Alacakaranlık

Abone Ol

Dünyamız iki büyük savaş, iki büyük felaket geçirmişti. Birincisinde imparatorluklar yıkılmıştı. Avusturya –Macaristan, Almanya ve Osmanlı tarih olmuştu. Rus çarları yerini yeni bir sisteme bırakmıştı. İki kutuplu dünyanın temelleri atılmıştı. İkinci savaş çok acılı ve vahşi geçmişti. Almanya yeni sistemi yıkmak için Avrupa yı yakıp yıkmıştı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymamıştı. Almanya yenik düştü ve toprak kaybına uğradı. Avrupa nın doğusu yeni sistemin etkisi altına girmişti. Batı ve Doğu olarak bilinen sistemler arasında her alanda rekabet sürüyordu. Her şeye rağmen dünya dengeliydi. Batının bilim ve teknolojik üstünlüğü belirgin olarak görünüyordu. Endüstri alanında zirveye doğru hızla yürüyordu.

Doğu sistemi de eskiye göre değişim gösterse de toplumsal gelişmesini bir türlü zirveye taşıyamıyordu. Sistem baştan eksik doğmuştu. Rusya sistemini değiştirdiği sırada tam bir kapitalizmi yaşamıyordu. Ve üzerine kurduğu sistemin temelleri yoktu. Buna rağmen birazda kapitalizmin adaletsiz , dengesiz ve sömürgeci politikası nedeniyle kendini ayakta tutmayı başarıyordu. Toplum kendi yasalarına göre gelişecekti. Doğu sistemi bir taraftan karşıtının baskısı, bir taraftan da adalet ve özgürlük alanına başarılı değildi. En önemlisi de halkının refah düzeyini geliştiremiyordu. Doksanlı yılların başlarında yıkıldı. Artık dünya yeniden tek kutuplu hale dönmüştü.

İnsanlık bu duruma ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ demişti. Bu sistem gelişmesini hızlandırmıştı. Bilgi ve teknoloji alanında müthiş gelişmişti. Ancak güçlü olanların baskısı da artmaktaydı. Kuralsız bir uluslararası düzen yol almaktaydı. Alışılmış kurallar birer birer terkediliyordu. Hukukun cenaze namazının kılındığı bir hal almıştı. Artık her şey değişivermişti. Yeniden zorbalığın ve işgallerin haberleri gelirken uygulamalarda başlamıştı. Bir gecede küçük ülke teslim alınıyordu. Tiranlar, otokratlar, diktatörler ne dersek diyelim bir basamak daha yükseliyordu. Mermilerin konuştuğu bir dünyaya doğru yelkenler açılmıştı. Bu gelişme sırasında birçok ülkenin sessiz kalması zalimlerin çizmelerinin cilalanması anlamına geliyordu.

Bombalar altında kalan İsrail vatandaşı yalvaran bir ses tonuyla ‘’Lütfen, İran yapma, lütfen, özür dileriz ne olur yapma.’’ Diyordu. İnsanlar ölüyordu. Çocuklar toplu mezarlara gömülüyordu. Roketler, bombalar, binlerce kilometre uzaktan ortalığı yakıyordu. Artık nokta atışlarıyla istediği insanı vuruyordu. Bombalanan ülkeler insanlara evleri mezar oluyordu. Devasa gemiler denizleri esir alıyordu. Komşu ülkemizin tarihi geçmişini anlamayan Kovboy, ülkenin insanlarını da yanına almayı planlıyor. Komşu halk hiç hak etmediği yerde yaşıyor günümüzde. Şah diktatörlüğünden kurtulduklarını sanarak Mollalar diktatörlüğü altında inlemektedirler. Mollalar bölgede ‘’Hizbullah’’ gibi vekalet savaşçılarıyla etkili olmaya çalışıyor. Hiçbir ülkede dışardan etkilerle bir sistem kurulamaz.

Şimdiye kadar görülmeyen bir savaş yaşamaktayız. Naklen yayınlarla bilgileniyoruz. Her şeyin ne kadar değiştiğini anlamaya çalışıyoruz. Artık kara savaşları dönemi kapanıyor sanki. Bilim ve teknolojinin yarattığı araçlar istenilen yere ulaşmaya çalışırken anında haber alınıyor ve hedefe varmadan engelleniyor. Bilgi üstünlüğü en büyük general oldu. Artık dünya bu durumdan başka evreye geçecektir. Her şeye sahip olsa da, bir diktatör beklediği başarıyı elde edemeyecektir. Komşu halka eziyet eden ve asıl hedefi olan en çok petrol alıcısı büyük rakibine de zarar veremeyecektir.

Amerika, Rusya, İran, İsrail, Çin, Macaristan, Kuzey Kore, Belarus, Türkmenistan, Eritre, S.Arabistan, Kırgızistan, Özbekistan,ve bazı ülkeler burada yazıyorum hepsi de yıkılacaklardır. Bu ülkeler şu anda alacakaranlıkta yaşıyorlar bu ülkeler bir gün sabahın alacakaranlığında aydınlığa ulaşacaklardır. Suskun kalan diğer ülkelerde etkileneceklerdir. İspanya başbakanı yiğitlik yaptı. Çünkü o gelecekteki dünyanın insanı. Amerika da halkın büyük tepkisi var. Gösterilerden bile haber veremeyen bir basın yayınımızın olması üzücüdür. Ülkemizden hiç ses yok mu ? var Eskişehirspor taraftarları maçlarında bayraklarının yanında İspanya bayraklarıyla ve bando eşliğinde ‘’Oley’’ ‘’Oley’’ diyerek İspanya başbakanını destekleyen seslerini dünyaya duyurmaya çalışıyorlar.

Karanlıklardan aydınlığa geçilecek dünya olacak mı ? Evet bir küçük ışık haberi Almanya dan geldi Cem Özdemir Almanya da bir eyaletin başbakanı seçildi. Dünya değişecek , barışın, huzurun, adaletin, sevginin, kardeşliğin, demokrasinin egemenliği kurulacak bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.