13 Haziran Eşiği: Bir Sınavdan Çok Daha Fazlası

13 Haziran Cumartesi günü milyonlarca öğrencimiz, hayatlarının ilk büyük dönüm noktası olan LGS için sıralara oturacak. Ancak unutulmamalıdır ki, hiçbir sınav kağıdı bir çocuğun geleceğinden ve ruh sağlığından daha değerli değildir.

Abone Ol

Eğitim sistemimizin en çok tartışılan, üzerinde en çok stres biriktirilen virajlarından birine daha geldik. 13 Haziran Cumartesi günü, milyonlarca ortaokul öğrencimiz Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında düzenlenecek merkezî sınavda ter dökecek. Aylardır süren yoğun temponun, çözülen binlerce sorunun, feda edilen hafta sonlarının ve uykusuz gecelerin neticesi, birkaç saatlik bir zaman dilimine sığdırılmaya çalışılacak. Sokaklarda, evlerde, okullarda tarifi zor bir heyecan dalgası hakim.

Bu sınav, 8. sınıf öğrencileri için sadece bir lise tercihi anlamına gelmiyor; onlar için adeta çocukluktan ilk gençliğe adım atarken karşılaştıkları ilk ciddi hayat mücadelesi. Cumartesi sabahı saat 09.30’da sözel oturumla başlayacak olan maraton, 11.30’daki sayısal oturumla son bulacak. Öğrenciler içerde geleceğe doğru kalem oynatırken, okul bahçelerinde de en az onlar kadar heyecanlı, yüreği ağzında bekleyen anne ve babalar olacak.

Tam da bu noktada, sınavın teknik detaylarından ziyade yarattığı psikolojik iklimi konuşmamız gerekiyor. Aylardır çocuklarını dershanelere taşıyan, evde çıt çıkarmadan ders çalışmalarını bekleyen ebeveynlerin omuzlarındaki yükün farkındayız. Ancak unutmamalıyız ki, çocukların bu süreçte hissettiği kaygının en büyük kaynağı çoğunlukla ailelerin yüksek beklentileridir. LGS, hayatın bir sonu ya da tek başarı kriteri değildir; sadece önümüzdeki yol ayrımlarından biridir.

Sınava sayılı günler kala, artık akademik yüklemeler yapmanın zamanı geçti. Şimdi yapılması gereken tek şey, çocuklara o güvenli limanı sunabilmektir. Onlara, sınavdan alacakları sonuç ne olursa olsun, bizim için ne kadar değerli ve biricik olduklarını hissettirmeliyiz. Bir çocuğun gözündeki ışığı, bir sınav kitapçığındaki yanlış sayısıyla söndürmeye hiçbirimizin hakkı yok. Türkiye’nin geleceğini inşa edecek olan bu nesil, sadece test çözen robotlar değil; üreten, düşünen ve hisseden bireyler olmalıdır.

Sınav günü yaklaştıkça toplumsal bir duyarlılığa da ihtiyacımız var. 13 Haziran Cumartesi günü özellikle sınav saatlerinde okul çevrelerinde gürültü yapmamak, korna çalmamak, inşaat çalışmalarına ara vermek gibi temel vatandaşlık görevlerimizi unutmamalıyız. İçeride geleceğini arayan o çocukların dikkatini dağıtacak her türlü dış etkenden kaçınmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Sevgili öğrenciler; aylardır çok çalıştınız, yoruldunuz ve emek verdiniz. Cumartesi günü o kitapçık önünüze geldiğinde, bunun sadece bir bilgi ölçme aracı olduğunu unutmayın. Heyecanınızı kontrol altına aldığınızda, emeğinizin karşılığını zaten alacaksınız. Kendinize güvenin, çünkü sizler bu sınavdan çok daha büyüksünüz.

Geleceğimizin teminatı olan tüm öğrencilerimize 13 Haziran LGS maratonunda başarılar diliyorum. Zihniniz açık, kaleminiz güçlü olsun. Sınavın sonucu ne olursa olsun, hayat yolculuğunuzun başarılarla dolu olmasını temenni ederim.