yaşıyor.

Bahçeşehir Koleji Salihli Kampüsü Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmeni Cansu İlkılınç, sınava sayılı gün kaldığında öğrencinin kendini zihinsel olarak hazırlamasının önemli olduğuna değindi. Öğrencinin bu zamana kadar başardıklarına odaklanması gerektiğine ve bunu fark edip kendilerine güvenmesi gerektiğini belirtti.

SINAV ÖNCESİ

İlkılınç, sınavdan önceki geceyi mümkün olduğunca sıradan geçirmeye çalışmaları gerektiğini, normalde yaptığı faaliyetlerin dışında etkinlikler planlamamasını ,fiziksel olarak aşırı yorucu aktiviteler ya da mideyi rahatsız edecek farklı yemekler yemenin ertesi günü olumsuz etkileyebileceğinden söz etti.

Sınava şartlı girmek düşüncelerin kilitlenmesine neden olabilir. Örneğin sınava girerken ‘’sayısal bölümden şu kadar net yapmalıyım’’ gibi şartlar oluşturulmamalıdır. Şartlı yaklaşım yerine doğru sınav stratejisi oluşturmak daha mantıklı bir davranıştır. Zamanı verimli kullanma stratijisi, dikkati toplama stratijisi gibi. Sınava nereden ve nasıl başlayacaksın? Çözemediğin bir soruyla karşılaştığında ne yapacaksın? Bunlar gibi pek çok durum ve soru karşısındaki stratejisini öğrencinin sınavdan önce belirlemiş olması gerekir.

Öğrencinin her zaman sınavı neden başarmak istediğini bilmesi ve başarabileceğine inanması gerektiğine değindi. Hatta sınavı başarı ile tamamladığı anı zihininde canlandırabilir. O anda nasıl hissedeceğini düşünebilir.

İlkılınç, bir miktar kaygının kişiye hedefi doğrultusunda harekete geçmesi için güç verdiğini söyledi. Bu nedenle de bir miktar endişelenmesi ya da kaygı duyması normaldir. Endişe duymanın en büyük sebebi ise sürece değil sonuca odaklanmasıdır.’’ Bu sınavda başarılı olabilecek miyim? Ya başaramazsam? Annemin babamın yüzüne nasıl bakacağım? ‘’ , ‘’Arkadaşlarım benden çok çalıştı, ben tam hazırlanamadım.’’ gibi düşünceler bir sınava hazırlanan pek çok öğrencinin zihnini meşgul eder ancak öğrencinin işine yaramayacak bu düşünceleri sınav salonunun dışında bırakması gerektiğini söyledi. En büyük endişelerine yönelik öğrencileri rahatlatacak cümleleri sınavdan önce bulmaları ve gereken durumlarda bu cümleleri içinden tekrarlamaları gerektiğini belirtti.

Sınava hazırlanan çoğu adayın yaptığı hata sınav yaklaştıkça çalışma tempolarını düşürmeleri ya da çalışmayı bırakmalarıdır. Öğrenci sınavdan birkaç gün önce öğrenmeyle ilgili hazırlıklarını bitirmeye çalışmalı. Ancak önemli olan öğrencinin,“ne yaparsam kendimi daha güvende ve rahat hissedeceğim?” sorusuna vereceği cevaptır. Eğer ders çalışarak daha iyi hissedecekse, ders çalışabilir. Tabi yeni bir şeyler öğrenmeye çalışmak yerine öğrendiği konularla ilgili tekrar testleri ya da deneme sınavları çözmeleri daha uygun olacaktır.

İlkılınç, sınav öncesi aşırıcı derece çay, kahve gibi uyarıcı maddelerden ve sakinleştirici ya da uyarıcı niteliği taşıyan ilaçlar kullanmaktan kaçınılması gerektiğini, konuşma ve davranışları ile sınava yönelik kaygılanmalarına neden olan insanlarla mümkünse görüşmemelerini; görüşmek zorundaysa da onlarla sınavla ilgili konuşmamayı tercih etmeleri gerektiğini belirtti.

SINAV ANINDA

İlkılınç, öğrencinin sadece kendi kitapçığına odaklanmasını, başkalarını gözlemlemekten uzak durmasını dile getirdi. Sınav esnasındaki düşüncelerin başarıyı etkileyebileceğine ve bunun sınav anında olumlama yapıp dikkatini toplamaya çalışılmasını önerdi. Örneğin; ‘’Çalışmalarım doğrultusunda elimden geleni yapacağım, zorlandığım soruyu vaktim kalırsa dönmek üzere atlayacağım, soruları dikkatli okuyacağım, işlemleri doğru yapmaya çalıcağım…’’

Sınavda son dakikaya kalın demek, soruları tekrar kontrol edin demek değildir. Çünkü çok fazla detaya girmek, başta doğru yaptığının bir soruda yanlışa gitmenize sebep olabilir. İlkılınç, bunu optik form kontrolü yaparak da değerlendirebileceğini söyledi.

İlkılınç, sınavda zihnin yorulduğunu öğrenci hissettiğinde 10-15 saniye gözlerini kapayıp alın bölgesine hafifçe masaj yaparak kendisini toplayabileceğini, derin bir nefes alıp salondaki uzak bir noktaya bakabilmesinin de kendini rahatlatabileceğini dile getirdi.

İlkılınç sözlerini şu şekilde tamamladı:

Ebeveynlerin çocukların geleceği ile ilgili kaygı duymasından ve onun için en iyisini istemesinden daha doğal bir şey yoktur. Sınava yaklaşılan günler çocuğun kaygısının yükseldiğini unutmayarak sınavla ilgili konuşmalardan uzak durmalı ,onların hassasiyetine saygı duymak gereklidir. Çocuğunuza olan sevginizin belli koşullara bağlı olmadığını, her durum ve koşulda sevip destekleyeceğinizi davranışlarınızla ve sözlerinizle belli etmelisiniz.

Çocuğumuzu öncelikle gösterdiği çaba için takdir etmeliyiz çünkü bunu gören çocuğun kendine olan saygısı ve güveni de beraberinde artacaktır.

Atılacak son adım, atılan yüzlerce adımı geride bırakabilir.

Sınava katılacak olan tüm öğrencilerimize başarılar dilerim.

Şansları yanında olsun’